28 Kasım 2019 Perşembe

Yeni AK Parti Bucak İlçe Başkanı Atandı..



Yeni başkan ataması oldu, bugün akşam basınla paylaşıldı ve 1 hafta içinde yeni yönetim kurulu oluşturulacaktır..

Farkındayım ki AK Partili ve diğer siyasi partili dostlarım, arkadaşlarım 4 gözle benim yazımı/yorumumu bekliyorlar..

Yazı konusuna geçmeden bir kez daha vurgulamak isterim ki ben bağımsız gazetecilik/yazarlık yapıyorum. Hiçbir siyasi partiye üye değilim ve ne siyasi partilere ne de kişilere karşı angajmanım yoktur..

Zaten bu yüzden Facebook’ta AK Partili, CHP’li, MHP’li, Saadet Partili, İYİ Partili arkadaşlarım vardır. Objektifliğimin kaynağını bağımsız ve özgür olmaktan alıyorum..

Gelelim AK Parti Bucak’ta yeni atama ve yeni siyasi dengelere..

Basitçe soralım:

‘’Kim kazandı, kim kaybetti?’’

Kazananların en başına AK Parti Burdur Milletvekili Sayın Bayram Özçelik’i yerleştiririm..

İlaveten bence nasıl Türkiye’de nam-ı diğer REİS’in haberi olmadan kuş uçmazsa; Burdur ilinde de nam-ı diğer BAYRAM REİS’in oluru olmadan taş oy-na-maz..

Kazananlar piramidinin üst tarafında elbette yeni atanan AK Parti Bucak İlçe Başkanı Sayın Mustafa Oğuz da vardır..

Bakalım genç başkanın, yeni yönetim kurulunu milletvekillerinin empozesiyle mi oluşturacak yoksa kendi inisiyatifiyle mi oluşturacak?..

Başkan Mustafa Beyin, 23 Ekim 2019 günü Facebook üzerinden yaptığı paylaşımlar aşağıdadır:



Malumunuz bu tarih yönetim kurulu istifasıyla eski başkanın düştüğü gündür..

Anladığım kadarıyla geçmişten ders çıkarıp aynı hataları tekrar etmeyeceğine dair emareler gözükmektedir..

Sosyal medyada gördüğüm, 2 haftadır AK Parti grup toplantısından çekilen bu fotoyu paylaşıyorum:


Bayram Bey ile Yasin Bey yan yana gelmiyor, neden? Diğer başka yorumları sizlere bırakıyorum..

Bu 1 aylık çalkantılı süreçte; AK Parti Burdur Milletvekili Sayın Yasin Uğur’u kaybedenlerin en başına yazarım..

Tabiri caizse ‘’Dimyada pirince giderken evdeki bulgurdan olduğunu’’ rahatlıkla ifade edebilirim.

Neden?

İstediği başkan adayı olmadı ya da bulamadı bu bir..

İstediği kişileri tekrar yeni yönetim kuruluna muhtemelen yerleştiremeyecek bu da iki..

Belki bugün sorsalar:

‘’Eski başkan ve yönetim devam etsin mi?’’

Tahminim odur ki DEVAM derdi..

2. (ikinci) kez başkan adayı olan Sayın Ahmet Altundaş’ı kaybedenlerin içinde muhtemelen yüksek mertebeye koyarım..

Bana hep sorulan soru şudur:

‘’Yeni başkanın süresi ne kadar olur?’’

Galiba uzun sürecek, çünkü durması için parametreler kuvvetli yanıyor..

Nedir bu parametreler?

Neredeyse her yönetimde yer aldı..

Direk karşısında muhalif olacak grup yok gibi bir şey..

İlla tarih isterseniz 2023 yılını görür kanaatindeyim..

Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur


20 Kasım 2019 Çarşamba

Düzen Kavramının Röntgenini Çekme..



‘’Düzen nedir?’’ sorusuna  TDK (Türk Dil Kurumu) bakın ne yazıyor?

DÜZEN birinci anlamı isim olarak geçiyor ve
‘’Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem’’ diye tarif ediyor.
Demek ki kural ve kaideye bağlanmış sistem dersek özetleriz herhalde..

Başka anlamları da var mı?

Olmaz mı? Daha neler var neler..

Hay Allah! Keşke sormasaydım, esas konumuza dönemeyeceğiz galiba..

Kardeşim, bence tam 12’den vurdun, her şey DÜZENDE yatıyor. Düzen bilinirse gerisi çorap söküğü gibi gelir kanaatindeyim..

Neyse biz devam edelim o zaman..
Tamam, DÜZEN ikinci anlamı ise
‘’Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept’’ oluyor..

DÜZEN üçüncü anlamı:
‘’Yerleştirme, tertip’’

DÜZEN dördüncü anlamı: ‘’Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim’’

DÜZEN beşinci anlamı: ‘’Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo’’

DÜZEN altıncı anlamı: ‘’Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo’’

DÜZEN yedinci anlamı: ‘’Dolap, hile’’

DÜZEN sekizinci anlamı: ‘’Müzik aletlerinde ses ayarı, akort’’

DÜZEN dokuzuncu anlamı: ‘’Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri’’

DÜZEN onuncu anlamı: ‘’Alet edevat takımı’’

DÜZEN onbirinci anlamı: ‘’Bez dokuma tezgâhı’’

Vay anasına repliği burada gider.. Ehee peki, şimdi, sen hangi düzenden bahsedeceksin? ‘’Sistem mi?’’,  ‘’Hile mi?’’ ‘’Komplo mu?’’, ‘’Rejim mi?’’ Hangisi arkadaş?

Daha dur bakalım, olaya yeni ısındık..  ekonomik düzen, yargıda düzen, siyasi düzen, toplumsal düzen, dünyada düzen, ahlaki düzen, dini düzen..

Abooo yandık ki ne yandık.. Şimdi sen bu düzenlerin hepsini mi konuşacaksın?

Niye rahatsız oldun DÜZEN sözcüğünden:J) Daha neler var neler? Kadın evde bir DÜZEN ister, erkek iş yerinde bir DÜZEN ister, kimse DÜZENSİZLİK istemez, değil mi?

Ehh yani, bir DÜZEN olsun istenir tabii.. Peki, bu konulara geçmeden DÜZMECE nedir?

Sanal DÜZEN diyebilirim.. Realitede olmayan DÜZEN işte böylece DÜZMECE olur..

Niye insanlar DÜZENSİZ hayat değil de, hep DÜZENLİ isterler?

Ya kardeşim adı üstünde DÜZENSİZ olunca DÜZENSİZ oluyor işte..

Herkes DÜZEN ister mi?

Ehee tabii, sokakta DÜZEN, okulda DÜZEN, hastanede DÜZEN, trafikte DÜZEN, velhasıl DÜZEN oğlu DÜZEN..
Hayır bir de isim koymuşlar, mesela ünlü spor sunucusu Ersin DÜZEN var, bu da yetmemiş gibi tahliller için DÜZEN Laboratuvar ismini kullanıyor..

Çok basit soru: sazın DÜZENİ olmazsa ne olur? Şüphesiz uyumsuz, acayip nota sesleri çıkar ve kulağımızı tırmalar.. İlla o alette bile DÜZEN gerekiyor. Yeryüzünde DÜZEN olmazsa hiçbir şey olmuyor..

İktidar düzeni, cemaat ya da tarikat düzeni yok mudur?

En ala, en nefis, en kusursuz DÜZEN buralarda vardır..

Siyasette DÜZEN nasıldır?

Piramit gibi DÜZEN vardır.

Peki, ayrıntıya girmeden DÜZGÜN ne oluyor?

İyi işleyen DÜZEN için DÜZGÜN diyebiliriz..

Kökü DÜZ’e mi dayanıyor sence?

Galiba.. DÜZ malumunuz pürüzsüz, hatasız anlamındadır.. İşte DÜMDÜZ yol, işte DÜZ akıl, işte DÜZ surat, DÜZ bacak gibi..

‘’DÜZ-EN mi yoksa DÜ-ZEN mi?’’ diye düşünmemiz lazım?

Aslında Türkçe kurala göre hece bölünmesi DÜ-ZEN gibi olması gerekiyor ancak bu sözcükte karşılık bulmuyor. Mesela GEL-EN, YAP-AN, ED-EN fiillerinde olduğu üzere EN-AN ekleri fiilin pasiften aktife geçtiğini anlatır.
DÜZ-EN derken de aynı şeyi anlamamız gerekir. GEL-EN adam, YAP-AN kadın, ED-EN kişi gibi..

DÜZEN başı yok mudur?

Nerede bir DÜZEN varsa, orada mutlaka bir BAŞ vardır.. İşte BAŞ-HEKİM, İşte BAŞ-ÇAVUŞ, işte BAŞ-BAKAN, işte BAŞ-SORUMLU, işte BAŞ-İŞÇİ, işte BAŞ-ÖĞRETMEN, işte BAŞ-İMAM.. Kısaca BAŞ olmazsa AYAK olmaz, BAŞ olmazsa DÜZEN olmaz..

Ne anlıyoruz şimdi?

İzah ettik ya, tekrar ettirip durma bana.. Nerede bir DÜZEN varsa mutlaka bir BAŞ vardır..

Şeyi kast ediyorsun, yazmada DÜZEN, soru sormada DÜZEN.. Abi o kadar karışık bir konuya girdik ki nasıl çıkacağım bilemiyorum?

DÜZEN varsa çıkarsın..

Peki, düzenbaz nedir?

Düzene ayak uyduran, düzenin temposuna uyan, düzenin her türlü şekline giren yani bukalemun olan kişilere düzenbaz deriz..

Kaynak: ‘’PLÜTON BİZE NEDEN KÜSTÜ?’’ Kitabımdan alıntıdır..

Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur


19 Kasım 2019 Salı

Serdar Besler Yeniden İlçe Başkanı mı?



AK Parti Bucak İlçe Başkanı aradan 1 ay geçmesine rağmen hala atanamadı..

Bence sorun çok çetrefilli..

Çünkü ilçe başkanı istifa etmedi ki..

Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu istifa etti ve dolayısıyla ilçe başkanı görevden düşmüş oldu..

AK Parti Burdur Milletvekili Yasin Uğur, çok büyük ve çok ağır siyasi yükün altına girdi..

Neden?

Ya ilçe başkanını 9-10 ay önce kim buldu?

Sayın Yasin Uğur..

Şimdi genel merkez sormaz mı Yasin Beye?

‘’Arkadaş sen önerdin, sen buldun, aradan 9 ay geçmiş yine sen istemiyorsun, ilaveten bu ilçe başkanı belediye kazanmış, oyu da arttırmış..’’

Valla iş çok karışık, nam-ı diğer REİS çok kızar bu gelişmeye..

Uçuk bir senaryo söyleyeyim mi?

‘’Serdar Besler tekrar ilçe başkanı yapılır, istifa eden yönetim kurulu üyelerinin yerine yenisi konulur ve yola devam edilir..’’

Neden böyle bir senaryo?

Dediğim gibi ilçe başkanı istifa etmedi bu bir..

Tayyip Erdoğan bağlılığı sıkıca devam ediyor bu da iki..

Bu senaryoda milletvekili OUT olmuyor mu?

Olabilir..

Yeni dönemde teşkilat daha ön planda olacak bence..

Bakalım ne olacak, ne bitecek, hep beraber öğreneceğiz..


Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur




14 Kasım 2019 Perşembe

8 Kata İzin Doğru mu, Yanlış mı?



Öncelikle yapılan açıklamadan alıntı yapmak isterim:

 “Ada bazlı uygulamalarda bina veya binaların görselleri hazırlanıp idarenin mimari estetik komisyonunca kabul görmesi şartı ile %35 emsal artışı ile maksimum 8 kata kadar yapı yapılabilecek”

Peki, ADA nedir?

Basit anlamıyla dört bir yanının doğal ya da yapay engellerle çevrilmiş olması gerekir. Sokak, cadde, demiryolu, akarsu gibi doğal engeller olabileceği gibi sonradan yapılan yapay engellerle çevrilmiş olan parseller topluluğunu verilen addır..

Ne anladık?

Etrafı ya da 4 bir yanı sokak, cadde, yol ve diğer yapay engellerle çevrili olan yere ADA diyoruz. Bu ada içinde 3 parsel, 4 parsel, hatta 10 parsel (ARSA) bile olabilir..

Bu tür yerlere sahip Bucak ilçemizde kaç kişi/kişiler vardır?

Bilemiyorum ama sokakta konuşulan birkaç kişinin bu hakkı kullanabileceği söyleniyor..

Kimler öyle düşünüyor?

Sorduğum mimarlar, inşaat mühendisleri ve emlakçılar..

Diğer bir husus neden TOKİ Bucak ilçesinde 8 katlı bina yapmak için hiç böyle bir talepte bulunmadı?

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, dikey yapılaşma (çok katlı) kararının yanlış olduğunu söylerken Bucak ilçemizde neden ve hangi ihtiyaçtan böyle bir karar alındı?

Bucak ilçemizin 4-5 katlı mevcut mimari görünümüyle 8 katlı binalar ne kadar uyumlu olur?

Gelecekte 8 katlı bina yapımı ada dışında parseller üzerinde de gerçekleşme olasılığı yok mudur? Bu kapı açılırsa bir kere diğer arsa sahipleri de aynı hakkı istemez mi?

Bucak ilçemizin içme suyu, kanalizasyon, otopark gibi altyapısı 8 katlı binalara caiz verir mi, yeterli gelir mi?

Bucaklı bir vatandaş olarak kafamda oluşan sorularımı sordum, vatandaşlarla paylaştım ve elbette gerisi karar veren mercilerin sorumluluğundadır..

İşin özü ‘8 katlı bina yapım izni’ benim aklıma yapmadı..

Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur



8 Kasım 2019 Cuma

Bucak İlçesinde Siyaset Kazanı Kaynıyor..



Çoklarının geri durduğu hatta tırstığı ‘siyaset yazmayı’ seviyorum ben..

Nereden başlayayım?

Önce AK Parti Bucak cenahında neler olup, neler bittiğini bir bakalım..

Malumunuz 15 gün önce yönetim kurulu üyelerinden 14’nün istifasıyla AK Parti Bucak İlçe teşkilatı düştü, ilçe başkanı Serdar Besler görevi de otomatikman bitti..

Gel zaman, git zaman, mutat prosedür işledi, ilçe başkanı adayı üzerine istişareler, görüşmeler aralıksız 2-3 gün sürdü, Ankara’da verilecek karar için raporlar hazırlandı ve merakla beklenmeye başlandı..

Kulis bilgilerine göre koordinatör milletvekili refakatinde 7 ilçe başkanı adayı ile mülakat yapıldı, sorular soruldu, notlar alındı..

Büyük soru şudur:

Hangi adaylar Ankara’ya çağrılacak?

AK Parti teamüllerine göre 3 aday çağrılır, içlerinden birisine görev tevdi edilir..

Görevi kim alırsa alsın; benim başlığım bellidir:

‘’Bucak siyaset cehennemine hoş geldin!’’

Neden?

Çünkü bu kadar ateşin yandığı, bu kadar cadı kazanı kaynadığı AK Parti Bucak siyasetinin göbeğine düşecektir yeni başkan..

