AKP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AKP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2016 Cumartesi

AKP NE YAPACAK?


Avrasya Kamuoyu Araştırma Merkezi (AKAM), Türkiye’nin nabzını tutan bir araştırma raporu hazırladı. 9-17 Kasım tarihleri arasında 30 il, 78 ilçede 4 bin 240 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre:
Bugün seçim olsa kararsızların dağılımıyla
AKP yüzde 45.59,
CHP yüzde 30.34,
MHP yüzde 11.21,
HDP yüzde 11.36 oy alıyor..

Ha keza 10 Ağustos 2014’te yüzde 52 ile cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’a destek yüzde 36.5’e düşmüş görünüyor..

Bu ankete göre ne beklenecek?
Bu durumda 2019’tan önce seçim olmaz bu bir.. Dolayısıyla FETÖ’nün siyasi ayağına 2019’tan önce girilemez bu da iki..

Neden AKP düşüşte?
İlk nedeni dolar artışıdır.. Eğer dolar-TL oranı 4 olursa AKP oy oranı 35 düşer, hele 5 olursa AKP bölünür ve dağılır..
Diğer nedenleri saymıyorum bile..

Neden dolar artışı halkın tercihini bu kadar etkiliyor?
Amiyane tabirle ‘’Türkiye vatandaşına ne yaparsan yap hoş görür ama cebinden para alınırsa babasını bile tanımaz..’’ Öteden beri iddiam odur ki iktidar partisinin seçim oy oranı hep dolarla ters orantılıdır.. Dolar bugün 2.5 TL’ye düşsün AKP oranı yüzde 55-60 olur..

Peki, AKP neyi planlıyor?
Valla 2017-2018 yıllarında ortalığı derleyip toplamayı hesaplıyor, TBMM’den 330’u bulursa 2017-Mart ayında başkanlık için anayasa değişikliği referandumu yapılacak, ondan sonra içeride ve dışarıda sakinliği kurmaya çalışacak..

Şartlar erken bir seçimi zorlar mı?
Mümkünatı yoktur. Mücbir sebep olmadıkça erken seçim olmaz..


14 Ekim 2016 Cuma

CHP ve AKP’nin var olacağı başkanlık sistemi..


Bugün sosyal medya Facebook üzerinden bir haber paylaştım. Neydi o?

A&G Araştırma Şirketi'nin 24-26 Eylül arasında yaptığı ankette bugün bir seçim yapılacak olsa, seçmenin yüzde yüzde 54,6'sı AK Parti'ye, yüzde 24,8'i CHP'ye, yüzde 12'si MHP'ye, yüzde 7,9'u HDP'ye oy verecek.

Başka ne diyor anket?

Halkın yüzde 93'ü FETÖ operasyonlarında mağduriyet olduğuna inanmıyor.

Bazı arkadaşlarım yorum yapmışlar. İşte ‘’bu millet layık olduğu yönetimle gider’’, işte ‘’vay halimize’’, işte ‘’yandık, kül olduk’’ mealinde kaygılar, veryansınlar..

Yorumlara katılmakla beraber halkı hiç suçlayamam. Çünkü halkın duygularını okuyamayan bir siyasi anlayış, bir siyasi parti, bir ana muhalefet CHP vardır..

Siyaseten iflas etmiş CHP, artık halkın umudu olmayı çoktan kaybetmiştir.

Neden iflas ettiği uzun konu ve şimdilik girmeyeceğim. Ama bu anket sonuçlarını okuyunca ne kadar haklı olduğumu rahatlıkla öne sürebilirim.

Peki, ben neden haklıyım?

CHP, 2015-Temmuz darbesinden sonra şu deklarasyonu benimseseydi ne olurdu?

‘’2014 yılına kadar FETÖ ile aktif işbirliği içinde olan AKP’den ülkemizin kurtulması için halkımızla beraber çalışacağız..  Türkiye’nin FETÖ’den temizlenmesi için de her türlü siyasi desteği vereceğiz. Olabilecek mağduriyetleri hükümetle işbirliği içinde gidereceğiz.’’

CHP bu söylem pratiğinde hareket etseydi, inanın halkın teveccühü 4-5 puan artar ve psikolojik eşik olan yüzde 30’u çoktan geçerdi..

Siyaseten miadını doldurmuş olan CHP, hala uzatmaları oynuyor ve zaman kazanıyor..

Peki, ne olacak?

Bana göre gelecekte oynayacağı tek bir kozu kaldı.

O da başkanlık sistemidir.

Neden?

Çünkü CHP ve AKP’nin var olacağı 2 partili başkanlık siyasetine ülkeyi ve kendini hazırlanmaktan başka seçeneği yoktur.

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



29 Eylül 2016 Perşembe

FETÖ asla bitmez, AKP ve CHP olduğu müddetçe..


Emniyetin ve yargının neredeyse tamamı, TSK’da özellikle subayların neredeyse yarısı FETÖ’cü olmuş, devletin diğer kurumlarına da önemli oranda yerleşmiş, sonra AKP’ye karşı 2013 yılında ‘17-25 Aralık’ yaşanmış, Erdoğan önderliğinde emniyette büyük FETÖ’cü tasfiyeler olmuş ama nedense TSK ve büyük oranda yargı beklemiş.. Yüzlerce vatandaşımız şehit, binlercesi yaralı bilançosuyla 2016 yılı Temmuz-15’de darbe teşebbüsü olmuş.

Son 40 yıla dayanan ve FETÖ'yü yaratan siyasetçiler/liderler halk nezdinde aklanmadan bu hikaye bitmez..

Nasıl basiretsiz tacir/tüccar varsa basiretsiz siyasetçi/lider de vardır.

15 Temmuz’a kadar FETÖ’nün gizli/örtülü niyetini istihbaratıyla, yargısıyla, ordusuyla anlayamayan Özal, Ecevit, Çiller, Demirel, Gül ve Erdoğan gibi halkın seçtiği siyasi liderler özür diler ve bunun sorumluluğunu tamamen üstlenirler mi ve bu durum oldu mu?

Özal merhum,
Ecevit merhum,
Demirel merhum,

Halan yaşayanlardan ise Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi dönemiyle ilgili hem özür diledi, hem de kendi sorumluluğunu üstlendi.

Sayın Gül, Sayın Çiller henüz özür dilemediler ve sorumluluğu üstlenmediler..

İşin özü 2014 yılına kadar olan zaman diliminde ağırlıklı olarak
AKP’den Erdoğan, Gül, Arınç..
DSP’den Ecevit..
DYP’den Demirel, Çiller..
ANAP’tan Özal, FETÖ örgütünün darbe teşebbüsünden siyaseten sorumludurlar..

Aynı dönemde CHP ne yaptı?
Başta yargı ve emniyet olmak üzere FETÖ ile çok çetin mücadele verdi. FETÖ tehlikesi her platformda dile getirildi ve bu yüzden kaset komplosuna maruz kaldı.

Peki, meşhur ve milat olarak kabul edilen 17-25 Aralık 2013 sonrası yani 2014-2015-2016 yıllarında ne oldu?

2014 yılının Ağustos ayına kadar Başbakan Erdoğan iktidarı, kalan 2 yıllık dönemde Başbakan Davutoğlu iktidarı, FETÖ ile ne kadar mücadele etti?

İşin özü yeterince etmedi ki 2016 yılı Temmuz ayında darbe teşebbüsü gerçekleşti.

Peki, aynı dönemde Ana Muhalefet Partisi CHP, ne yaptı?

AKP’den kopan FETÖ’cülere kucak açtı mı ve yardım etti mi?

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturması üzerinden AKP’yi siyaseten yıpratmak, zayıflatmak üzere CHP ile FETÖ dirsek temasına girdi mi?

Soru olarak yukarıda saydıklarımın hepsi CHP’de az veya çok gerçekleşti. FETÖ bağlantılı kişi ve kurumların temizlenmesinde CHP, bir yerde bent/baraj oldu..

FETÖ’nün cenderesinde kalan mevcut AKP iktidarı ve FETÖ’nün kıskacında kalan CHP ana muhalefeti, ne yapabilirler?

Sadece hiç.. Türkiye’ye zaman kaybından başka işlevleri yoktur.

Peki, bizi ne bekliyor gelecekte?

Nasıl 40 yıldır PKK ile yaşamaya alıştıysak; FETÖ ile yaşamaya öyle ya da böyle alıştıracaklar..

Demedi demeyin, bizi bekleyen talihsiz gerçek budur..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



26 Mart 2016 Cumartesi

Erdoğan’ın taktiği, Davutoğlu’nun fendi..


Anlatacaklarımı anlayabilmeniz için bildiklerinizi en azından bu yazının sonuna kadar unutun..

‘Ne oldu, ne olacak?’ soruları en sevdiğim giriştir..

Önce ne oldu?

2014-Ağustos ayında yüzde 52 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçilen dönemin Başbakanı Erdoğan, AKP’nin siyaseten yarasız-beresiz geçiş dönemi yaşamasını arzuladı..

Genel geçer çoğunluğun ‘EVET’ diyeceği isimle yani Davutoğlu’yla AKP’nin konvoyu harekete geçti..

AKP’lilerin içinde dahil, özellikle sert-yumuşak tüm muhalif kesiminde ‘tamam, şimdi AKP yıkılır’ kanısı vardı.

‘7 Haziran’ seçimlerinde bu beklenti zayıfta olsa karşılandı.

Dağınık ve ne yapacağını hesaplayamayan bir muhalif kesim karşısında Duayen ve Usta Lider Erdoğan, AKP’yi bu kargaşadan çekip, düzlüğe çıkardı..

Bu işlem esnasında belli başlı yardımcı araçlar ise MHP lideri Devlet Bahçeli, Deniz Baykal, CHP ve PKK olarak sayabiliriz..

‘1 Kasım’ seçimlerinde yüzde 49 oy oranı ve 317 milletvekili çıkaran Davutoğlu’nun AKP’si en önemli, en hayati virajı sağ salim döndü..

İlk kez ‘1 Kasım’ öncesi liderlikten öte AKP seçim vaatleri ve AKP vizyonu ön plana konuldu..

Kısaca aileleriyle 3 milyona yaklaşan 700 bin taşeron işçisine kadro verilmesi, 5 yılını doldurup seçme ve seçilme hakkı da dahil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 2 milyon Suriyeli mülteciyi de eklersek; zaten yapılacak ilk seçimin uzak ara galibi belli oluyor..

Gelelim, esas oyuna..

Davutoğlu-Erdoğan ikilimi, görüş ayrılığı gibi tutum ve davranışlar bilinçlidir, böyle yansıması taktiktir, AKP’nin gelecek stratejisi yatmaktadır..

Artık muhalefete ve AKP içinden belli kesime ‘ölümü gösterip sıtmaya razı etme’ gelecek senaryosu kanaviçe gibi işlenmektedir..

Nedir o?

‘işte Erdoğan olmasın da Davutoğlu’na fit olalım’ düşüncesi; mevcut yüzde 50 muhalefet kesiminden yeterince destek bulur ve kabul görür..

Tüm yaşananları bu eksende hareket ettiğini görürsek ve anlarsak sonucun ne olacağına dair tahminlerimiz daha isabetli olur..

Önümüzdeki 3 yıl boyunca bu siyasi strateji nasıl işleyecek?

Davutoğlu-Erdoğan suni ve yapmacık görüş ayrılığı daha da zirveye çıkacak..

MHP, ya lider değiştirecek ya da sandığa gömülecek..

CHP, değişim ve dönüşüm sancısını yaşamaya devam edecek..

HDP, PKK ile ya yollarını ayıracak ya da küçük, etkisiz etnik parti olarak sahnede kalacak..

AKP karşıtı büyük çoğunluk, bu siyasi manzara karşısında ‘Erdoğan mı, Davutoğlu mu?’ tercihi yapmaya mecbur bırakılacaktır..

Yeni anayasa yapılacak ve başkanlık hiç inmemek üzere rafa kalkacak olursa; neredeyse yüzde 65-70 kesim ‘’iyi o zaman, Davutoğlu devam etsin’’ diyecektir..

AKP’de, Erdoğan sonrası geçiş süreci böylece başarıyla sonuçlanmış olacaktır..

‘2019 Genel, Yerel Seçimleri’nde Davutoğlu liderliğindeki AKP yüzde 60 civarı oy oranıyla 2023 hedefine koşacaktır..

Yapılacak anayasa değişikliğiyle 2019 yılında cumhurbaşkanı halk oyuyla değil, TBMM’de seçilecektir.
Mevcut cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 sonrası 5 ya da 7 yıl daha sarayda kalmayı sürdürecektir.

İşte bu yeni siyasi tabloya herkes razı olacaktır.

Yazı bitti, artık ne düşünürseniz düşünün ama aklınızın bir kenarında bu analizi tutun derim..

Ömer ÖZDAMAR (Yeni Sol Muhalif)
Bucak-BURDUR


2 Kasım 2015 Pazartesi

PKK mermi patlattı, AKP sandık patlattı..


Hadi önce yanıldığımı itiraf ederek genel siyasi analize başlangıç yapayım..

26 Ekim 2015 günü seçim tahminimi verdim..
AKP Yüzde 39
CHP Yüzde 29
MHP Yüzde 15
HDP Yüzde 13

1 Kasım gerçekleşmesi karşısında tek kelimeyle YANILDIM..
AKP Yüzde 49
CHP Yüzde 25
MHP Yüzde 11
HDP Yüzde 10 oy oranlarıyla sandıktan çıktı..

Valla ben şahsım adına yanıldım ve üzgünüm.. Ama koca koca anket şirketleri bundan sonra ne der, nasıl anlatır, daha kim inanır, artık orasını Allah bilir.. Gelecek yıllarda işleri çok zor çok..

Bu hafif utangaçlıktan sonra çok fazla ayrıntıya girmeden Türkiye geneli analizime başlayayım..

Bu seçim sonucun doğmasında 3 ana sorumlu vardır..

Birincisi ve en ağır vebal PKK’nın üzerindedir.. Yahu yüzde 13 oy almış, HDP varken ‘’sen niye mermi sıkarsın’’ sorusuna kim yanıt verir ve nasıl verir, hiç bilemiyorum..

Türklerin de SOL partisi olma yolunda dev bir adım atan HDP ve lideri Sayın Demirtaş, PKK tarafından resmen provoke edildi, imajları yerlere sürüldü, maalesef siyaseten silindi..
Çok net şunu söyleyebilirim, ‘’PKK mermi patlattı ve kan akıttı; AKP’ye de oluk oluk seçmen aktı’’

İkinci vebal ise Sayın Bahçeli üzerindedir.. Daha 7 Haziran gecesi ‘’erken seçim’’ diyerek hem kendisini, hem de MHP’yi siyaseten iflasa sürükledi..

Sana oy veren 6 milyon seçmen ‘’AKP’den hesap sorulsun, her şey ortaya dökülsün’’ dedi ama sen bunun olmaması için gizli ya da açıktan AKP’ye yardım ettin.. Uzlaşmaz tutum ve görüntüsüyle TBMM Başkanlığını kaybeden Sayın Bahçeli ve MHP için hazin sonun kaçınılmaz başlangıcı oldu..

Belki de en az suçlu ve üçüncü vebal sahibi, Sayın Kılıçdaroğlu’dur..

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile Sayın Baykal’ın gizli görüşmesine tepkisiz kalması, yüzde 60’lık bloğa önderlik yapamaması, 20-25 gün süren koalisyon görüşmeleriyle AKP’nin erken seçim için zaman kazanmasına yardımcı olması gibi siyaseten yetersizliğini sayabilirim..

Tamam, düne dair kişisel siyasi analizim bu kadardır..

Yarın ne olacak?

Bir kere 2019 yılı, Kasım ayına kadar siyaset tatile girdi.. Herkes dağılsın, işine gücüne baksın..

Bu arada kimse canını sıkmasın, çoğu zaman kafandaki doğrular, sokakta karşılığını bulmaz, yaşamın değişkenliği ve gerçekliği tam da budur..

Sosyal demokrat, aydın insanlar çok inandığı haklılığını anlatmaya belki ömürleri yetmez ama nesilden nesile taşınır, durur..

Herkes önüne bakmak zorundadır.. Dün yaşandı ve bitti.. Artık bugün ve yarın var..

Zaten gelecek yıllarda; bir tarafta sağ cenahın AKP’si, bir tarafta sol cenahın bir partisi (bu asla CHP olmaz) olur.. Böylece ABD sisteminin benzeri Türkiye’ye uyarlanır.. Başkanlık olmasa bile işte yarı başkanlık gibi bir sistem gelecek 5-10 yıllık vadede Türkiye’ye gelir..

Keşke herkes 2014 yılında kaleme aldığım ‘’DÜŞ’e Yazdım’’ DENEME kitabımı okuyabilseydi, ne demek istediğim daha rahat anlaşılır ve bugünlerin yaşanacağına dair daha kolay tahminde bulunabilirdi..

Saygı ve sevgilerimle..

Yazar Ömer ÖZDAMAR



3 Mayıs 2015 Pazar

CHP-AKP koalisyonuna hazır mısınız?


Seçimlere 34 gün kaldı.. HDP barajı geçtiği her halükarda AKP için iktidar çoğunluğunu kaybetme riski gün ve gün artıyor..

8 Haziran sabahı bu risk gerçekleşirse, ne olur?

Çözüm sürecine daha yüksek oranda paydaşlara gereksinim vardır. AKP-CHP Koalisyon hükümeti de yüzde 70’lere dayanan çoğunluğu temsil edecektir.

İster üst akıl deyin, ister küresel lobi deyin, ne derseniz deyin ama herkes bu olasılığa hazırlık yapıyor..

Ha olur mu?

Olur..

Ama başarı ve uyum zor..

Sayın Başbakan Davutoğlu da bu formüle sıcak bakar mı?

Bakar..

Neden?

Çünkü böylece başkanlık tartışması tamamen gündemden çıkar..

Sayın Erdoğan, usluca sarayında oturur artık..

Hem Davutoğlu, hem de Kılıçdaroğlu, koalisyon hükümetini sürdürmek için sarayı bypas (devre-dışı) bırakmak zorundalar zaten..

Saray ne yapar?

Sayın Erdoğan önünde 2 yol kalır.. Ya kabullenme ya da rest çekme..

Rest çekme hangi hamleyi kapsar?

Davutoğlu’nu aforoz etmekten tutun da, AKP’nin tekrar başına gelmek bile opsiyon dahilindedir..

Şimdi anladınız mı, seçimin neden AKP-HDP arasında geçtiğini?

Her iki siyasi hareket ölüm-kalım mücadelesindeler..

CHP ve MHP zaten dünü ve bugünü bellidir, yarını ise mevcut siyasi denklemi etkilemez..

Ama AKP ve HDP için aynı savlar ileri sürülemez..

HDP barajı geçemezse kısa vadede darmadağın olur..

Ha keza AKP iktidar çoğunluğunu kaybederse uzun vadede darmadağın olur..

İşte bu seçim, o kadar mühim ve kritik sonuçlara gebedir..




14 Nisan 2015 Salı

Burdur 2015 seçim sonucuna dair tahmin ve analiz..


İlçe adı:                    Seçmen sayısı:
BURDUR MERKEZ      71.035
AĞLASUN                    6.982
ALTINYAYLA                 4.433
BUCAK                         46.461
ÇAVDIR                       9.881
ÇELTİKÇİ                     4.606
GÖLHİSAR                  16.699
KARAMANLI                 6.427
KEMER                        3.106
TEFENNİ                      8.035
YEŞİLOVA                   14.101
Toplam                        191.101

BURDUR ili sınırları içinde yaşayan toplam seçmenin:
118.864 Merkezlerde,
5.464 Beldelerde,
67.438 Köylerde yaşamaktadır.

BURDUR merkez, Bucak, Gölhisar, Yeşilova ilçelerinde duruma bakmak, seçimin ne olacağına dair bilgileri yeterlidir.. Çünkü toplamın neredeyse 5/4’ü yani 150 bine yakın seçmen buralarda kümelenmiştir.

Önce BURDUR merkez, Bucak, Gölhisar, Yeşilova ilçelerinde 2007 ve 2011 Genel Seçim Sonuçları’na göz atalım, sonra tahmin yapalım..

Burdur Merkez 2007 genel seçimleri geçerli oyların dağılımı:
AKP yüzde 36,51 oranında 20.669 oy,
CHP yüzde 28,29 oranında 16.013 oy,
MHP yüzde 19,75 oranında 11.179 oy..
Burdur Merkez 2011 genel seçimleri geçerli oyların dağılımı:
AKP yüzde 41,50 oranında 25.954 oy,
CHP yüzde 32.60 oranında 20.388 oy,
MHP yüzde 18,69 oranında 11.688 oy..
Burdur Merkez 2015 genel seçimleri geçerli oyların dağılımı TAHMİNİ:
AKP 20 bin civarı oy,
CHP 25 bin civarı oy,
MHP 15 bin civarı oy alır..

Yeşilova İlçesi 2007 genel seçimler geçerli oyların dağılımı:
CHP yüzde 33.43 oranında 4.336 oy,
AKP yüzde 29.76 oranında 3.861 oy,
MHP yüzde 19.26 oranında 2.498 oy,
DP yüzde 6.78 oranında 880 oy..
Yeşilova İlçesi 2011 genel seçimler geçerli oyların dağılımı:
CHP yüzde 42.08 oranında 5.219 oy,
AKP yüzde 36.39 oranında 4.514 oy,
MHP yüzde 14.66 oranında 1.818 oy..
Yeşilova İlçesi 2015 genel seçimler geçerli oyların dağılımı TAHMİNİ:
CHP 5.500 oy,
AKP 4.000 oy,
MHP 2.000 oy..

Gölhisar İlçesi 2007 genel seçimler geçerli oyların dağılımı:
AKP yüzde 55.36 oranında 7.313 oy,
MHP yüzde 12.74 oranında 1.642 oy,
CHP yüzde 12.16 oranında 1.567 oy,
DP yüzde 11.48 oranında 1.479 oy,
Gölhisar İlçesi 2011 genel seçimler geçerli oyların dağılımı:
AKP yüzde 63.39 oranında 8.754 oy,
CHP yüzde 15.72 oranında 2.171 oy,
MHP yüzde 12.70 oranında 1.754 oy,
Gölhisar İlçesi 2015 genel seçimler geçerli oyların dağılımı TAHMİNİ:
AKP 8.000 oy,
CHP 2.000 oy,
MHP 2.500 oy..

Bucak İlçesinde 2007 genel seçimlerinde geçerli oyların partilere göre oy dağılımı:
AKP yüzde 55 oranıyla 19.250 oy,
MHP yüzde 16 oranıyla 5.840 oy,
CHP yüzde 12 oranıyla 4.205 oy,
Bucak İlçesinde 2011 genel seçimlerinde geçerli oyların partilere göre oy dağılımı:
AKP yüzde 59 oranıyla 23.247 oy,
MHP yüzde 20 oranıyla 7.876 oy,
CHP yüzde 15 oranıyla 5.873 oy,
Bucak İlçesinde 2015 genel seçimlerinde geçerli oyların partilere göre oy dağılımı TAHMİNİ:
AKP 20 bin oy,
MHP 12.000 oy,
CHP 5.000 oy..

Buraya kadar kim ne aldı?
AKP 52 bin oy,
CHP 38 bin oy,
MHP 31 bin 500 oy..

Geriye Ağlasun, Çeltikçi, Karamanlı, Altınyayla, Kemer, Çavdır içlerine ait 40 bin civarında oy kalıyor.. İşte bunları da dağıtın..

Hadi bir de geneli vereyim ve tahminimi söyleyeyim..
Burdur genelinde 2007 yılı seçimlerinde geçerli oyların partilere göre dağılımı şöyle olmuştur:
AKP yüzde 41.44 oranında 65.479 oy,
CHP yüzde 21.31 oranında 33.673 oy,
MHP yüzde 18.63 oranında 29.437 oy,
DP yüzde 9.69 oranında 15.303 oy,
GP yüzde 2.57 oranında 4.059 oy,
SP yüzde 2.51 oranında 3.969 oy..
Burdur genelinde 2011 yılı seçimlerinde geçerli oyların partilere göre dağılımı şöyle olmuştur:
AKP yüzde 48.96 oranında 81.281 oy,
CHP yüzde 25.37 oranında 42.113 oy,
MHP yüzde 18.65 oranında 30.965 oy..
Burdur genelinde 2015 yılı seçimlerinde geçerli oyların partilere göre dağılımı TAHMİNİ şöyle olur:
AKP 70 bin oy, (11 bin oy kayıp)
CHP 45 bin oy, (3 bin oy artış)
MHP 40 bin oy, (9 bin oy artış)
SP-BBP ittifak 5 bin oy..

Şimdide neden böyle bir tahmin yaptım?
Kayıp gerekçeleri:
-Aday belirleme..
-Bölünme..
-Motivasyonsuzluk..
-Genel konjonktür..

Artış gerekçeleri:
-Aday belirleme..
-Bucak faktörü..
-Motivasyon..
-Genel konjonktür..


7 Nisan 2015 günü de söyledim, bugün de aynı tezim de ısrarlıyım.. AKP yanlış aday belirmesi nedeniyle seçimin sonucunu 2 ay öncesinden ilan etti.. 1-1-1 olacak, kim ne yaparsa yapsın, bu sonuç değişmez..

18 Mart 2015 Çarşamba

8 Haziran sabahı AKP gider mi, kalır mı?


Bakın önce eldeki davranış ve konuşma verilerini yansıtayım, ‘gider mi, kalır mı?’ ondan sonra yorumlayayım..

AKP kurmayları son 1 aydır panik içindeler..

Başbakan Davutoğlu, kaç defa siyaseten açığa düştü..

Örnekler mi?

Yanına ekonomi kurmaylarını topladı ve ‘’şeffaflık tasarısı’’ açıkladı.. İşte herkes mal beyanında bulunacak, siyaset rant devşirme alanı olmaktan çıkarılacak..
Güzel bir proje..
Ne oldu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müdahil oldu ve seçim sonrasına ertelendi..

Başbakan Davutoğlu, Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada; 4 bakanın yüce divana sevkini düşünürken Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘hayır, olmaz’ dedi ve olmadı..

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı 8 Haziran sonrası kurulacak olası AKP hükümetinin dışişleri bakanı olarak planlayan Davutoğlu, yine açığa düştü ve 1 ay sonra Hakan Fidan istifasını ve adaylığını geri çekti, MİT’e döndü..
Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, istemedi..

En son bombayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, patlattı.. Balıkesir’de halka hitabında ‘’Kürt sorunu, morunu yoktur’’ dedi, çözüm sürecini yürüten Başbakan Davutoğlu ve ekibini açığa düşürdü..

Bakın, AKP’nin üst aklı 3 kişiye bağlıydı.. Kimdi bu siyasiler? Bülent Arınç, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan..

Ne oldu şimdi?

Bülent Arınç kenara itildi, Abdullah Gül uzaklaştırıldı ve sadece Tayyip Erdoğan kaldı..

Bu durum AKP içi siyasi mücadele ve rekabete yüzde 99 yansımıştır. Parçalı yapı haline gelmiştir ve bir şekilde devam etmektedir.. Esas gürültü-patırdı 7 Nisan sonrası kopacaktır. Milletvekili aday listeleri YSK’ya teslim edilsin ve isimler açıklansın; offf, ortalık nasıl toz-duman olacak, işte o vakit göreceksiniz..

Siz bakmayın, anket şirketlerinin açıklamasına.. Zaten sadece 2 şirket açıklıyor. Onlarda işte zoraki yüzde 47 falan diyorlar.. Yüzde 40 ve civarı gösteren anket şirketi asla kabul görmüyor, gerekirse o şirketin üzerine maliyeciler gönderiliyor.. Örnek mi? Gezici anket şirketine yapılan mali polis baskını..

Cemaat zaten 1,5 yıldır AKP ile savaş halinde.. Tüm yazılı ve görsel medyası sabahtan akşama kadar AKP aleyhinde ne kadar bilgi varsa pompalıyor..

Dış etkenlerin saldırısı ve baskısına ilaveten Merkez bankası-Cumhurbaşkanlığı kavgasının da eklenmesiyle Dolar-TL 2.60 civarındadır..

Peki, bu kadar veriden sonra seçimlere takriben 80 gün kala durum nedir?

8 Haziran sabahı AKP gider mi, kalır mı?

Valla ‘kesin gider’ diyemem ama zayıflayacağı mutlaktır.. Siz bakmayın 400 milletvekili istemeyi falan, gerçek şudur ki 276’yı bile kıl payı bulabilir..

Oy oranları ne olur?

Valla artı-eksi 2 yanılma payıyla tahminim şöyledir:
AKP Yüzde 40,
CHP Yüzde 28,
MHP Yüzde 16,
HDP Yüzde 11,
Diğerleri Yüzde 5..

Çıkaracağı milletvekili sayısı:
AKP 270-290 arası,
CHP 140-160 arası,
MHP 80-100 arası,
HDP 50-70 arası..

Bakalım, 8 Haziran sabahı bu tahmin ve öngörüm yatacak mı, tutacak mı?