başkanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başkanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2016 Cuma

CHP ve AKP’nin var olacağı başkanlık sistemi..


Bugün sosyal medya Facebook üzerinden bir haber paylaştım. Neydi o?

A&G Araştırma Şirketi'nin 24-26 Eylül arasında yaptığı ankette bugün bir seçim yapılacak olsa, seçmenin yüzde yüzde 54,6'sı AK Parti'ye, yüzde 24,8'i CHP'ye, yüzde 12'si MHP'ye, yüzde 7,9'u HDP'ye oy verecek.

Başka ne diyor anket?

Halkın yüzde 93'ü FETÖ operasyonlarında mağduriyet olduğuna inanmıyor.

Bazı arkadaşlarım yorum yapmışlar. İşte ‘’bu millet layık olduğu yönetimle gider’’, işte ‘’vay halimize’’, işte ‘’yandık, kül olduk’’ mealinde kaygılar, veryansınlar..

Yorumlara katılmakla beraber halkı hiç suçlayamam. Çünkü halkın duygularını okuyamayan bir siyasi anlayış, bir siyasi parti, bir ana muhalefet CHP vardır..

Siyaseten iflas etmiş CHP, artık halkın umudu olmayı çoktan kaybetmiştir.

Neden iflas ettiği uzun konu ve şimdilik girmeyeceğim. Ama bu anket sonuçlarını okuyunca ne kadar haklı olduğumu rahatlıkla öne sürebilirim.

Peki, ben neden haklıyım?

CHP, 2015-Temmuz darbesinden sonra şu deklarasyonu benimseseydi ne olurdu?

‘’2014 yılına kadar FETÖ ile aktif işbirliği içinde olan AKP’den ülkemizin kurtulması için halkımızla beraber çalışacağız..  Türkiye’nin FETÖ’den temizlenmesi için de her türlü siyasi desteği vereceğiz. Olabilecek mağduriyetleri hükümetle işbirliği içinde gidereceğiz.’’

CHP bu söylem pratiğinde hareket etseydi, inanın halkın teveccühü 4-5 puan artar ve psikolojik eşik olan yüzde 30’u çoktan geçerdi..

Siyaseten miadını doldurmuş olan CHP, hala uzatmaları oynuyor ve zaman kazanıyor..

Peki, ne olacak?

Bana göre gelecekte oynayacağı tek bir kozu kaldı.

O da başkanlık sistemidir.

Neden?

Çünkü CHP ve AKP’nin var olacağı 2 partili başkanlık siyasetine ülkeyi ve kendini hazırlanmaktan başka seçeneği yoktur.

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



4 Mart 2016 Cuma

Başkanlık mı, kuvvetli başbakanlık mı?


Hemen bodoslama gireyim konuya..

BAŞKANLIK mümkün değil olmaz..

Ama kuvvetli BAŞBAKANLIK makul ve mantıklıdır..

Peki, neden ya da hangi siyasi mülahazalarla tezimi destekliyorum?

Bir kere AKP 317 milletvekili var, meclis başkanını çıkarırsak 316 kaldı.. Referandum için 330 milletvekili lazım..

Eksik 14 milletvekili nereden bulursun, artı gizli oylamada AKP içinde fireleri nasıl engellersin?

Hadi Baykal’dan, MHP’den buldun diyelim ve referanduma gittin..

Milletin yüzde 51’i EVET der mi?

O da zor.. Çünkü hala millet başkanlık deyince ne olacak, bilmiyor.. Bilmediği bir konuya da EVET demez.. Hatta halk der ki ‘’Erdoğan tekrar başbakan olsun, Davutoğlu da sembolik Cumhurbaşkanı..’’

Erdoğan ve çevresi, enerjilerini boşuna ve hiç olmayacak kanala harcıyorlar, bence tabii..

Hepimizin aklına gelen soru şudur:

İyi de bu olmadı, şu olmadı, o zaman Sonbahar’da erken seçim olur, 330 milletvekili bulur ve anayasa değişir, başkanlık gelir mi?..

Gelmez.. Gelmediği gibi çok tehlikeli siyasi hamle olur..

Neden?
Çünkü Sıkıntılar arttıkça artıyor.. Sonbahar’da erken seçim denirse millet ‘’daha yeni tercihimi kullandım, başlarım senin seçimine’’ deyip beklenen sonuçları ters yüz edebilir..

Kime verir oyları?

Valla bulur millet, kızdı mı kızar arkadaş..

Yani sen de Şamil Tayyar gibi düşünüyorsun; ‘kuvvetli BAŞBAKANLIK ‘ formülünde ısrar ediyorsun?

Ben neden ısrar edeyim ki, okuduğum siyasi manzara öyle diyor..

Bakın, size başka bir pencere daha açayım..

Sonbahar’a kadar MHP’de sular durulur, amma öyle, amma böyle genel başkanı bulunur.. Olası seçime derli toplu girebilir..

CHP için de benzer şeyleri söyleyebilirim.. Kurultay, bağrış-çağrış artık bitti, herkes olası erken ya da vaktinde ilk seçime kilitlendi..

Kaotik ortamın hiç bitmeyeceği tek siyasi parti HDP’dir..

Hadi size iyi günler, benden bu kadar..

Ömer ÖZDAMAR (Yeni Sol Muhalif)
Bucak-BURDUR

İnstagram : https://instagram.com/omerozdamar/

6 Mart 2015 Cuma

‘7 Haziran’ sonrası yeni Türkiye mi, başka bir Türkiye mi?..


Kim ne derse desin AKP düşüşte.. Hele bu doların gidişini dizginleyemezlerse; seyret ki olacakları..

Abi, dolar endeksli oy oranını bile söyleyebilirim.. Haziran ayında dolar, 2.70 TL ve yukarısında kalırsa; mümkünatı yoktur ki AKP’nin oyu yüzde 40 ve üzeri olsun.. Hele 3 TL bir dolar olursa; yüzde 35 bandına gelir..

Nedeni ise her şeyin fiyatı artacak, alım gücü azalacak ve vatandaş kızacak..

Dolar artışının esas faturası 1-2 ay sonra çıkacaktır.. İlk işaretleri verildi bile.. Et ve et ürünleri fiyatı fırladı, hayvan yem fiyatları fırladı, ithal kömür fiyatı fırladı, benzin, mazot fiyatı fırladı..

Bundan sonra dolar artışı bahanesiyle artık her ürün fiyat artışına gidecektir..

O kadar zor durumdalar ki en sonunda Sayın Abdullah Gül’e bile fit olacaklar.. Daha 6-7 ay önce AKP’li olması için Kayseri AKP İl binasını adres gösterenler; milletvekili adayı olmasında ‘hayır olacağını’ söyleme noktasına sürüklendiler..

AKP kurmayları, olası başarısız seçim sonuçlarında darmadağın olacaklarını öngörebiliyorlar.. AKP’yi bir arada tutan tutkalın iktidar gücü olduğunu çok iyi biliyorlar..  İktidar gücü zayıfladığı andan itibaren kaçışlar başlar, artık parti binasında çaycılar bulunmaz..

Gelelim olası ‘7 Haziran’ senaryosuna..

Eğer yüzde 40 ve aşağı oy alınırsa; sonbahar’da yapılacak büyük kongrede Sayın Abdullah Gül, genel başkanlığa aday gösterilecektir.. Böylece Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrar ettiği kuvvetli başkanlık, zayıf Başbakanlık modeli çöpe atılacaktır.. Çünkü Sayın Gül, başkanlık sistemini uygun bulmadığını çok kez ifade etmiştir.

AKP için ne yapıp, ne edip iktidarın sürmesi lazımdır.. Çünkü partinin bekası buna bağlıdır.

Tek partner HDP gözükmektedir. HDP barajı geçerse ki geçmesi için kamuoyunda imaj ve algı çalışması yapılıyor..
Örnek mi?
Hükümet-İmralı-Kandil-HDP ortak Dolmabahçe açıklaması, 10 maddelik çözüm süreci ve silahların bırakılması falan bu bağlamda düşünülmelidir.. Siz bakmayın Demirtaş’ın hükümete yüklenmesini ya da hükümetin HDP’ye laf etmesini, hepsi danışıklı dövüştür..

Velhasıl HDP barajı geçerse AKP, muhtemelen 250-260 milletvekilli sayısına ancak ulaşacaktır. HDP ise 60-70 milletvekilliği kazanacaktır. İşte o zaman hem AKP iktidarı sürecek, hem de ‘güle oynaya’ anayasa değişikliği başta olmak üzere çözüm süreci nihayete erdirilecektir.

Yok, HDP barajı geçemezse işte o zaman ‘B’ senaryosu uygulanacaktır. HDP sıfır çekecek, kazanacağı milletvekilinin yüzde 90’nı AKP alacak ve iktidarda kalmak için 300 milletvekili sayısına kolayca ulaşılacaktır.

Dünya para sistemi ve Türkiye’nin geleceğini kurgulayanlar asla başka bir seçenek içinde baz senaryo düşünmüyorlar..

Peki, bu dolar-faiz savaşı ne olacak?

Döviz lobisi atak üstüne atak yapıyor ve sürekli saldırıyor..

Kime karşı?

Faiz lobisine..

Kim kazanır?

Her ikisi de..

Kim kaybeder?

Sabit ücretli çalışanlar, memurlar, işçiler ve emekliler..

Bir diğer tehlike ise ithal ham madde üzerinde çalışan fabrikaların, firmaların, şirketlerin bir kısmı batabilir ve işsizler de doğabilir..

‘7 Haziran’ sonrası artan enflasyon nedeniyle faizler yukarı gidecek, dolar 3 TL’de duracak, olası AKP-HDP hükümetince bu paradigma üzerinden yeni bir sayfa açılacak..

Bana göre dışarıdaki parasal fonlar ve spekülatörler bu beklentiyi satın alıyorlar..


Sonuç: Yeni Türkiye değil ama başka bir Türkiye bizi bekliyor..