6 Temmuz 2011 Çarşamba

Fatih Altaylı ve bir garip dava…


Bugüne kadar Fatih Altaylı’nın bu kadar karmaşık ilişki barındıran haberini duymamıştım. Medyayı yakından takip eden birisi olarak kendime de şaştım kaldım…

Neyse biz mevzuya dalalım… Habertürk Gazetesi’nde Serap Çil Hanım, moda köşe yazarı olarak yerini alıyor. Bu atamaya işine son verildiği Cumhuriyet'teki eski mesai arkadaşları; stajyerlikten moda yazarlığına terfisi karşısında şaşırıyorlar. Haberi derinlemesine inceleyince ben de şaşırıyorum zaten ya…

Gel zaman, git zaman Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'nın kendisine şantaj yapıldığı iddiasıyla savcılığa yaptığı başvuru üzerine dava açılıyor.

Kime şantaj iddiasıyla dava açılıyor?

Sıkı durun! İşe aldığı ve moda köşe yazarı olan Serap Çil Hanıma…

Ne olmuş, neler gelişmiş?

Önce Fatih Altaylı cephesi ne diyor?
2009'un aralık ayında Elif Mertel'den elinde siyasi bir dosya ile ilgili belge bulunduğunu söyleyen mailler almaya başladım. Gazeteci refleksiyle cevap yazdım. Değişik zamanlarda ve değişik miktarlarda yaptığı 38.265 liralık ödemelerin "haber amaçlı" olduğunu, daha sonra şahsın maillerini yanıtsız bırakmam üzerine şahıs şantaj yapmaya başladığını ifade ediyor…

Fatih Altaylı’nın bankaya yaptığı  ödeme listesi şöyledir:
-Türkiye İş Bankası Teşvikiye Şubesi'nde Esra Akkök adına 0473016 no'lu hesaba 24.03.2010'da 1.265 TL yatırdım.
-ING Bank Kızılay Şubesi'ndeki Ayşe Pelin Başkale adına 5169601 no'lu hesaba 05.04.2010'da 4.000 TL yatırdım.
-ING Bank Kızılay Şubesi'ndeki Ayşe Pelin Başkale adına 5169601 no'lu hesaba 14.04.2010'da 10.000 TL yatırdım.
-ING Bank Kızılay Şubesi'nde Ayşe Pelin Başkale adına olan 5169601 no'lu hesaba 19.04.2010'da 1.000 TL yatırdım.
-Türkiye İş Bankası Teşvikiye Şubesi'ndeki Esra Akkök adına olan 0473016 no'lu hesaba 20.05.2010'da 1.250 TL yatırdım.
-Türkiye İş Bankası Teşvikiye Şubesi'ndeki Esra Akkök adına olan 0473016 no'lu hesaba 1.250 TL yatırdım" diye konuştu.

Şimdi bu ifadeye dikkat:
Kendisini sürekli arayan kişinin aslında Yayın Yönetmeni olduğu gazeteden olduğunun sonradan farkına vardığını belirten Altaylı "Süreç devam ederken Serap Başak Çil, Habertürk Gazetesi'nde telif sözleşmesine bağlı olarak 01.06.2010'da çalışmaya başladı. Çil, bir gün benimle görüşerek bana Ankara'da yaşayan Elif Mertel'in kendisinin arkadaşı olduğunu söyledi. Elif Mertel'in 1.500 TL para istediğini söyledi, ben de verdim. Elif Mertel bir süre sonra aileme mail göndereceğini ifade ederek para istedi. Elif Mertel'e iletilmek üzere, Serap Başak Çil'e 15.000 TL verdim. Daha sonra araştırdık ve Elif Mertel adıyla gönderilen maillerin bina içinden gönderildiği tesbit edildi. Elif Mertel adıyla yazan kişinin Serap Başak Çil olduğuna inanıyorum…

Bir dönem Habertürk'de moda yazarı olarak çalışan Serap Çil ise ne diyor?
Fatih Altaylı'yı bir yıldır tanıyorum. Ona şantaj yapmadım. 2010'un mayıs ayında Habertürk'te moda köşe yazarı olarak işe başladım. Aramızda duygusal yakınlaşma oldu. Haftada 4-5 gün işyerinde kendi odasında akşam geç saatlerde diğer çalışanlar ayrıldıktan sonra görüşüyorduk.
Öpüşüyorduk, cinsel ilişki haricinde sevişiyorduk. Bana duygusal sözler söylüyordu, bana aşık olduğunu bile söyledi. İşe başlama tarihimi Mayıs 2010 olarak gösteriyorlar. 24.04.2010'da Altaylı bana Prada mağazasından ayakkabı aldı, faturada ismi var. 02.04.2010'da Chanel mağazasından bana çanta aldı, faturada bilgiler ve ismi var.

Haydaaa! Ben gazeteci değilim ve herhangi bir gazetede çalışmadım. Fakat olayların kronolojik sıralamasına bakarım ve çok iyi analiz yaparım.

Fatih Altaylı Bey, haberci refleksiyle Mart ayından Mayıs ayına kadar sürekli bankaya para yatırdığını iddia ediyor. Bana göre terslik var. Haberin ön bilgisi gelir, bakılır ve önemine göre bir miktar para verilir. Haberin tamamı için pazarlık yapılır ve haber satın alınır. Bu durum benim tarifime hiç benzeşmiyor. Elden veriliyor, bankayla gönderiliyor falan filan.

Peki, ben ne anladım?

Valla Fatih Altaylı Bey, kumpasa gelmiş. O kadar tecrübeli bir gazeteci ve genel yayın yönetmeni ‘nerden geldiğini, niye geldiğini, referansların ne olduğunu?’’ Serap Hanıma sormaz mı? Bence sorar ve öyle ciddi bir kurumda sorması da gerekir. En azından Serap Hanımın, Cumhuriyet Gazetesi’nden kovulduğunu istihbarat edemez mi? Bal gibi eder…

Hukuktan biraz anlayan anlar. Burada şantaj var mı? Bence yoktur. Hani dolandırıcılık olabilir, sahtekarlık olabilir ama şantaj suçunu ben göremedim. Gören varsa beri gelsin:)

Peki, niye davalık oldu Fatih Bey?

Bence işe ailesi karışınca her şeyi göze aldı ve savcıya başvurdu.

Gerisi?

Gerisi teferruattır. Anlayan anladı artık… Zaten şu metni okuyup da hala anlamadıysa hiç boşuna anlamaya çabalamasın::))

Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR

Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.
Yorum Gönder