31 Ekim 2017 Salı

AK Parti Bucak İlçe Başkanı’ndan Büyük İddialar..


Temmuz ortalarında göreve gelen Adem Bey, 14 Ekim 2017 günü yapılan 6. Olağan Kongre’yle kendi yönetim listesini sundu, oylandı ve ipler tamamen AK Parti Bucak İlçe Başkanı Adem Beyin, eline geçti..

Yaklaşık 3 aydır görevde olan İlçe Başkanı Adem Beye, gazeteci refleksiyle aşağıda notlarıma aldığım büyük ve iddialı laflarını hem hatırlatmak hem takipçisi olduğumu bildirmek istedim..

VARAN-1: AK Parti kuruluşundan bu yana Bucak İlçe teşkilatında üye sayısı 6 bin civarında olup Adem Bey, 15 bine çıkaracağını söyledi..

Ne zamana kadar?

2019 seçimlerine kadar..

Ne kadar süresi var?

Yerel seçimlere takriben 18 ay var işte..

6 binden 15 bine varıncaya kadar 9 bin üye gerekiyor.. Bu da her ay 500 üye kayıt edilmesi anlamına geliyor..

Mümkün mü?

Bilemem, takip edeceğiz hep beraber..

VARAN-2: Bucak ilçesinde (köylerle beraber) şimdiye kadar yapılan seçimlerde AK Parti 20-25 bin civarında oy almışken Adem Bey, 35 bine çıkaracağını cümle aleme ilan etti..

En son yapılan ‘1 Kasım’ seçim sonuçlarına baktım:
AK PARTİ 61,16 % 25.328 oy,
MHP 22,74 % 9.418 oy,
CHP 12,01 % 4.975 oy,
SAADET 1,12 % 463 oy almış..

Toplam 46 bin seçmen var Bucak ilçesinde, bunun yüzde 10’nu sandığa gelmiyor, kabaca 42 bin seçmen oy kullanıyor..

Bu durumda 35 AK Parti alırsa; geriye 7 bin oy kalıyor, işte bu kalan 7 bin oyu da diğer partiler paylaşıyor..

Olabilir mi?

Valla Adem Bey, iddia ediyor hatta vaat ediyor..

Peki, sen diyorsun? Ya da ne tahmin ediyorsun?

Şimdi değil, zamanı gelince elbette ben de tahminimi yazarım..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



30 Ekim 2017 Pazartesi

Bir internet sitesi editörüyle yapılan röportaj..




1.  Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?

56 yaşında, emekli, evli, birisi 35 diğeri 30 yaşında 2 çocuk babası, Burdur ilinin Bucak ilçesinde yaşayan kendi halinde bir yurttaşım..


2. Sizce yazarlık nedir ?

Düşündüklerini yazıyla ifade edebilme becerisine ‘YAZARLIK’ denir kanaatindeyim..

3.  Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir?

Çok zor bir zoru.. Çünkü o kadar olaylar, enstantaneler, kızgınlıklar, sevinçler var ki hangisinin en çok iz bıraktığı sorusu zihnimi karıştırdı..
Tek bir olay-durum sayamam.. Ama aşağıdakiler yaşam sürecimin en önemli eşikleridir:
Tabii ki ilk aşkım ve evlenmem,
Tabii ki ilk çocuk sahibi olmam,
Tabii ki ilk mesleğe başlamam,
Tabii ki ilk kitabımın basılması ve yayınlanması..

4. Kitabınızı nasıl yazmaya karar verdiniz ? Kitabınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ?

İlk kitabım 2008 yılında hazırlandı ve basıldı.. Üzerinden neredeyse 10 yıl geçti, aynı kitabı tekrar yazamam artık.. Çünkü zaman ve mekan ruhunun bana bahşettiği ilham sadece o kitap içindi, sadece o zaman içindi.. ‘Normal Ötesi Aşk’ adıyla çıkan kitabımın içeriği hayal-gerçek çatışmasından doğan kurgulamadır.. Gerçek aşkın arayışı ve gönlün oradan oraya savrulmasıdır..  

5. Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Yazarlığın bir diğer tarifi hayal etmedir.. Hayallerim olmadan asla yaşayamam diyen üstadın kulakları çınlasın.. Hayal kuramıyorsan asla yazamazsın..

6. Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? ( örn. çay-kahve içmek gibi )

Özel bir takıntım yoktur.. Bitirmem gereken makale ya da yazı uğraşısından sonra maalesef bir sigara yakarım.. Maalesef diyorum çünkü bu kötü alışkanlığımı hala bırakamadım..

7. Bir yazar için zaman ne demektir?

Bir yazar için ZAMAN: Başlangıcı ve bitişi olamayan hayal alemidir..

8. Günlük hayat kaleminizi nasıl etkiliyor ?

Gündelik yaşam elbette kalemi etkiler.. Çünkü gören, duyan, arayan zihin yeni ufuklara, yeni düşüncelere kapı açar..

9. Ufukta yeni bir kitap var mı ?

2008 yılı Normal Ötesi Aşk (Roman),
2009 yılı Normal Ötesi Aşk 2 (Roman),
2014 yılı DÜŞ’e Yazdım (Deneme),
2016 yılı Plüton Bize Neden Küstü? (Deneme) kitaplarımı basıldı.. Bir süre sonra anladım ki okuyucu-kitap ilişkisini ancak yerelde kurabilirim.. Son 3 yıldır büyük çaba ve özveriyle 200’e yakın okuyucuya ulaştım. Kitaplarımı imzaladım, fotoğraf çektim ve sosyal medya üzerinden paylaştım.. Böylece hem kitap çıkarma masrafının önemli bir yükünü azalttım, hem de yeni kitap arkadaşı-okuyucusu yarattım.. Küçük il ya da ilçelerde oturan benim gibi yazarlara tavsiyem böyle yapmalarıdır.. Gelecekte 5.kitap var mı? Esin ya da ilham perim ne derse o olur..

10. Bir yazar olarak okuyucularınıza mesajlarınız nelerdir?

Yeni yazarları okumalarını öneririm.. Çünkü bildik, aşina kurguların dışına taşmış, farklı dünyaları keşfetmek yeni yazarlardan beklenir..
Son sözüm ise bana bu röportaj fırsatını verdiğiniz için teşekkür ederim..


Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



28 Ekim 2017 Cumartesi

KÖLE Mezarlığı adını değiştirelim mi?


Malumunuz Bucak ilçemizde mevcut mezarlıklar:
Köle mezarlığı,
Hacısarılar mezarlığı,
Çavuşlar mezarlığı,
Onaç mezarlığı olup cenaze defini buralara yapılmaktadır..
Geçen hafta babam Hacısarılar mezarlığında, bugün de hala oğlum Köle mezarlığında toprağa verildi..

Eski Köle mezarlığı zaten dolmuş olup üst tarafa yeni mezarlık alanı açılmıştır.

Önerim ise şudur:
Yeni açılan mezarlık adı KÖLE mezarlığı adı yerine
‘Alaaddin mezarlığı’
ya da
‘Şirlek mezarlığı’ şeklinde adlandırsak nasıl olur diye tartışmaya açıyorum..

Yazıyı okuyan herkesin ‘neden’ sözcüğü ağzından dökülüyordur..

Valla baştan söylediğim gibi hala oğlum için bugün mezarlığa gittim ve zihnime bu değişik fikir düştü..

Çünkü bu ismi rahatsız edici buldum, hatta irrite edici olarak hissettim..

Tamam, Köle mezarlığının tarihi geçmişi vardır.  Bu nedenle eski yeri aynı isimle koruyalım fakat yeni açılan mezarlığa KÖLE yerine ya ALADDİN ya da ŞİRLEK adını versek sanki daha şık, daha estetik olacak gibi geldi bana..

Benimkisi bir öneridir..

Sevgili Bucaklılar tartışsın, çoğunluk onay verirse Belediye gerekli isim değişikliğini yapar kanaatindeyim..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




19 Ekim 2017 Perşembe

56 yaşına girdim..


Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu bir ‘DOĞUM GÜNÜ’ yazısıdır..

Bir kere ve her şeyden önce Allah’a şükür ki sağlık sorunum yoktur..

Gerisi benim yaratıcılığıma kalıyor..

Yani akıp giden yaşamın daha hoş, daha mutlu, daha kaliteli ‘nasıl olabilir?’ sorusuna hep yanıt bulmaya çabalıyorum, araştırıyorum..

Kafamda oluşan sorular ise:

‘’Zihnimde geçen yıldan, bu yıla neyi aktardım?

Zihnimden geçen yıldan, bu yıla neyi attım?’’

Şeklinde sıralanıyor..

Yazı yazma en hoşuma giden hobimdir..

Neden?

Çünkü düşündüklerini yazıya dökebilme becerisine sahip olmak; ne büyük ayrıcalık ve ne büyük yaşama sevincidir..

Siyasette fanatizmi zihnimden attım ve kendimde ne büyük rahatlık sağladım, anlatamam..

20 yıldır çok özlediğim, çok görmek istediğim, Yunanistan’ı 5 günlük otobüs turuyla gezdim ve çok mutlu oldum..

Çok merak ettiğim ‘Selanik-Atatürk Evi’ ve ‘Meteora’  yerlerini görmek harikaydı..

10 yıldır yazıyla uğraşırken ilk kez ödül aldım.. En iyi makale dalında 3.lük kazandım..

Yine ilk kez dede olma duygusunu yaşadım..  Allah herkese nasip-kısmet etsin!

En hoşuma giden başka bir uğraşım ise Bucaklı hemşerilerime kitap hediye etmektir..

Nasıl oluyor bu faaliyet derseniz; işte ziyaret ediyorum, sohbet ediyorum, kitaplarımı imzalıyorum, fotoğraf çektiriyorum ve sosyal medya üzerinden paylaşıyorum..

Allah var ya, Bucaklı hemşerilerim, kendi çapında yerel bir yazara maddi-manevi desteği asla esirgemiyorlar..

Böylece Bucaklı hemşerilerim kitap okumaya başlıyorlar, beni de yeni kitaplar yazmaya teşvik ediyorlar..

En önemlisi bir sürü dostluk, arkadaşlık oluşuyor, benim gibi yerel yazara.. Bucaklı hemşerilerime çok teşekkür ediyorum..

Bize armağan edilen bu yaşamda ‘sevenlerimi çoğaltmak, karşıtlarımı azaltmak’ gibi felsefi bir duruşum ve uygulamam vardır..

‘En kötü yazma, hiç yazmamadan daha iyidir’ anlayışıyla; 56.yaşımda yine yazma hobime devam edeceğim..

2018 yılında da, elimden geldiğince insanlara ve sokak hayvanlarına yardımı sürdüreceğim..

Doğum günüm için güzel dileklerini sunan herkese çok teşekkür ediyorum..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR

İnstagram : https://instagram.com/omerozdamar/

15 Ekim 2017 Pazar

Avukat Adem Şengül’ün damgası..


6.AK Parti Bucak İlçe Kongresi yapıldı..

Yönetim listesi değişir mi, değişmez mi, soruları nihayet yanıt buldu..

AK Parti Bucak İlçe Başkanı Avukat Adem Şengül, listeye hiç müdahale ettirmedi ve aynısını kabul ettirdi..

Elbette Avukat Adem Şengül, kongreye damga vurdu..

Adem Bey, konuşmasında özetle:

Üye sayısını 15 bine çıkaracağını ve Bucak’ta sol oyların (CHP’nin) yüzde 10’nu bile bulmadığını, önümüzdeki seçimde AK Parti Bucak oyunun yüzde 85’e dayanacağını iddia etti..

Bana göre de Adem Beyin, bu iddiası ‘Meral Abla’, parti kurmazsa yüzde 90 oranında gerçekleşir..

Kongrenin diğer ilginç enstantanelerine sıra gelince, bakın sosyal medya Facebook üzerinde turlarken arkadaş listemde olan aşağıdaki paylaşımları gördüm:

16 nisanı Bucak halkı unutmadı referandum zaferini hazmedemeyip parti binasında oturanlar bugün ki kongreyi coskuyu da hazmedemedi


Kadir Yaman keyifli hissediyor.
Adama çok dokunmuş çokkkk
Ama yapacak bir şey yok
Beyefendi

Koyan iyi koymuş ki,
Koyulan daha unutamamış..!!
Teşekkürler..!!


Sonra üşenmedim, AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik’in kongre konuşmasını izledim..

Konuşmasının sonlarına doğru ‘16 Nisan’ referandumuna vurgu yaparak; yüzde 62 ile başarılı gördüğü ve o dönemin ilçe yönetimini kongreye katılanlarca alkışlanmasını istedi ve de alkışlattı..

Malumunuz ‘16 Nisan’ akşamı AK Parti Burdur Milletvekii Reşat Petek’in Bucak’ta kutlama yapma isteğini bir önceki yönetim reddetmişti.. Büyük kriz doğdu ve yönetim görevden alındı..

Kim ne derse desin Bayramcılar ile Reşatçılar arasındaki gerilim hala sürüyor..

Galiba bu hengame 2019 yılına kadar devam edecek fakat ‘’AK Parti siyasetine yansıması ne olur?’’ sorusuna cevabını kimse tahmin edemez..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



12 Ekim 2017 Perşembe

AK Parti Bucak İlçe Kongresi öncesi liste savaşı..


Malumunuz 14 Ekim 2017 günü, seçimli AK Parti Bucak İlçe Kongresi yapılacaktır.

Kongre arifesinde Ankara’ya çağrılan AK Parti Bucak İlçe Başkanı Adem Şengül, AK Parti Genel Merkez’inde istişarelerde bulundu..

Kongrede muhtemelen divan başkanı olacak AK Parti Kırıkkale Milletvekili Mehmet Demir istişare toplantısına başkanlık ediyor..

Toplantıya katılan isimler:

AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek,
AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik,
AK Parti Burdur İl Başkanı Süleyman Faki,
AK Parti Bucak İlçe Başkanı ve yönetim kurulundan bazı üyeler..

İşin aslı ise 10 yedek, 20 asil ilçe yönetim kurulu listesi yeniden şekilleniyor..

Tahminim odur ki hem Bayram Bey, hem de Reşat Bey bazı isimleri listeye sokmak için uğraşıyor..

İlçe Başkanı Adem Beyin, geçen hafta basına demeci vardır.



Ne demişti?

‘’İlçe yönetimi yüzde 90 nispetinde korunacak yani değişmeyecektir’’

Valla ben de şimdi merak ediyorum.

Neyi mi?

Adem Beyin dediği mi olacak yoksa listenin yarısı değişecek mi?

Bekleyip göreceğiz..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



11 Ekim 2017 Çarşamba

ABD-Türkiye krizinin perde arkası..


ABD gibi süper güçlü devletlerde, başkan kim olursa olsun izlenen dış politika çizgisinden sapılmaz kuralı gereği ABD Başkanı Trump, bu krizi kucağında buldu..

Ta Obama zamanında Türkiye-ABD ilişkileri çatırdamaya başladı..

İlk güven kaybı Suriye savaşında yaşandı..

2011 yılında, o zamanın dışişleri bakanı Hillary Clinton ile Davutoğlu anlaşma yaptılar ve ellerini şaklatarak poz verdiler..
Sonra ABD anlaşmayı bozdu ve Suriye politikasında Türkiye’yi yapayalnız bıraktı..

2009 yılında İsrail ile yaşanan meşhur ‘’Van minıt’’ krizi, ABD derin devletinin hafızasına kayıt oldu..

2013 yılında, ‘17-25 Aralık’ FETÖ operasyonunun arkasında ABD olduğundan şüphelenildi ama inanılmadı..

İşte kopma noktası, 2016 yılı ‘15 Temmuz darbe girişimi’..

‘15 Temmuz’ sonrası ABD ile Türkiye ilişkilerinin dikiş tutmayacağı besbelliydi ama her 2 tarafta zamana oynadı..

ABD’yi ikna etmek için Türkiye, 1.5 yıl uğraştı, özellikle Trump’ı..

Obama döneminden kalma ABD’nin Türkiye politikasını değiştirmek için çok uğraşıldı..

Ama olmadı, olmadı..

Türkiye’nin ya da Erdoğan’ın talihsizliği; Trump’ın da topal ördek misali başkan seçilmesidir..

ABD-FETÖ işbirliğiyle ‘’15 Temmuz darbe girişiminin’’ yapıldığı artık savcılık iddianamelerine girmiştir..

New York’ta Rıza Zarrab’ın tutuklanması ve mahkemeye çıkarılması, Cumhurbaşkanlığı korumalarına gözaltı kararı,
Eski bakanın davaya müdahil edilmesi ve ABD’ye ayak basarsa tutuklanması kararı,
Putin yakınlaşması ve S-400 hava savunma sistemi alımı kararı,
Suriye’nin Kuzeyinde YPG’ye silah desteği sağlaması,
Barzani’nin bağımsızlık referandumu,
Hepsi işin garnitürüdür..

ABD’nin İstanbul Konsolosluğu’nda görevli çifte vatandaş (hem ABD, hem Türk) bir memurun, FETÖ’den tutuklanmasıyla o ana kadar yürütülen bilek güreşi neredeyse ölüm-kalım mücadelesine döndü..

Konsolosluk görevlisinin FETÖ’den tutuklanmasının mesajı şudur:

‘’Ey ABD, bu işin arkasında sen varsın ve bunu ben biliyorum, bildiğimi sana ve dünyaya ilan ediyorum.’’

Tabii kıyamet koptu..

‘’Libya, Suriye, Yemen vatandaşları gibi Türkiye vatandaşlarına da vize için ABD’ye gelme’’ kararı verildi..

Anlamı ise ABD-Türkiye ilişkilerinde köprüler atıldı..

Vize kriziyle artık zurnanın zırt dediği yere geldik..

Ne olur?

İşte büyük soru budur!

ABD-Türkiye ilişkilerinin geçmiş tarihini ve gelinen zamanı okursam çıkan düşüncem şöyledir:

 ‘’Ya Trump ya Erdoğan PES diyecek..’’  Yani birisi kaybedecek..

Erdoğan için kaybedecek bir şeyi kalamamış pozisyonda diyebiliriz..
Çünkü 15 Temmuz’da kendisini hedef alan FETÖ darbesi olmuş ve arkasında ABD durmuş..

Hala ABD, FETÖ liderini misafir ediyorsa; Erdoğan için ‘ya hep ya hiç’ hamlesi dışında opsiyon kalmamıştır..

Bundan sonra ABD neler yapabilir, Türkiye neler yapabilir?

Valla hayal bile edemiyorum..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




6 Ekim 2017 Cuma

Bu Sandık KO-NA-CAK, Kaldı 9 Gün..


Ey Burdur CHP İl Başkanı, mahalle delege seçimi için sandık koymayan Bucak ilçesine ve diğer ilçelere neden müdahale etmiyorsunuz?

Siz Burdur ilinde, CHP Genel Başkanını temsil ediyor musunuz?

Evetse, CHP Genel Başkanı’nın talimatını neden yerine getirmiyorsunuz?

Daha dün, ne diyor CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu?

‘’Mahalle delegesi seçimlerinde bazı yerlerde sandık konulmadığını, eğer Türkiye’de ‘adalet’ talebinde bulunuyorsak, o zaman önce kendi içimizde adaleti sağlayacağız. Her yerde sandık konulacak. Sandıktan kim çıkarsa saygı duyacağız. Buna uymayan varsa gereğini yapacağız

Ey Burdur CHP İl Başkanı arkadaş!

Siz genel başkanın talimatını tanımıyor musunuz?

Parti takvimine göre mahalle delege seçimi için son tarih 15 Ekim olup kaldı 9 gün..

Hayır, anlamadığım şudur:

‘’Neden sandık koymuyor musunuz?’’

İlçelerin masa başında delege yazılmasına neden rıza gösteriyorsunuz?

Parti talimatını bile hiçe sayarak;
Ağlasun,
Altınyayla,
Bucak,
Çavdır,
Çeltikçi,
Gölhisar,
Karamanlı,
Kemer,
Tefenni,
Yeşilova ilçelerinde mahalli delege için sandık koymayan üst akıl kimdir, nedir?

Daha absürt düşünürsem; siz il başkana arkadaş, parti içinde başka bir parti var ve talimatı oradan mı alıyorsunuz?

CHP için paralel CHP mi var arkadaş?

Genel Başkan Kemal Beyin, açık talimatını başka türlü nasıl çiğnersiniz?

Bugün birçok CHP’li üye aradı ve ‘sandık konacak mı?’ diye sordu:

Ben bekliyorum ve konacağına hala inanıyorum..

15 Ekim 2017 gününe kadar mahalli delege seçimi için sandık tüm ilçelerde konacaktır, konması gerekir..

Peki, konmazsa ne olur?

Valla, hayal bile edemiyorum..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




4 Ekim 2017 Çarşamba

Bucak ilçemize bu devlet binası yakışmıyor..


Yeni mahalle, Süleyman Demirel Caddesi’nin bir arka sokağında, eski ofislerin bulunduğu alanda, 4 katlı bir bina vardır..

Tüm camları kırılmış, çirkin, metruk ve mekruh hale gelmiş binayı; bugün yerinde gördüm ve fotoğrafladım..

Mahalle sakinlerinin şikayeti dopdoludur..

Neler anlatmıyorlar neler..

Madde bağımlılarının, alkoliklerin uğrak yeri olmuş..


Sonra Yeni Mahalle muhtarımızla temas ettim, binayla ilgili verdiği bilgi aynen şöyledir:

‘’Sayın yazarım, yerelde hem kaymakamlığa hem de belediyeye sözlü birçok kez söyledim, hatta Burdur AK Parti Milletvekillerimizin de bilgisi vardır..’’

Şimdi gelelim benim söyleyeceklerime:

-Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, vatandaşımıza KENTSEL DÖNÜŞÜM  için her türlü desteği verirken galiba kendi binasını unutmuş..

Anladığım kadarıyla bürokrasi çarkları içinde eski ofise ait bu 4 katlı bina kaybolmuş, gitmiş..


Bucak ilçemizin estetiğini ve güzelliğini bozan bu bina en kısa zamanda ya yıkılmalı, ya restore edilmeli, ya özelleştirme kanalıyla satılmalı ama bu şekilde asla bırakılmamalı..


Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



2 Ekim 2017 Pazartesi

Bucak Sağlık Meslek Yüksek Okulu inşaatı neden durdu?


Takvim yaprağı 19 Şubat 2016’dadır..

Bucak Sağlık Meslek Yüksek Okulu inşaatı için protokol imzalanır..

Kimler imza atmış?

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bucak Sağlık Yüksekokulu yapımını üstelenecek olan Sınırlı Sorumlu Bucak Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi adına imzayı Ali Civan ile MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz ve Bucak Belediye Başkanı Süleyman Mutlu..

İmza protokol törenine kimler iştirak ve tanıklık ediyor?

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz,
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Durmuş Acar,
Burdur Ak Parti Milletvekili Bayram Özçelik,
Burdur Ak Parti Milletvekili Reşat Petek,
Bucak Kaymakamı İsmail Bayata,
Bucak Belediye Başkanı Süleyman Mutlu,
Sınırlı Sorumlu Bucak Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatif Başkanı Ali Civan,
Sivil toplum kuruluşu üyeleri ve esnaflar.. 





Aradan geçmiş nerdeyse 20 ay ama inşaat terk edilmiş haliyle bekliyor..

Vatandaş soruyor şimdi:

-Bu inşaat neden durdu?

-Bu inşaat devam edecek mi?

-Devam edecekse ne zaman?

-Devam etmeyecekse neden?

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR