Meral Akşener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meral Akşener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2017 Perşembe

2019 yılına dair siyasi tahminim..


Biliyorum, daha 19 ay var, 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerine..

Ama yaşam çok hızlı ya, siyasetin de bu hızdan kalır yanı yoktur..

Mevcut konjonktür, halen süregelen siyasi atmosfer aslında seçimi bile gereksiz kılıyor..

‘Ne demek bu?’ derseniz; sonucu aşağı-yukarı belli olan seçimler için kullandığım tabirdir..

Daha açık deyişle ‘bugün seçim olsa’ başkanlığı AK Parti Genel Başkanı çok rahat kazanır, hem de 1.turda..

Bu siyasi denklemi bozacak yegane etmen Sayın Meral Akşener’in siyasi oluşum çabasıdır..

2019-Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimi adaylarından 2’si bellidir.. İlki Sayın Tayyip Erdoğan, ikincisi Sayın Meral Akşener olup CHP adayını açıklamadı, HDP aday çıkarması söz konusu değildir..

CHP’de kesin olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkan adayı olmayacağıdır..

Peki, CHP adayı kim olacak?

Kanımca ya Abdullatif Şener ya da İlhan Kesici..

Herkesin neredeyse ortak sorusu:

Sayın Meral Akşener’in, yeni siyasi oluşumda başarı şansı nedir?

Başına bir şey gelemezse (işte davalık olma, işte siyaset yapamaz hale düşmesi gibi..) kafadan yüzde 20 alır..

Zaten yüzde 8 MHP’den garanti, en az 5-6 puan AK Parti’den gelir, yüzde 2-3 CHP’den kayar..

Bu siyasi tablodan ne mi çıkar?

2019-Kasım ayı başkanlık seçimi yüzde 100 2.tura kalır..

2.tura kalan seçimin sonucu AK Parti için riski çok yüksektir..

Şunu iyi biliyorum ki, tehdit unsuru Meral Akşener, legal sınırlar içinde ‘nasıl etkisiz hale getirilir?’ sorusuna sürekli senaryo yazıyordur AK Parti kurmayları, danışmanları..

Ne olup biteceğinin en önemli işaret fişeği 2019-Mart ayında atılacaktır..

Çok net ifadeyle söylüyorum:

En son referandumunda ‘HAYIR’ çıkan Ankara ve İstanbul AK Parti’den giderse başkanlık da gider..

Peki, seçimler 2018 yılına çekilebilir mi?

Anketler ve diğer gelişmeler; AK Parti’yi belki de ilk kez seçimleri erkene çekmeye mecbur bırakabilir..

Bu kadar öngörü yeter artar..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




25 Ocak 2017 Çarşamba

Sandıktan 'HAYIR' nasıl çıkar?


Öncelikle geçmişe ve mevcut duruma göz atalım..

Sizlere 1987 referandumunu, 2007 referandumu ve 2010 referandumunu anımsatmak isterim..

1987 referandumunda ‘’10 yıl siyaset yasağı getiren anayasa maddesinin’’ değişikliği oylandı. Özal değişmesin tarafında, Demirel, Ecevit, Erbakan ve İnönü değişsin tarafındaydı.. Kıl payı yüzde 51 ile ‘EVET’ dendi ve siyasi yasaklar kalktı..

2007 referandumunda ise bugün yaşananların ilk temeli atıldı. 367 krizi çıktı. Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi anayasa eklendi ve oylandı. Uzak ara ‘EVET’ çıktı ve 2014 yılında uygulandı.

2010 referandumu ise CHP, MHP ve diğer sol grupların HAYIR demesine rağmen AKP, Cemaat ve Liberallerin ‘EVET’ demesiyle halkoylamasında yüzde 58 aldı ve çıktı..

Bugünkü yani 2017-Nisan referandumuna gelirsek ne olur?

Mevcut konjonktür ‘EVET’ çıkacağı yönünde gözüküyor..

Bunun gerekçeleri nelerdir?

-Yüzde 52 ile seçilmiş ve halkın teveccühünü kazanmış liderin meydanlarda kendini oylatacak olmasıdır.. ‘’EVET derseniz beni seçeceksiniz’’ argümanı yürütülecek kampanyanın ana ekseni olacaktır.

-HAYIR cephesini HDP ile yani PKK ile yan yana gösterilmeye ve bu algının halk nezdinde oluşturulmasına çalışılacaktır..

Daha çok var ama saymaya gerek yoktur.

Peki, Nisan-2017 ayında ‘’HAYIR’’ çıkması için nasıl bir strateji izlenmelidir..

Saadet Partisi, BBP, DYP, AP, Vatan Partisi, DSP, sivil toplumlar, diğer siyasi partiler, Meral Akşener ile diğer HAYIR’cı MHP milletvekilleri, CHP önderliğinde oluşturacak HAYIR Şemsiye altında mutlaka toplanmalıdır.

‘’Bu konu siyaset meselesi değil, vatan millet meselesidir’’ düsturuyla sadece anayasa değişikliği referandumu için işbirliğine gidilmeli ve ortak hareket edilmelidir.

Farkındaysanız Saadet Partisi ‘HAYIR’ vereceğini açıkladı, 2 saat sonra Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Genel Merkezini ziyaret etti.. Anlayın artık ne demek istediğimi..

Bunca yıllık siyasi tecrübem ve birikimim doğrultusunda çıkan strateji budur..

Bu yapılmazsa sonuç ne olur?

‘EVET’ yüzde 55, ‘HAYIR’ yüzde 45 olur ve referandumdan partili cumhurbaşkanlığı sistemi geçer..

Yukarıdaki strateji uygulanırsa ne olur?

Maç 0-0 devam eder, son dakika golüyle bir taraf galip gelir ya, aynen o benzetmeyle 49-51 HAYIRCI’lar kazanır..

Bu yapılmazsa futbol maçı tabiriyle kafadan 2-0 EVET’çiler önde başlar..

HDP hariç HAYIR’cılar tek şemsiye altında toplanabilir mi?

Zor ama başarmaya değer..

HDP ne yapacak?

TBMM’de oylamaya katılmadı ya, değişikliğe taraf olmadı ya, muhtemelen el altından ve muhtelif iletişim kanallarında ‘HAYIR’ verme yönünde çalışacaktır.. Başkanı ve birçok milletvekili hapishanede olan bir siyasi parti hangi kampanyayı yürütecek zaten.. Takatı ve gücü yoktur..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR






6 Ocak 2017 Cuma

MHP ölmüştür..


1 Kasım seçimleri sonrası HDP’nin gerisinde kalan ve 4.parti olan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye muhalefet başlatan isimler:
Meral Akşener,
Sinan Oğan,
Ümit Özdağ,
Koray Aydın olup MHP delegelerinin neredeyse yüzde 70’nin imzasıyla olağanüstü kurultay kararı alınmasına rağmen alavere-dalavere sonucunda akamete uğramış, yani sonuçsuz bırakılmıştır.

Anayasa değişikliğiyle ‘BAŞKANLIK’ getirecek sisteme ‘EVET’ diyen MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı parti içi görevlerinden istifa edenler:
Oktay Vural (Grup Başkan Vekili),
Atilla Kaya (Genel Başkan Yardımcısı) olup parti içi sağ kolları Bahçeli’yi terk etmiştir.

Anayasa değişikliğine HAYIR oyu vereceğim diyen MHP Milletvekilleri:
Kadir Koçdemir (Bursa Milletvekili),
Ümit Özdağ (MHP Gaziantep Milletvekili)
Nuri Okutan (Isparta Milletvekili),
Yusuf Halaçoğlu (Kayseri Milletvekili),
Seyfettin Yılmaz (Adana Milletvekili),
İsmail Ok (Balıkesir Milletvekili) olup disiplin süreçleri devam etmektedir..

Amma muhalif, amma anayasa değişikliği nedeniyle görevden alınan, istifa eden MHP İl, ilçe teşkilatları ile belediye başkanlarının sayısı saymakla bitmez..

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, koltuğu bırakmama pahasına artık gözü tamamen karartmış..

MHP’de birlik beraberlik dağılmış, umurunda değil..
MHP baraj altında kalırmış, umurunda değil..
Destek verdiği yeni başkanlık sisteminde MHP kapanırmış, yok olurmuş, umurunda değil..

Peki, MHP’nin geleceği ne olur?

Bence MHP ölmüştür, cenazesinin kaldırılması için musalla taşında bekliyor.. Kısaca artık MHP’nin geleceği yoktur..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR