16 Kasım 2014 Pazar

Türkiye demokrasiden uzaklaşıyor mu?..


Siyasi partiler malumunuz demokrasinin olmazsa olmaz araçlarıdır hatta varlıklarıdır. İşte o siyasi partilerdeki işleyiş ve yöntem ülkemizin demokrasi çıtasının yüksekliğini gösterir..

AK Parti’nin 900 küsur ilçede kongreleri yapılıyor, bu hafta sonu itibarıyla 450 ilçede tamamlanıyor..

Konu ne derseniz maalesef iktidar partisi tarafından demokrasinin en temel ilkesi çiğnenmektedir.

Nedir o temel ilke?

Seçim ve seçme olayı..

Seçim var ama seçme yoktur..

Kendi yaşadığım ilçe için bu konuda yazı yazdım. Özetle ‘’koskoca iktidar partisi hiç tek listeyle seçime mi gider, mutlaka iki (2) ilçe başkanı adayı
çıkması gerekir ki delegeler seçim yapabilsin. Öbür türlüsü seçim olmaz, usulen ve şeklen prosedürün yerine gelmesi yani onama olur’’ dedim.

Hızımı alamadım, AK Parti Bucak İlçe Yönetiminden birkaç kişiye de sordum:

 ‘’Neden böyle oluyor, niçin başka bir aday daha çıkmıyor?’’

Verilen yanıt enteresan ve bir o kadar kaygı vericidir:

‘’Abi, genel merkezin talimatıdır, kongrelere tek adaylı ve tek listeli gidilecektir.’’

Bucak’ta olmadı ama basından okuduğum  kadarıyla Anadolu’da bir yiğit çıkmış..

KOCAELİ'nin Kartepe İlçesi'nde gerçekleştirilen AK Parti ilçe kongresinde, seçime tek liste ile gidilmesi konusunda prensip kararına direnen ve demokratik hakkını kullanan kadın partili Hatice Bilecen, psikolojik baskılarla resmen rezil-rüsva edilmiş..
Ancak tüm baskılara direnmiş ve yönetim listesini divan kuruluna vermiş olan Hatice Hanım, demokrasi açısından gerçek bir kahramandır.

Asıl korkaklar ve demokrasi fukarası; Hatice Hanımı rencide eden, yok sayan zihniyetlerdir..

Neyse meselemize dönersek;  abi, olur mu böyle bir talimat?

AK Parti Genel Merkez’in ‘’çift aday ve liste istemiyorum’’ talimatı neyin kafasıdır arkadaş, demokrasinin en temel işlevi olan adaylık ve seçme hakkı nasıl böyle tarumar edilebilir..

Yazık, hem de çok yazık..

Tek tip, tek ses partiliden; çok sesli ve şeffaf siyaset çıkar mı?

Çıkmaz abi..

Bir de benim aklımın almadığı, bu durumu kabullenen ‘’oturaklı, kültürlü, kelli felli insanların varlığıdır..’’

Diyorlarsa; bahsettiğim çapta bir demokrasi anlayışı; ‘bize bol gelir, bize uymaz..’


O zaman yolları açık olsun, çünkü sözün bittiği noktadır..

AK-Saray mı, KRAL-Saray mı?


Hiç bu konuyu işlemedim, hatta düşünmedim bile..

Ancak AKP’lilerin ısrarla bu konuyu cansiperane savunmaya çalışmaları, kafamı karıştırdı..

Yok, vergi artışı sağlanmış, yok faiz ödemesi azmış, yok gelirler şöyle artmış..

Ehee ne olmuş?

İşte o zaman AK-Saray hakkıymış da, falan da filanmış..

İtiraf edin, kurtulun ve rahatlayın..

Bu 1.000 (bin) odalı (artı ilave 250 oda yapılacakmış) AK-Saray içinize sinmedi, manasını ve anlamlandırmada zorluk çekiyorsunuz..

