2 Kasım 2015 Pazartesi

PKK mermi patlattı, AKP sandık patlattı..


Hadi önce yanıldığımı itiraf ederek genel siyasi analize başlangıç yapayım..

26 Ekim 2015 günü seçim tahminimi verdim..
AKP Yüzde 39
CHP Yüzde 29
MHP Yüzde 15
HDP Yüzde 13

1 Kasım gerçekleşmesi karşısında tek kelimeyle YANILDIM..
AKP Yüzde 49
CHP Yüzde 25
MHP Yüzde 11
HDP Yüzde 10 oy oranlarıyla sandıktan çıktı..

Valla ben şahsım adına yanıldım ve üzgünüm.. Ama koca koca anket şirketleri bundan sonra ne der, nasıl anlatır, daha kim inanır, artık orasını Allah bilir.. Gelecek yıllarda işleri çok zor çok..

Bu hafif utangaçlıktan sonra çok fazla ayrıntıya girmeden Türkiye geneli analizime başlayayım..

Bu seçim sonucun doğmasında 3 ana sorumlu vardır..

Birincisi ve en ağır vebal PKK’nın üzerindedir.. Yahu yüzde 13 oy almış, HDP varken ‘’sen niye mermi sıkarsın’’ sorusuna kim yanıt verir ve nasıl verir, hiç bilemiyorum..

Türklerin de SOL partisi olma yolunda dev bir adım atan HDP ve lideri Sayın Demirtaş, PKK tarafından resmen provoke edildi, imajları yerlere sürüldü, maalesef siyaseten silindi..
Çok net şunu söyleyebilirim, ‘’PKK mermi patlattı ve kan akıttı; AKP’ye de oluk oluk seçmen aktı’’

İkinci vebal ise Sayın Bahçeli üzerindedir.. Daha 7 Haziran gecesi ‘’erken seçim’’ diyerek hem kendisini, hem de MHP’yi siyaseten iflasa sürükledi..

Sana oy veren 6 milyon seçmen ‘’AKP’den hesap sorulsun, her şey ortaya dökülsün’’ dedi ama sen bunun olmaması için gizli ya da açıktan AKP’ye yardım ettin.. Uzlaşmaz tutum ve görüntüsüyle TBMM Başkanlığını kaybeden Sayın Bahçeli ve MHP için hazin sonun kaçınılmaz başlangıcı oldu..

Belki de en az suçlu ve üçüncü vebal sahibi, Sayın Kılıçdaroğlu’dur..

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile Sayın Baykal’ın gizli görüşmesine tepkisiz kalması, yüzde 60’lık bloğa önderlik yapamaması, 20-25 gün süren koalisyon görüşmeleriyle AKP’nin erken seçim için zaman kazanmasına yardımcı olması gibi siyaseten yetersizliğini sayabilirim..

Tamam, düne dair kişisel siyasi analizim bu kadardır..

Yarın ne olacak?

Bir kere 2019 yılı, Kasım ayına kadar siyaset tatile girdi.. Herkes dağılsın, işine gücüne baksın..

Bu arada kimse canını sıkmasın, çoğu zaman kafandaki doğrular, sokakta karşılığını bulmaz, yaşamın değişkenliği ve gerçekliği tam da budur..

Sosyal demokrat, aydın insanlar çok inandığı haklılığını anlatmaya belki ömürleri yetmez ama nesilden nesile taşınır, durur..

Herkes önüne bakmak zorundadır.. Dün yaşandı ve bitti.. Artık bugün ve yarın var..

Zaten gelecek yıllarda; bir tarafta sağ cenahın AKP’si, bir tarafta sol cenahın bir partisi (bu asla CHP olmaz) olur.. Böylece ABD sisteminin benzeri Türkiye’ye uyarlanır.. Başkanlık olmasa bile işte yarı başkanlık gibi bir sistem gelecek 5-10 yıllık vadede Türkiye’ye gelir..

Keşke herkes 2014 yılında kaleme aldığım ‘’DÜŞ’e Yazdım’’ DENEME kitabımı okuyabilseydi, ne demek istediğim daha rahat anlaşılır ve bugünlerin yaşanacağına dair daha kolay tahminde bulunabilirdi..

Saygı ve sevgilerimle..

Yazar Ömer ÖZDAMAR



Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.
Yorum Gönder