Kürt Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kürt Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2014 Salı

Tarih bir kez daha yazılıyor..


Bilmiyorum, olup bitenleri sizler nasıl okuyorsunuz?

Ama benim bildiğim şu ki tarih bir kez daha yazılıyor..

1924 Lozan antlaşmasıyla öyle veya böyle çizilen Türkiye güney sınır komşuları yüzde 100 değişti artık..

Irak diye komşu bir devlet yoktur..

Ha keza Suriye diye komşu devlet de yoktur..

Irak ile sınır komşumuz artık ‘Otonom Kuzey Irak Kürt Devleti’ yer almaktadır.

Suriye ile olan sınır komşumuzun değişeceği kesin olup ancak kimlerin komşu olacağı henüz kesinleşmemekle birlikte IŞİD, PYD, Esad’lı Suriye sayılabilir.

2014 yılı Haziran ayında ABD’nin öncülüğünde uluslararası mekanizmalar çalışmaya başladı..

Neye?

Sınırların yeniden belirlenmesi ve coğrafyanın bölüşülmesi organizasyonuna..

İyi de Türkiye arada ne oluyor?

Hani bir tabir vardır ya, ‘’atlar tepişirken olan çimenlere olur’’.. Galiba düştüğümüz durum, manzara öyledir..

Oyun kurucusu olma iddiasıyla çıktığımız sahada neredeyse silindik, kaybolduk, hatta ‘’yersen’’ misali önümüze sürekli kabul etmek zorunda kaldığımız defactolar yaratılıyor..

Türkiye’nin hiç kabul edemeyeceği şartlar dayatılıyor, dün söylediği bugün için yenip yutuluyor..

Örnekleme yaparsam; ‘’PYD eşittir PKK’’ denklemi bizzati devletin başı tarafından söylendi ancak Obama’nın telefonuyla çark edildi..

Kobani’ye Türkiye’den silahlı müdahale edilemez derken geri adım atıldı ve Peşmergeler gelecek, Türkiye sınırından Kobani’ye geçecek ve IŞİD ile savaşacak..

Uluslararası diplomaside tüm bu olup bitenlerin anlamı şudur:

‘ABD ve koalisyon devletleri; ‘havadan silah ve mühimmat yardımıyla
Suriye Kürt Silahlı Güçleri olan PYD’yi resmen tanıyor ve meşru buluyor’ demektir.

Türkiye ise topraklarını silahlı Peşmergelerin geçişine izin vererek Suriye’deki savaşın resmen tarafı olmuştur. Aslında otonom bir devlettin askerlerini başka bir ülkenin topraklarına geçişine izin vererek Türkiye savaş suçu da işlemiştir.

Böylece PKK’nın Suriye kolu PYD, Türkiye tarafından muhatap kabul edilmiş, müzakere yürütülmüş ve yardım edilmiştir.

Somut kanıtı olarak gösterilen fotoğraf çok nettir. Kobani’de savaşan PKK Diyarbakır sorumlusu, yaralı olarak Suruç devlet hastanesine getirilmiş, tedavi edilmiş ve tutuklanmıştır. Daha ne olsun..

MHP’nin de destek verdiği tezkere çıkmış ve yabancı askerlerin Türkiye topraklarını kullanmasına izin verilmiştir. Ağır silahlarıyla Peşmergelerin Türkiye topraklarından Kobani’ye geçmesi durumunda MHP yönetimi, tabanına bunu nasıl izah eder, nasıl anlatır; inanın ben de bilmiyorum.

Velhasıl tarih yazılıyor, ama maalesef Türkiye figüran oluyor..

‘’Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge’’ gibi Türkiye tezlerini, taleplerini kimse dikkate almıyor. En kötüsü de istemediği her şey dayatılıyor ve zorla kabul ettiriliyor.

Daha vahimi 10 yıllara uzanacak kaotik sınırlarla; bizi baş başa koyuyorlar..

Avrupa ve ABD elbette kendi güvenlikleri için sorun olan hayalperest cihatçı vatandaşlarının da Suriye ve Irak topraklarında savaşla ölüp gitmesini sağlıyor..

Birileri hem IŞİD’e hem de PYD’ye silah ve mühimmat veriyor ya da satıyor, böylece savaşın uzunca zamana yayılmasını istiyor..

Oyun içinde oyun varken biz Türkiye yandık ki ne yandık..



26 Ekim 2009 Pazartesi

Kuzey Irak Kürt devleti aslında ne zaman kuruldu?...


İnternetten bir haber okudum.

Sonra şu yargımı kafamda yeniden tazeledim.

Neydi o yargım?

Türk Halkı, genelde geçmişte olup bitenlerle, bugün olup-bitenler arasında bağlantı hem aramaz, hem de kuramaz.

Oysaki tersinde; her şey çok daha kolay anlaşılır, yorumlanması çok daha özgün olabilir...

Anımsayın, yıl 1992, Birinci Körfez Savaşı’ndan hemen sonra Irak’ta uçuş yasağı koydu.

Kim koydu?

ABD…

Bu yasağa göre, 36. paralelin kuzeyinde ve 30. paralelin güneyinde Irak uçakları uçamayacaktı.

Bu yasak bölgede sadece ABD’nin ve onun izin verdiği ülkelerin uçakları uçabilecekti.

Bu duruma göre, Kerkük ve Musul 36. paralelin kuzeyindeki yasak bölgede kalıyordu.

Böylece Irak topraklarının önemli bir bölümü Saddam’ın denetiminden çıkıyor, Irak fiilen parçalanmış oluyordu.

ABD’nin tek yönlü koyduğu ve İngiltere’nin de desteklediği bu yasağı onaylayan bir Birleşmiş Milleteler (BM) Genel Kurul kararı ya da BM Güvenlik Konseyi kararı yoktu.

İşin ilginç yanı o zamanki hükümet ve asker kanadı bu karara tam destek verdi.

O dönemde bu karara destek veren Türkiye’ye ödül olarak; ABD’nin tanker uçak satışı gündeme getirildi. Tanker uçakla, Türk Savaş Uçakları müşterek eğitim yaptı.

Buraya dikkat! Bu eğitim nereye yapıldı?

ABD Devriye uçakları, Türk Savaş Uçakları beraberce İncirlik hava üssünden kalkıyor, hem havada yakıt ikmal eğitimi yapıyor ve Kuzey Irak üzerinde devriye görevi icra ediyor.

Tankeri batsın!

Asker kanadının uzağı görememe kusuru nedeniyle neredeyse kendi elimizle Kuzey Irak Kürt Devleti oluşumuna katkı yaptık.

Aslında 1992 yılında Kuzey Irak Kürt Devleti kuruldu, Türkiye’de figuran rolünü oynadı.

1992 yılında bu karara desek veren hükümet ve askerin tam bir öngörüsüzlük yaptığı, 2009 yılında daha net anlaşılmıştır.

2009 yılına gelinceye kadar papağan gibi aynı şeyleri tekrar eden hükümet ve asker kanadı ne diyordu?

Bizim kırmızı çizgilerimiz vardır.

Neymiş o kırmızı çizgilerimiz?

Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını, Irak’ın bölünüp parçalanmasını kabul etmeyeceklerini ve Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasına asla göz yummayacaklarını…

Ne oldu şimdi?

Ne sarı kaldı ne kırmızı…

Kuzey Irak’ta Kürt Devleti kuruldu. Yakında diğer ülkeler gibi Türkiye’de Erbil’de konsolosluk açılacak, olay ya da puzzle yüzde 50 tamamlanacak.

2009 yılına gelinceye kadar olanları dikkate aldığım zaman 2019 yılında neler olabileceği konusunda öngörülerim vardır.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin böyle bir öngörü yapabilecek bağımsız ve özerk kurumu var mı?

Bence yoktur. Olsaydı 2009 yılından yaşananları 1992 yılında öngörebilirlerdi.

Neden yok?

Türkiye, bağımsız ve özgün siyaset izleyebiliyor mu? Yoksa izlettiriliyor mu?

Soruya soruyla yanıt verdiğimi biliyorum. Canım onu da siz düşünün…

Saygı ve sevgilerimle…

Ömer Özdamar/26 Ekim 2009/Burdur-Türkiye


YAZARIN ÖZEL NOTUDUR
İşte benim de ‘Normal Ötesi Aşk’ isimli kitabımın okuyucu yorumlarını paylaşıyorum:
http://kitap-yorumu.blogspot.com/2012/10/normal-otesi-ask-kitabna-yaplan-yorumlar.html
Yok ben sizden ve imzalı almak istiyorum derseniz; homeros80@hotmail.com adresini isim-soyadı, adres ve cep telefon bilgisiyle başvurabilirsiniz..