AP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2017 Çarşamba

Sandıktan 'HAYIR' nasıl çıkar?


Öncelikle geçmişe ve mevcut duruma göz atalım..

Sizlere 1987 referandumunu, 2007 referandumu ve 2010 referandumunu anımsatmak isterim..

1987 referandumunda ‘’10 yıl siyaset yasağı getiren anayasa maddesinin’’ değişikliği oylandı. Özal değişmesin tarafında, Demirel, Ecevit, Erbakan ve İnönü değişsin tarafındaydı.. Kıl payı yüzde 51 ile ‘EVET’ dendi ve siyasi yasaklar kalktı..

2007 referandumunda ise bugün yaşananların ilk temeli atıldı. 367 krizi çıktı. Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi anayasa eklendi ve oylandı. Uzak ara ‘EVET’ çıktı ve 2014 yılında uygulandı.

2010 referandumu ise CHP, MHP ve diğer sol grupların HAYIR demesine rağmen AKP, Cemaat ve Liberallerin ‘EVET’ demesiyle halkoylamasında yüzde 58 aldı ve çıktı..

Bugünkü yani 2017-Nisan referandumuna gelirsek ne olur?

Mevcut konjonktür ‘EVET’ çıkacağı yönünde gözüküyor..

Bunun gerekçeleri nelerdir?

-Yüzde 52 ile seçilmiş ve halkın teveccühünü kazanmış liderin meydanlarda kendini oylatacak olmasıdır.. ‘’EVET derseniz beni seçeceksiniz’’ argümanı yürütülecek kampanyanın ana ekseni olacaktır.

-HAYIR cephesini HDP ile yani PKK ile yan yana gösterilmeye ve bu algının halk nezdinde oluşturulmasına çalışılacaktır..

Daha çok var ama saymaya gerek yoktur.

Peki, Nisan-2017 ayında ‘’HAYIR’’ çıkması için nasıl bir strateji izlenmelidir..

Saadet Partisi, BBP, DYP, AP, Vatan Partisi, DSP, sivil toplumlar, diğer siyasi partiler, Meral Akşener ile diğer HAYIR’cı MHP milletvekilleri, CHP önderliğinde oluşturacak HAYIR Şemsiye altında mutlaka toplanmalıdır.

‘’Bu konu siyaset meselesi değil, vatan millet meselesidir’’ düsturuyla sadece anayasa değişikliği referandumu için işbirliğine gidilmeli ve ortak hareket edilmelidir.

Farkındaysanız Saadet Partisi ‘HAYIR’ vereceğini açıkladı, 2 saat sonra Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Genel Merkezini ziyaret etti.. Anlayın artık ne demek istediğimi..

Bunca yıllık siyasi tecrübem ve birikimim doğrultusunda çıkan strateji budur..

Bu yapılmazsa sonuç ne olur?

‘EVET’ yüzde 55, ‘HAYIR’ yüzde 45 olur ve referandumdan partili cumhurbaşkanlığı sistemi geçer..

Yukarıdaki strateji uygulanırsa ne olur?

Maç 0-0 devam eder, son dakika golüyle bir taraf galip gelir ya, aynen o benzetmeyle 49-51 HAYIRCI’lar kazanır..

Bu yapılmazsa futbol maçı tabiriyle kafadan 2-0 EVET’çiler önde başlar..

HDP hariç HAYIR’cılar tek şemsiye altında toplanabilir mi?

Zor ama başarmaya değer..

HDP ne yapacak?

TBMM’de oylamaya katılmadı ya, değişikliğe taraf olmadı ya, muhtemelen el altından ve muhtelif iletişim kanallarında ‘HAYIR’ verme yönünde çalışacaktır.. Başkanı ve birçok milletvekili hapishanede olan bir siyasi parti hangi kampanyayı yürütecek zaten.. Takatı ve gücü yoktur..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR






28 Ocak 2014 Salı

CHP iktidar olamaz..


Yahu bunu pat diye söyleyince hemen kızmayın..

Var bir bildiğimiz, var bir tecrübemiz ki, bu yargıyı başlık yapıyoruz.

İşte bu yargımı doğrulayan veriler:

-Türkiye halkının demografik/nüfus yapısı ve siyasi tercihi..

-90 yıldır var olan CHP adının yarattığı, çelik gibi olumsuz algı..

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) sitesini açın, bakın, inceleyin..

Bu zamana kadar yapılan çok partili tüm genel seçimlerinde Türk halkının yüzde 65-70 bandında yer alan seçmenler tercihini hep sağ partiler üzerine yapmıştır. Buna karşın sol partilerin toplam alabileceği azami oy yüzde 35 civarındadır. Sadece 1977 Genel Seçimlerinde istisnai durum yaşanmıştır.

Nasıl?

Dağlara taşlara ‘Karaoğlan’ yazılmış, Kıbrıs Fatihi olmuş ve en önemlisi sol Kürtlerin oyları akmış olan CHP ve Genel Başkanı Bülent Ecevit, yüzde 44 oy almıştır. Bu oy rekoruna rağmen iktidar çoğunluğu kazanamamıştır. Karşısındaki sağ siyasi partiler (AP, MSP, MHP) yüzde 55 oy almış ve meşhur MC (Milliyetçi Cephe) hükümetleri kurulmuştur.

Gelelim CHP adının yarattığı kırılması ve onarılması zor olan çelik gibi negatif algıya..

CHP tek parti döneminde yaşanan dünya savaşları, siyasi çalkantılar, iktisadi zorluklar, ısıtılıp-ısıtılıp halkın önüne konur ve etkin siyasi propaganda malzemesi dün yapıldı, bugün yapılıyor, yarın da yapılacaktır.

Sağ cenah partiler ise bu yıpranmanın farkına varıp; hemen isim değişikliğine giderler ve bence akıllıca iş yaparlar..

İşte somut örnekler: DP Menderes, AP Demirel, DYP Demirel, ANAP Özal, AKP Erdoğan..

1980 sonrası diğer partiler gibi CHP de kapandığı için önce Halkçı Parti kuruldu, sonra SODEP kuruldu ve 2 parti birleşti ve SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) oldu. 1989 yılında SHP, ANAP karşısında İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri alarak müthiş bir yerel seçim zaferi kazandı.
Her şey normal ve siyaset doğal seyrinde akarken Deniz Baykal ortaya çıktı, ‘illa da CHP olacak, illa da genel başkan ben olacağım’ feryadıyla siyaseti duman etti. Böylece sol seçmen cenahının gelecek hayallerini yerle bir etti.

İşte kabaca anlattığım siyasi tarihimizle ve CHP ile tekrar çıkmaz yola girildi, 20 yıldır iktidar arayışı sürdü ama nafile..

Çare nedir?

Çare Sarıgül diyecek değilim:J)

CHP, anlı-şanlı tarihiyle Türk halkına veda edecek ve hemen siyasi müze haline gelecektir. Evrensel sosyal demokrat programı tam olarak bünyesine katan yeni bir siyasi parti kurulacak ve Türkiye halkına 10-15 belki 20 yıl kendini anlatacak, işte ancak o zaman iktidara gelebilecektir.

İnanın! Başka da çare yoktur.

Son söz: bu minvalde 3-4 yıl önce yine yazdım ve çok tepki aldım. Yok Soroscu, yok liboş, yok şu, yok bu gibi demedik sıfat bırakmadılar., Ama doğru bildiğime inandığım şeyleri yazmaktan asla bıkmayacağım ve ısrar edeceğim.