Diğer bir konu ise istifa eden 14 yönetim kurulu üyelerinin beklentileri neydi?

‘’İstenilen isim görevlendirilir ve aynı yönetim kurulu devam eder..’’

Gel gör ki tam tersi yönde gelişme yaşanmasıdır..

Nasıl?

Bu kadar çok ilçe başkanı adayının çıkmasıdır..

Umdukları isim ilçe başkanı olarak görevlendirilmezse beklentiler suya düşer..

Gelelim CHP Bucak cenahına..

Takriben 1 ya da 1.5 ay sonra yapılacak ilçe kongresinde mevcut başkanın karşısına güçlü hazırlık yapan bir başka aday çıkıyor..

Sadece ipucu olarak bu adayın avukat olduğunu söyleyebilirim..

Bakalım bu yarışı kim kazanacak?

Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur





1 Kasım 2019 Cuma

80 Devresi Astsubaylar Antalya’da Buluştu..



1976-1979 yılları arasında, Çankırı Astsubay Hazırlama Okulu’nda beraber bağırdık, beraber sustuk, beraber üzüldük, beraber sevindik..

3 yıllık yatılı lise öğrenimi boyunca ne anılar birikmiş ki, yaklaşık 1 hafta boyunca bitiremedik, sanki çeyiz sandığı gibi açıldıkça döküldü, döküldükçe açıldı..

1979’dan beri hiç görmediğim arkadaşlarımı karşımda duruyordu; çoğu kez tanımakta güçlük çekilmedi çünkü fiziken çok büyük değişim yaşamış olsalar da sima aynıydı..

60 yaş civarında devrelerimin çoğu artık dede olmuşlardı, izlerini sürecek torunlarını büyütüyorlardı.,

(liselerde sınıflar A, B, C, D diye adlandırılır ya, bizim okulda da 1, 2, 3, 4, 5 diyerek 11 kısım vardı.) Özellikle bizim 4.kısım neredeyse yarısı bu kamp buluşmasına katıldı..
Çay eşliğinde her akşam tekrar eden ne muhabbet, ne yarenlik..
Dersimize giren öğretmen isimlerini anımsayan vardı, hiç zihnine düşmeyen ya da belli belirsiz tarif eden de vardı..

Hiç görmediğimiz 40 yıllık zaman sürecinde kimimiz hastalanmış, kimimiz öbür dünyaya intikal etmiş, kimimiz sağlıklı kalmış, kimimiz maddi zorluklar yaşamış, kimimiz iş ve siyaset dünyasında yer almış, velhasıl kader ağını kimin için nasıl ördüyse öyle farklı ve çeşitli renklerde yaşanmış..

İsimlerini tek tek sayacağım 4.kısım devrelerimle bir arada ve kaynaşınca meğer ne çok ortak anılarımız varmış..

Hüseyin Küçük aslen Çorumlu ama İzmir’de ikamet,
Metin Acar Bucaklı ama İzmir’de ikamet,
Mustafa Çamdal aslen Kırıkkale ama İzmir ikamet,
Yaşar Düzok Ispartalı ve Isparta’da ikamet,
Mehmet Yılmazer Ispartalı ve Isparta’da ikamet,
Ayhan İnceeer Ankaralı ve Ankara’da ikamet,
Cumali Ünal Mersinli ama Ankara’da ikamet,
Savaş Onat Çankırılı ve Çankırı’da ikamet,
Ali Çenkış Çankırılı ama Ankara ikamet,
Bülent Özsimitçi Gaziantepli ve aynı yerde ikamet,
Murat Koçak Çorumlu ama Aydın’da ikamet,
Yunus Özeğ Sandıklılı ama Antalya’da ikamet,
İhsan Karakurt Çankırılı ama Samsun ikamet..


Hepsini çok sevdim, sağlık ve mutluluk içinde daha nice buluşmalar dileğiyle..

Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur