Rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2016 Perşembe

ABD-FETÖ-AKP ittifakı çöktü..


Hani biraz hafızamız zayıftır ya, hani hafıza nankördür ya, hani her şeyi çabuk unuturuz ya ama bir resim vardır asla unutulmaz..

Yıl 2012,

Yer İstanbul,

Toplantı konusu Suriye ve Esad Rejimi,

Toplantı aktörleri: Dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton,

Neye anlaştılar?

İsyancıları ya da Esad rejimine karşı savaşanları ‘Özgür Suriye Ordusu’ (ÖSO) adı altında toplamak ve Suriye rejimini bitirmek..

Anlaşmanın anısına ve şerefine eller havada ‘ŞAK’ yaptılar..

Aradan 4 yıl geçti ve 2016 yılı biterken ne oldu?

Bir kere bu anlaşmaya imza atan aktörlerden hem Davutoğlu hem de Clinton dünya siyaset sahnesinden alaşağı edildi ve silindiler..
CLİNTON’ı bilmem ama DAVUTOĞLU kelepçe yerse hiç şaşırmam..

İkincisi artık ABD-FETÖ-AKP ittifakı çöktü..

En önemlisi Esad-Rusya-İran ve AKP ittifakı doğdu..

Hangi etmenler bu yeni ittifakı doğurdu?

-15 Temmuz FETÖ darbe girişimi,

- ABD’nin, Kuzey Suriye’de Kürt kuşağı oluşturma projesi,

- IŞID’ın özellikle Kilis ilimize neredeyse her gün roket atması,

-PKK’nın hem Türkiye içinde hem de Suriye içinde bölge ülkeleri tarafından aktör olarak tanınması..

Peki, bu geçen 4 yılın hatası nasıl telafi edilecek?

Valla demokrasilerde telafi merkezi seçim sandığıdır. Başka da yol yöntem yoktur.

Tamam, diğer sorum: ‘Fırat Kalkanı’ harekatı doğru mu?

Yüzde 100 doğrudur..

Peki, neden 4 yıl beklendi? IŞID Kobani’yi işgal ettiğinde Barzani yerine Türkiye müdahale etseydi daha iyi olmaz mıydı?

Kesinlikle doğrudur. 4 yıl beklemesi yüzde 100 hatadır.. Eğer o günlerde yapsaydı, bugün itibarıyla bölgenin en saygın, en prestijli ülkesi olabilirdi..

Peki, 2012 yılında ordu içinde FETÖ yapılanması Türkiye’yi manipüle etmiş olabilir mi?

Tam da bam teli burasıdır. İyi ki de FETÖ’cü askeri kadrolarla beraber Suriye’ye müdahale edilmemiş..

Neden?

ABD’nin aparatı olan FETÖ’cü zihniyet ülkemizi de rezil ederdi..

Hatasıyla, sevabıyla 2016 yılı sonunda, Suriye’de, yepyeni bir evreye girildi, ‘Fırat Kalkanı’ harekatında bizi ne bekliyor?

Söylemeye dilim varmıyor ama çok şehitli bir yıl bizi bekliyor..

Neden?

İlki sokak savaşları çok zor ve çetindir. Kayıp verme olasılığı çok yüksektir.
Diğer etmen ise ABD’nin, Suriye’de dışlanmışlık ve yenilgi ruhundan çıkmak için yapamayacağı çılgınlık yoktur.

Benden bu kadar, herkese sağlıklı, mutlu bir 2017 yılı geçirmek dileğiyle..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



24 Şubat 2016 Çarşamba

Emperyalizm için değişen taktik yok..


Dominant ABD, yeni yetme Rusya geçmişte olduğu gibi 2016 yılında da aynı emperyal taktiği izliyor..

İşte Arap baharında din odaklı bölme taktiğini tutunda, ta 60 yıl öncesinde düşünce odaklı halkı bölme taktiği maalesef klasik hale gelmiştir..

Tesadüfen ‘’71-Ateş Altında’’ isimli bir filmi izledim.. Yıl 1950, DÜŞÜNSEL temelde sol ve sağ olarak ayrılmış, ancak aynı ırka, aynı inanca sahip birbirilerini öldüren Kuzey ve Güney Kore vardır.. Yıl 2016 olup hala Güney Kore-Kuzey Kore halkları birbirine düşmanlardır..

Filmde de görüleceği üzere Güney Kore’ye silah ve askeri desteği ABD sağlıyor, o yıllarda Menderes hükümetinin kararıyla Türkiye’den 1 tümen askeri birlik Güney Kore’ye destek için savaşmaya gitmişti ya..

Kuzey Kore’ye ise Çin ve Rusya her türlü desteği veriyor..

Vay anasına arkadaşlar! Aradan neredeyse 66 yıl geçmiş ama aynı emperyal taktik Suriye’de uygulanıyor..

Altı çizilmesi gereken Emperyal amacın gerçekleşmesi için her şey mubahtır. İşte Suriye’de faaliyet yürüten PYD’ye hem ABD’nin hem de Rusya’nın desteği bu bağlamda değerlendirebilinir..

Türkiye’nin DÜŞÜNSEL olarak yani sağcı-solcu ayrımıyla bölünmesi için deli gibi uğraştılar ama başarısız oldular..

1984 yılından beri 2 ayakta bölme strateji yürütüyorlar..

Kim ya da kimler?

ABD, Rusya ve diğerleri..

İlk ayak etnik olup 30 yıldır uğraşılıyor.. Kürtlerin ve Türklerin düşman olması ve ayrılması temel hedeftir..

İkinci ayak, inanç odaklı olup Alevi ve Sünni olarak ayrılmasıdır..

Yani ‘’A’’ planı olmazsa ‘’B’’ planı devreye girer..

Bu stratejinin süresi var mıdır?

Yoktur, maskeler değişir ama strateji gerçekleşinceye kadar sürer..

Belki 50 yıl daha ülkemizde bu kargaşa sürecektir.

Ne zaman biter?

Türkiye etnik olarak ne zaman bölünürse emperyal hedefe ulaşılır. Hele bir de dinsel ayrım gerçekleşirse ‘’offf ballı kaymak’’ olur..

Ömer ÖZDAMAR (Yeni Sol Muhalif)
Bucak-BURDUR




21 Aralık 2015 Pazartesi

Rus savaş uçağı (SU-24) nasıl düşürüldü ve sonuçları?


Herkes bir şeyler söyledi, anlattı, gösterdi ama bir de benim kalemimden okuyun derim..

Rusya bombardıman uçağını korumasız (avcı uçağı olmadan) göndermesi bir defa büyük bir hatadır..

Malumunuz bizim RF-4 keşif uçağımız yerden füzeyle düşürüldüğü zaman da aynısını söylemiştim. Çünkü keşif uçağı tek başına göreve çıkmaz.. Aynı şekilde bombardıman uçakları da tek başlarına göreve gönderilmez..

Neyse biz gelelim Rus SU-24 uçağının düşürülmesine..

24 Kasım 2015 günü sabahleyin SU-24 uçaklarından (2) ikisine harita üzerinden gösterilerek bombalama görevi verilir..

Pilotlar hazırlıklarını tamamlar ve uçaklar pist başı yaparlar..

Bulundukları üs ya da havaalanının kulesiyle telsiz bağlantısı kurulur ve kalkış izni alınır..

Muhtemelen kule ile konuşmaları Rusça olup uçak daha kalkmadan Rus uçağı olduğu kolayca anlaşılır..

Havadadır ve rotasında seyir halindedir artık.. İşte bu zamanda dost ve düşman tüm radarların gözetimi altına girmiştir.

Radar verileriyle uçağın kimliği ve milliyeti ortaya çıkar..

Hemen İncirlik, Diyarbakır ya da Malatya’dan önleme ve angajman kuralını uygulama için F-16 av uçakları kalkar..

Bu uçaklara verilen talimat açıktır. Hava sınırı ihlali yapmaması için uyar, sonra vur..

Hakikaten önce hava sınırı ihlali öncesi hem İngilizce, hem de Rusça uyarı yapılır, yanındaki SU-24 uçağı uyarıyı ciddiye alır ve uzaklaşır.. Ama diğeri hala rotasında sınıra doğur seyir etmeyi sürdürür..

Türk F-16 savaş uçağından atılan tek bir güdümlü füze, Rus S-24 uçağını vurur ve düşürür..

Bağrış, çağrış arasında 1 ay geçti neredeyse..

Hem Ruslar, hem de Türkler bazı konuları kamuoyundan saklıyor..

Bir kere ‘’Rus savaş uçağı olduğunu bilmiyoruz’’ lafı külli doğru değildir.. Daha pist başında kalkarken Suriye mi, Rus mu anlaşılır bu bir..

Rusya’nın ‘’uyarılmadı, direk vuruldu’’ iddiası külli yalandır, çünkü beraber uçan 2 uçaktan birisi uyarı karşısında rotasını değiştiriyor, diğeri değiştirmiyor ve vuruluyor.. Uyarı yapılmadan vurulsaydı, SU-24 uçaklarının ikisi birden vurulurdu..

Bundan sonrası tamamen benim şahsi düşünce ve yorumumdur..

Keşke vurulmasıydı derim.. Çünkü Suriye paylaşılıyor, bizim çıkarlarımıza aykırı alınabilecek kararlara müdahale etme şansını sanki yitirdik.. Çünkü masaya Türkiye’yi oturtmayacaklar.. En kötüsü hem ABD hem de Rusya bu konuda mutabık kaldılar.. Yani Türkiye eski tabirli bypass oldu, oyun dışına çıkarıldı..

Vurmanın hiç mi olumlu etkisi olmadı..

Oldu tabii.. Ülkenin moral-motivasyonu açısından bomba bir görüntüdür..

Başka?

‘’Türkiye sınırını ihlal edenin başına ne geleceğini herkes görsün, buna Rusya da dahil’’ mesajı tüm dünyaya verildi..

NATO, gerçekten bir teste tabi tutuldu.. Hani ‘’NATO üyesi bir ülkeye saldırı olursa hepsini yapılmış sayılır’’ kuralı işleyecek mi, işlemeyecek mi, herkes görecektir..

Rusya ile ilişkilerde artık onarılması güç bir yara aldı.. Bu uçak düşürme olayı 10 yılda geçse hep hatırlanacak ve ilişkilerin seyrine hep yön verecektir..

Tamam, benden bu kadardır, umarım hem bilgilerinizi tazeledim hem de birazcık yeni şeyler kattım..

Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR