25 Ocak 2017 Çarşamba

Sandıktan 'HAYIR' nasıl çıkar?


Öncelikle geçmişe ve mevcut duruma göz atalım..

Sizlere 1987 referandumunu, 2007 referandumu ve 2010 referandumunu anımsatmak isterim..

1987 referandumunda ‘’10 yıl siyaset yasağı getiren anayasa maddesinin’’ değişikliği oylandı. Özal değişmesin tarafında, Demirel, Ecevit, Erbakan ve İnönü değişsin tarafındaydı.. Kıl payı yüzde 51 ile ‘EVET’ dendi ve siyasi yasaklar kalktı..

2007 referandumunda ise bugün yaşananların ilk temeli atıldı. 367 krizi çıktı. Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi anayasa eklendi ve oylandı. Uzak ara ‘EVET’ çıktı ve 2014 yılında uygulandı.

2010 referandumu ise CHP, MHP ve diğer sol grupların HAYIR demesine rağmen AKP, Cemaat ve Liberallerin ‘EVET’ demesiyle halkoylamasında yüzde 58 aldı ve çıktı..

Bugünkü yani 2017-Nisan referandumuna gelirsek ne olur?

Mevcut konjonktür ‘EVET’ çıkacağı yönünde gözüküyor..

Bunun gerekçeleri nelerdir?

-Yüzde 52 ile seçilmiş ve halkın teveccühünü kazanmış liderin meydanlarda kendini oylatacak olmasıdır.. ‘’EVET derseniz beni seçeceksiniz’’ argümanı yürütülecek kampanyanın ana ekseni olacaktır.

-HAYIR cephesini HDP ile yani PKK ile yan yana gösterilmeye ve bu algının halk nezdinde oluşturulmasına çalışılacaktır..

Daha çok var ama saymaya gerek yoktur.

Peki, Nisan-2017 ayında ‘’HAYIR’’ çıkması için nasıl bir strateji izlenmelidir..

Saadet Partisi, BBP, DYP, AP, Vatan Partisi, DSP, sivil toplumlar, diğer siyasi partiler, Meral Akşener ile diğer HAYIR’cı MHP milletvekilleri, CHP önderliğinde oluşturacak HAYIR Şemsiye altında mutlaka toplanmalıdır.

‘’Bu konu siyaset meselesi değil, vatan millet meselesidir’’ düsturuyla sadece anayasa değişikliği referandumu için işbirliğine gidilmeli ve ortak hareket edilmelidir.

Farkındaysanız Saadet Partisi ‘HAYIR’ vereceğini açıkladı, 2 saat sonra Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Genel Merkezini ziyaret etti.. Anlayın artık ne demek istediğimi..

Bunca yıllık siyasi tecrübem ve birikimim doğrultusunda çıkan strateji budur..

Bu yapılmazsa sonuç ne olur?

‘EVET’ yüzde 55, ‘HAYIR’ yüzde 45 olur ve referandumdan partili cumhurbaşkanlığı sistemi geçer..

Yukarıdaki strateji uygulanırsa ne olur?

Maç 0-0 devam eder, son dakika golüyle bir taraf galip gelir ya, aynen o benzetmeyle 49-51 HAYIRCI’lar kazanır..

Bu yapılmazsa futbol maçı tabiriyle kafadan 2-0 EVET’çiler önde başlar..

HDP hariç HAYIR’cılar tek şemsiye altında toplanabilir mi?

Zor ama başarmaya değer..

HDP ne yapacak?

TBMM’de oylamaya katılmadı ya, değişikliğe taraf olmadı ya, muhtemelen el altından ve muhtelif iletişim kanallarında ‘HAYIR’ verme yönünde çalışacaktır.. Başkanı ve birçok milletvekili hapishanede olan bir siyasi parti hangi kampanyayı yürütecek zaten.. Takatı ve gücü yoktur..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR






23 Ocak 2017 Pazartesi

Bucak AK Parti ilçe yönetiminde çözülme başladı..

Belediye Başkanı krizinden sonra kum saati çalışıyor ve kaçınılmaz siyasi son yaşanıyor..

‘AK Parti Bucak ilçe yönetimi gider’ tahminimi Aralık-2016 ayı başında yazmıştım..

‘İstifa olurdu, olmazdı’ gibi farklı tepkiler aldım..

Zaman beni haklı çıkardı..

İsterseniz fotoğraflar eşliğinde olayları kronolojik sıralamaya sokalım..




AK Parti Burdur Milletvekili Sayın Reşat Petek Bucak İlçesinde siyasi çalışma yapıyor.
Ne zaman?
Kasım-2016 ayı sonunda..
AK Parti Bucak İlçe Yönetiminden katılım var mı?
Yok sayılır..
O zaman malumun ilanı gerçekleşir.
Nedir o?
İlçe Başkanının istifası..
Ne zaman?
1.5 aylık direnme sonrası 20 Ocak 2017 günü Bucak AK Parti İlçe Başkanı istifası resmiyet kazanır..



Sonra ne olacak?
İlçe yönetiminde çözülme başlayacak?
Nasıl?
Daha önce Reşat Beyin etkinliğine katılmayan yönetim kurulu üyelerinden 6’sı artık yer alır..


Peki, bundan sonra ne olacak?

İlk başta söylediğim tahminde ısrarlıyım..

AK Parti Bucak İlçe Yönetimi Kurulu istifa edecek..

Yeni bir başkan ve yönetim kurulu atanacak..

Oluşturulacak yeni yönetim kurulu listesine muhtemelen bu etkinliğe katılan üyeler tekrar yer alacaktır.

Bu işlem ne zaman olur?

Çok zaman geçmez herhalde..

Bu ay sonuna kadar karar verilir..

Neden?

Referandum sürecine yeni başkan ve yönetimle girmeyi genel merkezin ve Reşat Beyin uygun göreceği kanaatindeyim..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR






6 Ocak 2017 Cuma

MHP ölmüştür..


1 Kasım seçimleri sonrası HDP’nin gerisinde kalan ve 4.parti olan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye muhalefet başlatan isimler:
Meral Akşener,
Sinan Oğan,
Ümit Özdağ,
Koray Aydın olup MHP delegelerinin neredeyse yüzde 70’nin imzasıyla olağanüstü kurultay kararı alınmasına rağmen alavere-dalavere sonucunda akamete uğramış, yani sonuçsuz bırakılmıştır.

Anayasa değişikliğiyle ‘BAŞKANLIK’ getirecek sisteme ‘EVET’ diyen MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı parti içi görevlerinden istifa edenler:
Oktay Vural (Grup Başkan Vekili),
Atilla Kaya (Genel Başkan Yardımcısı) olup parti içi sağ kolları Bahçeli’yi terk etmiştir.

Anayasa değişikliğine HAYIR oyu vereceğim diyen MHP Milletvekilleri:
Kadir Koçdemir (Bursa Milletvekili),
Ümit Özdağ (MHP Gaziantep Milletvekili), 
Nuri Okutan (Isparta Milletvekili),
Yusuf Halaçoğlu (Kayseri Milletvekili),
Seyfettin Yılmaz (Adana Milletvekili),
İsmail Ok (Balıkesir Milletvekili) olup disiplin süreçleri devam etmektedir..

Amma muhalif, amma anayasa değişikliği nedeniyle görevden alınan, istifa eden MHP İl, ilçe teşkilatları ile belediye başkanlarının sayısı saymakla bitmez..

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, koltuğu bırakmama pahasına artık gözü tamamen karartmış..

MHP’de birlik beraberlik dağılmış, umurunda değil..
MHP baraj altında kalırmış, umurunda değil..
Destek verdiği yeni başkanlık sisteminde MHP kapanırmış, yok olurmuş, umurunda değil..

Peki, MHP’nin geleceği ne olur?

Bence MHP ölmüştür, cenazesinin kaldırılması için musalla taşında bekliyor.. Kısaca artık MHP’nin geleceği yoktur..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




29 Aralık 2016 Perşembe

Burdur AK Parti Milletvekili Bayram Özçelik dışlanıyor..

Kamuoyuna verilen fotoğraflara bakıyorum, inceliyorum, analiz yapıyorum ve çıkardığım sonuç şudur:

Sayın Bayram Özçelik AK Parti Burdur siyasetinde dışlanıyor..

Peki, bu kanıya nasıl vardım?

İzah etmeye çalışayım..


Varan-1
Tarih: 24 Aralık 2016
Ak Parti Burdur İl Başkanlığımızda; İlçe Başkanlarımız, İlçe Belediye Başkanlarımız, İl Genel Meclis Başkanımız ve önceki dönem Burdur Belediye Başkanımızın katılımları ile istişare toplantımızı gerçekleştirdik.

Fotoğrafları olan bu toplantıda Sayın Bayram Özçelik yoktur..


Varan-2
Tarih: 27 Aralık 2016
Burdur İl Genel Meclis Başkanımız Muzaffer Bağcı ve İl Genel Meclis üyelerimiz Ali Ülgen, Sami Uğur, Ali Selek, Ali Evren, Ali Coşkun, Mehmet Altın, Mustafa Şengil, Levent Tokmaker, İsmail Kanal, Osman Karakaya, Şükrü Kutlu, Cengiz Şener ve Enver Asan'ı mecliste makamımızda ağırladık. Kendilerine yapmış oldukları ziyaretten dolayı teşekkür ediyorum.

Sayın Bayram Özçelik TBMM’de olmasına rağmen yok sayılıyor ve ziyaret edilmiyor..

Daha tartışılacak bir yanı var mı?

Burdur’da bu iş bitmiştir artık.. Bayram Özçelik ismi neredeyse AK Parti Burdur teşkilatından silinecektir..

Bu kadar sancıdan sonra eninde sonunda yeni doğumlar olacaktır.

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



26 Aralık 2016 Pazartesi

KOSGEB İNSANLARLA DALGA GEÇTİ..


KOSGEB'in 50 bin liralık "Sıfır Faizli İşletme Kredisi Faiz Desteği"ne 244 bin 980 başvuru yapıldığı ve 15 bin işletmeye verildiği anlaşıldı..

Yahu arkadaş kafayı yiyeceğim, insanlarla bu kadar dalga geçilmez ki..

Neden?

Türkiye’nin tüm illerinde, ilçelerinde küçük, orta ve büyük iş yeri sahipleri sabahın köründen, akşam karanlığına kadar ellerinde evraklar oradan oraya koşturdu, durdu mu?..

Bu insan manzaraları TV’ler, gazetelerde görüldü mü?..

İnsanların cebinden çıkan parayı saymıyorum bile, en önemlisi zamanlarını ve enerjilerini boş bir hayal için harcadılar mı?..

Neden boş hayal?

Yahu 244 eksi 15 ne olur?

229..

İşte 229 bin kişi boşuna emek harcadı, zaman harcadı ve boş hayal uğruna..

Peki, gelişmiş, şeffaf, modern bir ülkede bu işler nasıl olur?

Şartlar, kriterler açık ve net olarak sayılır.. Bu şartları taşıyan işletme sahipleri müracaat eder ve kredinin sonucunu bekler..

Böyle düzgün işleyen sistem istemekle; Allah aşkına söyleyin, ben de mi bir gariplik var..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR





25 Aralık 2016 Pazar

IŞİD tarafından 2 Türk askerinin yakılması..


Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Suriye'deki DEAŞ üyesi teröristlerin yayınladığı ve iki Türk askerine ait olduğunu ileri sürdükleri video görüntüleriyle ilgili bir yazı kaleme alarak 5 maddelik bir deklarasyon yayımladı.
"Suriye’deki barbarlar sürüsünün iki Türk askerini korkunç yöntemlerle infaz ettiğine dair görüntüler konusunda...
Beş maddelik bir deklarasyon hazırladım.
Takdim ediyorum:
- BİR: Bu görüntülerin sahte olup olmadığı konusunda millete doyurucu ve tatmin edici bir açıklama yapılmalıdır.
- İKİ: Sahte de olsa, doğru da olsa... Bu görüntülerin yayınlanmaması ve yaygınlaşmaması için sarf edilen çaba, kesinlikle doğru bir çabadır.
- ÜÇ: Eğer görüntüler sahte ise... Barbarlar sürüsünün küresel çapta yürüttüğü algı operasyonuna karşı seferberlik ilan edilmelidir.
- DÖRT: Eğer görüntüler doğru ise... Hiç değilse “Bıçak kemiğe dayandı, kimse test etmesin” falan türü açıklamalarla öfke dışa vurulmalı.
- BEŞ: Konu aydınlatılmalı ve en azından milletimizin bu barbarlar sürüsüne karşı ortak bir tepki gösterme hakkı elinden alınmamalıdır."

Kem küm yapılarak 2 askerin yakılması olayı unutturulmaya çalışıyor hissine kapıldım ve ben de görüşümü yazmadan duramadım..

Videoyu izledim ve çok utandım insanlığımdan..

Peki, video’ya karşı çıkan sadece AYDINLIKÇILAR, neden?

AKP’nin sanki gizli yancı pozisyonunda duran ‘’Aydınlıkçılar’’ video’daki birinin zaten IŞİD’cı olduğunu, diğerinin ise ne olduğunu söylemiyor ama video manipülasyon ve algı diyor..

Ha video gerçek diyor yani..

Evet, evet..

Ben de sorarım:

Diyelim ki yakılan 2 kişi Türk askeri değil, yeryüzünde yaşayan 2 insanoğlu olsun; ‘’Ha iyi o zaman kör-sağır-dilsize mi yatalım?’’ Aydınlıkçılar..

Ana Muhalefet Lideri soruyor: ‘’Bu video nedir?’’

Ankara Cumhuriyet Savcısı Genelkurmay’a, MİT’e soruyor: ‘’Bu video nedir?’’

Türkiye Milli Savunma Bakanı yanıtlıyor: ‘’IŞİD elinde 3 askerimiz bulunuyor, gerisi teyide muhtaçtır ve araştırılıyor’’

2 insanoğlu ilahi müzik eşliğinde yakılması ve Türkiye’ye tehdit savurması karşısında AKP siyasetçilerinin ağzından IŞİD için ‘’VAHŞİ, BARBAR, GADDAR, ACIMASIZ, İNSANLIKDIŞI, ŞEREFSİZ’’ gibi sıfatların hiçbirini duyamadık, acaba bu sıfatların hiçbirini IŞİD hak etmiyor mu?

FETÖ terörist,
PKK terörist,
DHKPC terörist,
Kuzum IŞİD ne o zaman?

Kuzum IŞİD ile hasım mısınız, hısım mısınız?

Kuzum IŞİD terör örgütüne Suriye’de askeri harekat niye yapılıyor o zaman?

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



22 Aralık 2016 Perşembe

ABD-FETÖ-AKP ittifakı çöktü..


Hani biraz hafızamız zayıftır ya, hani hafıza nankördür ya, hani her şeyi çabuk unuturuz ya ama bir resim vardır asla unutulmaz..

Yıl 2012,

Yer İstanbul,

Toplantı konusu Suriye ve Esad Rejimi,

Toplantı aktörleri: Dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton,

Neye anlaştılar?

İsyancıları ya da Esad rejimine karşı savaşanları ‘Özgür Suriye Ordusu’ (ÖSO) adı altında toplamak ve Suriye rejimini bitirmek..

Anlaşmanın anısına ve şerefine eller havada ‘ŞAK’ yaptılar..

Aradan 4 yıl geçti ve 2016 yılı biterken ne oldu?

Bir kere bu anlaşmaya imza atan aktörlerden hem Davutoğlu hem de Clinton dünya siyaset sahnesinden alaşağı edildi ve silindiler..
CLİNTON’ı bilmem ama DAVUTOĞLU kelepçe yerse hiç şaşırmam..

İkincisi artık ABD-FETÖ-AKP ittifakı çöktü..

En önemlisi Esad-Rusya-İran ve AKP ittifakı doğdu..

Hangi etmenler bu yeni ittifakı doğurdu?

-15 Temmuz FETÖ darbe girişimi,

- ABD’nin, Kuzey Suriye’de Kürt kuşağı oluşturma projesi,

- IŞID’ın özellikle Kilis ilimize neredeyse her gün roket atması,

-PKK’nın hem Türkiye içinde hem de Suriye içinde bölge ülkeleri tarafından aktör olarak tanınması..

Peki, bu geçen 4 yılın hatası nasıl telafi edilecek?

Valla demokrasilerde telafi merkezi seçim sandığıdır. Başka da yol yöntem yoktur.

Tamam, diğer sorum: ‘Fırat Kalkanı’ harekatı doğru mu?

Yüzde 100 doğrudur..

Peki, neden 4 yıl beklendi? IŞID Kobani’yi işgal ettiğinde Barzani yerine Türkiye müdahale etseydi daha iyi olmaz mıydı?

Kesinlikle doğrudur. 4 yıl beklemesi yüzde 100 hatadır.. Eğer o günlerde yapsaydı, bugün itibarıyla bölgenin en saygın, en prestijli ülkesi olabilirdi..

Peki, 2012 yılında ordu içinde FETÖ yapılanması Türkiye’yi manipüle etmiş olabilir mi?

Tam da bam teli burasıdır. İyi ki de FETÖ’cü askeri kadrolarla beraber Suriye’ye müdahale edilmemiş..

Neden?

ABD’nin aparatı olan FETÖ’cü zihniyet ülkemizi de rezil ederdi..

Hatasıyla, sevabıyla 2016 yılı sonunda, Suriye’de, yepyeni bir evreye girildi, ‘Fırat Kalkanı’ harekatında bizi ne bekliyor?

Söylemeye dilim varmıyor ama çok şehitli bir yıl bizi bekliyor..

Neden?

İlki sokak savaşları çok zor ve çetindir. Kayıp verme olasılığı çok yüksektir.
Diğer etmen ise ABD’nin, Suriye’de dışlanmışlık ve yenilgi ruhundan çıkmak için yapamayacağı çılgınlık yoktur.

Benden bu kadar, herkese sağlıklı, mutlu bir 2017 yılı geçirmek dileğiyle..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



14 Aralık 2016 Çarşamba

Anayasa değişikliğinde itirazım var..


21 maddelik anayasa değişikliği ya da sistem değişikliği TBMM’ne sunuldu ve halen tartışılıyor, konuşuluyor..

Şahsen anayasa değişikliğinin ötesine, berisini hiç girmeden mantıken ve matematiksel karşı durduğum maddeler şöyledir:

TBMM, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek. Bu halde TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılacak.
Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılacak.

Buradan ne anlıyoruz?

TBMM kendisini fesih edebilir, aynı zamanda cumhurbaşkanı da fesih oluyor..
Cumhurbaşkanı da TBMM’ni fesih edebilir, böylece kendisini de fesih etmiş oluyor..

Peki, itirazım nedir?

Şimdi şöyle bir seçimi varsayalım:
'A' partisi yüzde 40 oy alsın ve 350 milletvekili kazansın..
'B' partisi yüzde 30 oy alsın ve 150 milletvekili kazansın..
'C' partisi yüzde 15 oy alsın ve 50 milletvekili kazansın..
'D' partisi yüzde 15 oy alsın ve 50 milletvekili kazansın..

Ne oldu?

Türkiye’nin yüzde 100 iradesi meclisi yansıdı.. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindedir sözü hayata geçti.

Gelelim cumhurbaşkanlığı seçimine?
Varsayalım ki cumhurbaşkanlığı seçiminde sandığa gidildi:
'A' kişisi yüzde 60 oy aldı, 'B' kişisi yüzde 40 oy aldı ve 'A' kişisi cumhurbaşkanı seçildi.

Şimdi itiraz noktam burada başlıyor.

TBMM kendisini fesih edebilir. Dolayısıyla cumhurbaşkanını da fesih eder. Ama cumhurbaşkanı, halkın yüzde 100’nü temsil eden TBMM’ni fesih etmemesi gerekir.

Neden?

Çünkü bir ikiden büyük değildir.. Yani halkın yüzde 100 iradesiyle (TBMM), halkın yüzde 60 iradesi (CUMHURBAŞKANI)  karşılaşmasında eşit güç yoktur. İster mantıken ele alırsınız, ister akıl yürütürsünüz 60, 100’den büyük ya da eşit değildir.

Ne istiyorum peki?

TBMM, halkın yüzde 100 iradesiyle en güçlü olan kurumdur. TBMM isterse kendisini, isterse cumhurbaşkanını fesih edebilir..

21 madde içinde diğer bir düzenleme ise ‘’Milletvekili seçilebilme yaşı 25'ten 18'e indirilecek.’’ İşte buna da itirazım var.

Allah aşkına daha yeni reşit olmuş bir insan nasıl milletin vekili olsun..

Ne biliyor ki ne yapacak?

Milletin temsilcisi olması demek milletin sorununu yaşamış, algılamış ve çözmeye hazırlanmış kişi demektir. Yahu kişi daha hayatı tanımıyor, insanları tanımıyor, sorunları tanımıyor, o halde nasıl milletvekili olsun?

Diğer maddelere siyaseten itirazım vardır, yoktur, orası ayrı bir mecradır. Ama yukarıdaki 2 maddeyi bırak siyaseten itirazı; ne aklım aldı, ne de mantığım..


Yazar Ömer Özdamar

7 Aralık 2016 Çarşamba

2017 yılı siyasi gelişmelere dair tahminim nelerdir?


Anayasa değişikliği TBMM’de görüşülecek ya, aslında milletvekilleri geleceğini de görüşecek.

Ne demek bu?

330’u bulur ve halka referanduma gidilirse, milletvekillerinin görev süresi 2-3 ay uzatmaya gider..

Yok, 330 bulunmazsa, hemen hem de hemen seçim için düğmeye basılır..

Diyelim ki 330 bulundu ve referanduma gidildi.

Sonra ne olur?

Yine aynı senaryo işleyecek ve mutlaka seçim olacak.

Referandum halkoyundan geçse bile mi?

Evet. Sadece 2-3 ay ileride yani Haziran-Temmuz aylarında seçim yapılacak.

Peki, neden illa seçim?

FETÖ siyasi ayağı nedeniyle..

Nasıl?

AK Partili eski bakanlar, bir kısım milletvekilleri ve bazı belediye başkanları soruşturmaya tabii tutulacaktır.

Örnek versen, kimler mesela?

İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş,
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli,
Bülent Arınç başta olmak üzere eski Bakanlardan bir düzine var..

Yani siyasi ayağa girilecek mi?

Evet. Cemaat toplumun her kesiminde (iş adamı, hakim, öğretmen, kaymakam ve diğer bürokrasi) örgütlendiyse herhalde siyaset muaf ya da hariç tutulabilir mi? Asla mümkün değildir. Siyasetçiler ‘’EAGLE-BYLOCK’’ ve diğer iletişim kanallarıyla tespit edildi, operasyon düğmesine basmak için referandum bekleniyor.

Sence FETÖ’cü siyasi liste hazır mı?

Yüzde 99 olasılıkla hazır..

Peki, bu hengamede CHP ile MHP ne olacak?

Adı üstünde bir yere sızıntı varsa siyasetin her alanına ve partisine sızıntı vardır. Sadece az veya çok nitelemesi yapılabilir.

Uzun lafın kısası 2017 yılı çok hareketli geçecek..

Yazar Ömer ÖZDAMAR

Bucak-BURDUR

2 Aralık 2016 Cuma

Bucak AK Parti teşkilatı ne olacak?


Bucak Belediye Başkanı gitti ve yerine kayyum atandı. Bu şartlarda Bucak AK Parti teşkilatı ne olacak? Bir şey yokmuş gibi çalışmaya ve göreve devam edecek mi?

Bence zor görünüyor. Çünkü geçen hafta ‘’Pazar pazarında’’ siyasi çalışma yapan Burdur AK Parti Milletvekili Reşat Petek’in yanında ilçe başkanı hariç ilçe yönetimden neredeyse kimse yoktu.

2017 yılında ilçe kongreleri yapılacak, acaba mevcut ilçe teşkilatıyla kongre takvimi beklenir mi?

Bu da zor.. Çünkü muhtemelen ilçe kongre tarihleri yaz aylarına ertelenecek..

Neden?

Bahar aylarında anayasa değişikliği referandumu var..

Ehee ne olacak peki?

Tahminim odur ki ilçe teşkilatı istifaya zorlanır ve yerlerine yeni yönetim atanır..

Ne zaman?

Çok zaman yoktur.. Aralık ayı içinde bu operasyon gerçekleşir kanaatindeyim..

Çok iddialı bir tahmin değil mi?

Bucak siyasetini biraz okuduysam, biraz biliyorsam, olacakları kolayca öngörebilirim..

2017 yılına yeni yönetimle girilecektir. Aha işte bu kadar iddialıyım..

Tamam bakalım, 1 ay içinde neler olacak, göreceğiz?

Ömer ÖZDAMAR
Yazar
Bucak-BURDUR




26 Kasım 2016 Cumartesi

AKP NE YAPACAK?


Avrasya Kamuoyu Araştırma Merkezi (AKAM), Türkiye’nin nabzını tutan bir araştırma raporu hazırladı. 9-17 Kasım tarihleri arasında 30 il, 78 ilçede 4 bin 240 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre:
Bugün seçim olsa kararsızların dağılımıyla
AKP yüzde 45.59,
CHP yüzde 30.34,
MHP yüzde 11.21,
HDP yüzde 11.36 oy alıyor..

Ha keza 10 Ağustos 2014’te yüzde 52 ile cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’a destek yüzde 36.5’e düşmüş görünüyor..

Bu ankete göre ne beklenecek?
Bu durumda 2019’tan önce seçim olmaz bu bir.. Dolayısıyla FETÖ’nün siyasi ayağına 2019’tan önce girilemez bu da iki..

Neden AKP düşüşte?
İlk nedeni dolar artışıdır.. Eğer dolar-TL oranı 4 olursa AKP oy oranı 35 düşer, hele 5 olursa AKP bölünür ve dağılır..
Diğer nedenleri saymıyorum bile..

Neden dolar artışı halkın tercihini bu kadar etkiliyor?
Amiyane tabirle ‘’Türkiye vatandaşına ne yaparsan yap hoş görür ama cebinden para alınırsa babasını bile tanımaz..’’ Öteden beri iddiam odur ki iktidar partisinin seçim oy oranı hep dolarla ters orantılıdır.. Dolar bugün 2.5 TL’ye düşsün AKP oranı yüzde 55-60 olur..

Peki, AKP neyi planlıyor?
Valla 2017-2018 yıllarında ortalığı derleyip toplamayı hesaplıyor, TBMM’den 330’u bulursa 2017-Mart ayında başkanlık için anayasa değişikliği referandumu yapılacak, ondan sonra içeride ve dışarıda sakinliği kurmaya çalışacak..

Şartlar erken bir seçimi zorlar mı?
Mümkünatı yoktur. Mücbir sebep olmadıkça erken seçim olmaz..


24 Kasım 2016 Perşembe

Dolar 4 hatta 5 olur..


Merkez Bankası, bugün gerçekleştirdiği kasım ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından politika faizi 50 baz yükseldi. Yani bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 7,5’ten yüzde 8’e yükseltildi.
Dolar 3.40 TL iken saat 14.00’da bu karar sonrası 3.38’e indi. Takiben 3.44’e tırmandı ve tüm zamanların rekorunu kırdı.
Nedir bugün yaşananlar?
Ben yine bildiğim hususları açıklamaktan geri durmam. Finansal krizin ayak sesleri iyicene duyulmaya başlandı.
Ne demek finansal kriz?
Kur artışı devam edecek, döviz borçlusu firmalar zor durumda kalacak, firmalara kredi veren bankaları durumu ve zincirleme domino etkisi..
Peki, bu olası krizi en aza indirmenin yolu nedir? Mesela bugünkü Merkez Bankası faiz artışı gibi..
İşin doğrusu MB’nın tek silahı var, o da faiz artışıdır..
İyi ya, bugün faiz yarım puan arttı işte..
Anadolu da bir laf vardır: ‘’atığın taş, kurbağayı korkutmalı’’.. Hiç de etkili olmayan yarım puan faiz artışı; piyasanın bir daha faiz artışı isteme noktasına sürükledi.
Sence ne yapılmalıydı?
Şok faiz artışı.. İşte en az 3 puan hatta 5 puan artırma..
Ne olur o zaman?
Dolar spekülasyonu bozulur.. Alanlar, satanların altında kalır..
Peki, haftaya MB yarım puan daha faiz artırırsa ne olur?
Dolar yine yükselir, piyasa artık senin hamle elinin zayıf olduğunu görmüştür.
Peki, MB piyasaya yüklü dolar satsa ne olur?
Hiçbir şey.. Hazır elindeki rezervleri tüketmiş olursun..
Çare nedir?
Şok faiz artışından başka hiçbir adım kalmamıştır.
Olmazsa ne olur?
Dolar 4 hatta 5 bile olur, bu da finansal krizin en alasını yaşatır..