Nedir bu yapı şimdi?

Ne olacak ki 5.000 (beş bin) oda olsa ne yazar, 10 bin oda olsa ne yazar?

Aslında verilen mesaj bellidir..

12 yıldır ülkeyi inşaatla büyüttüm, inşaatla zenginleştirdim, o halde ben de en sükseli, en pahalı, en şaşalı inşaatı hak ettim..

Kabul edersen, argo tabirle yersen..

Allah var ya, biraz Sayın Bülent Arınç, işte israf haramdır gibi ırın kırın yaptı fakat, onun da gücü o kadardır, kısaca AKP cenahında kimsenin hiç gıkı çıkmadı..

Doğrudur, en sükseli, en şaşalı sarayda otursun, hatta daha ileri gidiyorum; gözü olanın gözü çıksın..

Tek bir şartla ama kendi parasıyla, devletin parasıyla değil..

Bana göre verdiği başka bir mesaj ise Eski Türkiye Çankaya, Yeni Türkiye AK-Saray..

Başka bir tarifi de 2002 öncesini Çankaya, 2002 sonrasını AK-Saray sembolize ediyor..

Durum budur! Sindir sindirebilirsen.. Sindiremezsen; Afyon Kızılay’ın ürettiği maden suyu iç derim.. Hoş orası da kapandı herhalde ya..

Tek başına aldığı yüzde 52 oy, işte böyle sonuç KRAL-Saray yaptırır..

2019’da seçimi kaybederse AK-Saray olur, HALK-Sarayı…

Demedi demeyin sonra..





13 Kasım 2014 Perşembe

Paralelci-AK Parti Derin Analizi..


İşin doğrusu ‘’MİT Krizi’’, ‘’Dershanelerin Kapatılması Kararı’’, ‘’17 Aralık’’ krizlerinde hep kafam karıştı. Şimdiye kadar neyin, ne olduğunu hep anlamaya çalıştım. Ve en sonunda kesin kanaatime ulaştım.

Nasıl oldu, bu kanaat oluşumu?

Çok şaşıracaksınız ama bir spor programında netleştim..

Evet, yanlış okumadınız, Geçen Pazartesi (10 Kasım 2014) akşamı ‘Beyaz TV’de yayınlanan ‘Derin Futbol’ programında kafamda puzzle şakkatak oturdu..

Olayın kahramanları ise Nedim Şişko, Ahmet Çakar, İbrahim Hacıosmanoğlu, Aziz Yıldırım, Ertem Şener ve Ersun Yanal..

Size kısaca olayı nakledeyim..

1985-1986 sezonu olup Yeni Nazilli Spor kalecisi Nedim Şişko’ya çantacı tabir edilen aracılar; Alanyaspor adına şike teklifinde bulunuyorlar. Bu teklif sırasında Nazillispor oyuncusu Ersun Yanal da bulunuyor. Nedim Şişko kabul etmiyor, Ersun Yanal’a çok kızıyor ve emniyete, yöneticilere şikayetçi oluyor..

Tabii ki o dönemde, bu işlerin suç olmadığı için sonuç alınmıyor ve konu kapanıp gidiyor.

Nedim Şişko, 10 Kasım 2014 günü Beyaz TV’ye faks çekiyor, olayı anlatıyor ve ekranı çıkmayı istiyor. Haliyle habercilik refleksiyle Ertem Şener hemen kabul ediyor ve programa çıkarıyor.

Nedim Şişko’nun oğlu halen Samanyolu TV’de çalışıyor ve Rasim Ozan Kütahyalı’ya önceden hakaret dolu tweet atıyor..

Kanala ta gece yarısı 01.30’da (11 Kasım 2014) Trabzonspor Başkanı telefonla bağlanıyor, Ersun Yanal ile anlaşma yapılacağını söylüyor. Aynı zamanda Ersun Yanal’ın milli takım ve Fenerbahçe takımını çalıştırdığını ancak böyle bir yayın yapılmadığını ilave ediyor.

Yorumcu Ahmet Çakar, Ersun Yanal ile anlaşılması durumuna çok şiddetli muhalefet ediyor ve Trabzonspor’un şike iddiasının çökeceğini söylüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı, Ersun Yanal’ın milli takımdan kovulmasının sebebi olarak Hakan Şükür’ün aday kadroya alınmamasını gösteriyor. Böylece paralel yapının etkin olduğunu ifade ediyor. Hatta bu yüzden Aziz Yıldırım’ın, geçen sezon Ersun Yanal’ı teknik direktör olarak kabul ettiğini ilave ediyor.

3 Temmuz şike sürecini film gibi gözümün önüne getiriyorum ve olayı usul usul netleştiriyorum ve derin analizime başlıyorum..

1. Paralel yapı, devlet içinde etkin olmaya çok ama çok önceden başlıyor ama AK Parti’nin 12 yıllık iktidarı süresince zirve yapıyor.. Özellikle emniyette, yargıda köşe başlarını kapıyor..

2. AK Parti iktidarı süresince legal ya da gayri legal karşıt güçlerle büyük bir mücadeleye giriyor. Elbette en büyük partneri ya da yardımcısı paralel yapı oluyor. Hatta tabiri caizse tetikçisi oluyor.

3. 12 yıllık işbirliği ya da ortaklık bana göre ‘’Dershanelerin kapatılması kararıyla’’ sona eriyor ve geri dönülemez ayrılık-kavga başlıyor.

4. Şike soruşturmasının en büyük eksiği de burada kendini gösteriyor. Çünkü hedefe sadece Aziz Yıldırım konuluyor.

Türk futbolunda şike ve teşvik araştırılması, soruşturulması yerine Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım baş aktör yapılıyor.

Şike ve teşvik suçu işleyen diğer şahıslar, takımlar ustaca soruşturmadan ayıklanıyor ve sıyrılıyor..

Anımsadığım kadarıyla Şubat-2011 ayında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a şike dosyasıyla ilgili ilk bilgileri aktarıyor ve onay-kabul görüyor.

Şike dosyasıyla ilgili deliller bana göre doğrudur ama diğerlerinin delilleri dosyaya konulmuyor. Çünkü hedef Aziz Yıldırım.. Hedef asla Türk futbolunun şikeden ve teşvikten TOPYEKÜN kurtulması değildir.

Toparlarsam; dönemin Başbakanı Erdoğan işaret ediyor, yargı ve emniyette dominant olan paralel gereğini yapıyor..

İktidarı artık paylaşmam diyen AK Parti, tabire caizse kıçına tekme yiyen paralel yapı vardır. Bu durum AK Parti lideri Erdoğan için büyük tehlikedir.

Emniyette ve yargıda dominant olan paralel yapı; Başbakan Erdoğan’ı Silivri’ye göndermek üzere düğmeye basar..

İlk bombayı 17 Aralık 2013’te patlatır. O kadar kendine güveniyor ve emin duruyor ki hemen 2.bombayı 25 Aralık 2013’te patlatır.

Durumu kavrayan ve gücünün ne olduğunu iyi bilen, dönemin Başbakanı Erdoğan, karşı hamle yapar ve toz duman olur paralelciler..

Ve yine maalesef Ergenekon, Balyoz davalarında hiç suçu olmayan ya da uyduruk delillerle bazı insanları dosya içine katarak güç gösterisi yapan paralel, aynı zamanda kendi sonunu da hazırlar..

AK Parti Lideri Erdoğan başta olmak üzere Bülent Arınç ve diğerleri ‘’hatamızdır, gerçeği göremedik, bizi kandırdılar’’ savunması hiç de doğru değildir. Çünkü bal gibi biliyorlardı, kullandılar ve bir kenara attılar..

Şike, Ergenekon, Balyoz davaları üstüne şüphe ve şaibe çökünce ister istemez ‘17 Aralık’ soruşturması da doğru bile olsa artık kamuoyunda inandırıcılığını yitirdi..

Velhasıl ülkemiz 2002-2014 yılları arasında, böyle siyasi tahterevalli oynandı, birisi düştü, oyun da bitti..


Benim görüşüm böyledir..

12 Kasım 2014 Çarşamba

Facebook, AK Parti Bucak, Ahmet Uysal fenomeni..


Valla ben de bugün gördüm aşağıdaki linkini..

Oturdum, hepsini okudum, inceledim..

19 Ekim 2014 günü ilk iddiasını ortaya atıyor..

Kim Ahmet Uysal?

Ne diyor?

‘’Bugün Bucak Ak Parti ilçe teşkilatında 5. Olağan ilçe kongresinde delege seçimi yapılacak. Bu sebeple delege seçiminde parti üyeleri oy kullanıp delegeleri seçecek. Ancak bu seçimden ilçe teşkilatı hariç hiç bir üyenin haberi yok. Acaba bu seçimde nasıl bir oyun oynanıyor anlamış değilim..’’

İşte bu iddiaya AK Parti Bucak yöneticileri ve diğerleri cevap veriyor..

Ahmet Uysal, 08 Kasım 2014 günü 2.kez düğmeye basıyor ve şu iddiayı orta yere koyuyor:

‘’Bilindiği üzere sayılı günler kalan Bucak AK parti ilçe başkanlığı seçimi ne olacak diye herkes düşünüyor. Ama bu seçimde bucak ak parti teşkilatı hızla yıpranıyor. Teşkilatı'n içerisinde bulunan bazı kişiler kulislere başladığı duyuluyor.Tabi bazı insanlarda yeni yönetimde yer alırsam Ben bu siyasetten nasıl rant elde edebilirim düşüncesiyle hareket eden insanlar da çıkacaktır her seçimde olduğu gibi. Tabi bu insanları bucak halkı biliyor Görüyor ve Konuşuyor. Bizde konuşmaya devam edeceğiz!’’
İşte bu iddia karşısında herkes ama herkes cevap veriyor. Tabii ki esas bombayı 11 Kasım 2014 günü patlatıyor ve şunları iddia ediyor:

‘’ İşte gerçekler. Bucakta ak parti yönetiminden hiç kimse Allah rızası için siyaset yapmıyor. Anca yönetimdeki bu kişiler ceblerini doldurma yarışında . Hiç kimse Vatandaşa kulak vermiyor. Yönetimdeki kişiler kamu ihalenin peşinde koşarak bir yarış içerisinde OLDUĞUNU hissediyor galiba. Bucaklı vatandaş bunu bilmiyorum sanıyorsunuz. Vatandaş herşeyi biliyor ve görüyor’’

Buna 17 yorum yapılıyor: İşte o yorumlar:


·         Ramazan Talayman Bucaklı herşeyi görüp bildiği için %65 oy verdi ahmedim,doğru söylüyorsun...
Ibrahim Uyanık Bu arkadaş kimse beni etiketlemeyi bıraksın..
Dün, 19:03 · Beğen · 2
Ibrahim Uyanık Ben senin istediğin İbrahim Uyanık değilim:))
Dün, 19:05 · Beğen · 3
Ahmet Uysal Say'ın Ramazan Talayman ak parti gerekeni yaptı ve yapmaya devam ediyor. Bucakta kazanacak tabi hatta Türkiye'de de kazanak ama ben orda Değilim. Ben sadece bucakta ak parti yönetiminin içerisindeki Kişilerin nasıl para kazandığını merak ediyorum. Bende ak Partiliyim. Ama yönetimdeki gibi rant sağlamak için uğraşmıyorum . Bu farkı görmen gerekir.
Dün, 19:19 · Beğen · 3
Celal Öztaş Sizin gibi art niyetli insanlara cevap vermeye değmez,sende ihalelere gir ve zengin ol,,bacağından tutanmı var,,,herhalde bizden kalan bir kuyruk acın var,,sosyal medyada şirketimizin ismini karalıyorsan,,bunu Hukuki yollardan araştırarak hakkında dava açacağım,,Oğluma gelince,,biz o davalardan 2008 yılında beraat ettik,,kısacası;sana cevap vermeye bile değmez ama,,,Köpekler tanımadıkları ve bilmedikleri insanlara havlarlar...it ürür kervan Yürür,,,
21 saat · Beğen · 15
Abdülkadir Çalışkan Seni tanımıyorum muhtemelen sizde beni tanımıyorsunuz. Bir partiyi veya topyekün bir yönetimi karalayacak kadar ya bilgiye sahipsiniz veya mantığınız çamur atmak tutmazsa da iz bırakmak. Bende mensubu olmaktan onur ve gurur duyduğum Ak Partinin ilçe teşkilatındayım. Mütteki iftirasını ispatla mükelleftir. Yönetimdeki hiçbir arkadaşımın gayesinin hizmetten gayri olduğunu düşünmüyorum. Elbette her teşkilat mensubu paylaşımınıza gerekli tepkiyi gösterecektir. Şahsen ben diyorum ki Zerre Allah korkunuz varsa bu asılsız ve temelsiz ithamınızdan dolayı size hakkımı helal etmiyorum.
20 saat · Beğen · 9
Ali Has Ya bırakın bu işleri..!! Ak Parti bucak ilçe Teşkilatı'nın güzel çalışmalarını karalamaya çalışan bi vatandaş... Kuvvetle muhtemel belli ki Celal Öztaş ın dediği gibi bi yerden kuyruk acısı var..!!! Çıkar kokusu..!! Sıkmayın canınızı.. Niçin diğer siyasiler eleştirilmiyor..? Çünkü meyve veren ağaç taşlanır..!!
19 saat · Beğen · 8
Ibrahim Uyanık Benimi ariyor dersin Ibrahim Uyanık 
19 saat · Düzenlendi · Beğen · 1
Orhan Kuş ya siz bilirsiniz arkadaşlar cevap yazıp durmayın adamların derdi çamurluk başka bir şey değil olmayın muhatap.silin listelerinizdende engelleyin gitsin.güya ak partiliymiş ama taktiğini kemalın chp sinden öğrenmiş...doğan görünümlü serçe o da olmaz yani ne idü belli değil bişi.
19 saat · Beğen · 5
Ibrahim Uyanık Muhtemelen seni arıyor emmi:))
Ahmet Uysal Sizlerde aynısınız. Halkın içine çıkıpta bu millet ne diyor diye dinlemiyorsunuz. Sorun bakalım belediyenin Kıyafet ve mobilya sı kimden alınıyor. Sorun bakalım belediyenin gıda Tarzı malzemeleri kimden alınıyor. Sorun bakalım belediyenin elektirik su malzemesi kimden alınıyor. Siz siyaseti işinize geldiği gibi yapıyorsunuz. Recep Tayyip Erdoğan gibi siyaset yapan yok aranızda ve olmayacakda. Belediyeyi kendilerine peşkeş çekiyor bazı arkadaşlarınız ve sizde onları savunuyorsunuz. Tabi bunu size söylemediklerinden dolayı savunmanızı yaptınız. Sorduklarımı öğrenin birdaha yorum yapın.
Orhan Kuş Bir cümle yeter sözden anlayana, Destan yazsan fark etmez laftan anlamayana. 

Hz.Mevlana
15 saat · Beğen · 3
Okan Kara Çamur atmaya bi agiz yeter ama kanıtlamaya belge yeter ahmet uysal!! Bisey bildiğin yok ama her insanda olduğu gbi agzin var ve çamur atıyosun!!!! Gel bi bak memleketine neler neler yapiliyor ... Bucakli olmamama rağmen bucak insanini akparti yönetimini tanidiktan sonra sevdim.. Gecesini gunduzune katan süleyman mutlu ... Emrullah ünal sizin için calisiyor .. Sen sağda solda gezip millete çamur atarken o insanlar hizmet ediyor hizmet getiriyor ... Bende akparti gonullusuyum akparti teskilatindayim ve bununla gurur duyuyorum ... Bu iftiralarin benide kapsiyo .. Ama bi laf var bi lafa bakarim lafmi diye bide ........... Gerisini anlamissindir umarim seviyene inmek istemiyorum...
15 saat · Beğen · 4
Cemal Acar Her kimsen 
1 beni neden etiketledin
2 Oztaslar firmasinda dokuz sene calistim bir sikinti gormedim sadece bucakta degil ulkemizon degisik yerlerinde faaliyet gosteeren bizzat ilcemizitemsil eden bir firma olarak ostaslar gruba tesekkur ederim ayrica bucak devlet hastanesi partililere verilse idi sivas li bir firma guvenligini ve camasir hanr hizmetlerini almazdi bu da kucuk bir ornek 
3 Ak partiliyim diyorsun oyleyse sosyal medyadan camur atma gibi bir etik disi bir hareketi yapmadan bizzat gel partimiz herkese acik derdini anlat
8 saat · Beğen · 2
Nuh Özdaş Cesareti olmayanın hep bir bahanesi vardır
8 saat · Beğen · 4
Mustafa Nanecioğlu Kimsenin kimseyi zan altında bırakmasına karalamasına gerek yoktur.
7 saat · Beğen · 5
Seyit Ali Keleş bucakda okuyan öğrenciler olarak ak parti yönetiminden gençlik kollarından razıyız ne istesek ne söylesek yaptılar ve yapıyorlar derdimizi dert edindiler ak parti yapılanmasının altında tüm bucak'ı ve bucak'a okumaya gelen öğrencileri kucaklayan bir belediye başkanınız ilçe başkanınız gençlik kolları başkanınız var bucaklı olarak gurur duymalaısınız ilk geldiğimizde bucak ve bucaklılar soğuk diyorduk ama böyle güzel insanları tanıyınca bucakı ve bucaklıyı kendi memleketimizde anlatıyoruz. adem abi gibi ali abi gibi hüseyin abi gibi ve güzel yürekli süleyman mutlu gibi insanların bulunduğu bir yapılanmaya attığınız çamuru şiddetle kınıyorum. bucakda hangi vatandaşa hangi esnafa bu teşkilatdaki büyüklerimizin adıyla gittiysek hep hoşgörüyle karşılandık allah razı olsun.
4 saat · Beğen · 6
Muhammet Emin Erbil Akparti yonetimi bitti oztaslar sirketi bitti sira belediye ye geldi Ahmet Uysal kardes sen ilk once kendini bir incele annene babana bir sor bakalim nasil olmussun nasil dogmussun sana ne yedirmislerde icirmislerde boyle olmussun bu soylemlerin agir iftira ve kul hakki yarin bunlarin altindan kalkamazsin
1 saat · Beğen · 5
Ahmet Uysal Muhammet bey kul hakkının ne olduğunu biliriz. Senin bu söylemlerinle sen kul hakkı na girmiş oluyorsun. Daha belediyeyi açıklamadım bile ama biraz araştırdım satın alma memuruymuşsun. Yani alımları sen yapıyorsun. Ama seninse bi suçun yokki sana al derler sende alırsın. Sana al diyenler ne diyecek bakalım yarın yazacağım yazıya.
Bilal Akyol Delinin biri kuyuya bir taş atmış bin akıllı çıkaramamış , Muhammet Emin Erbil yarını bekleyelim ne çıkaracak yine , fuatavni gibi oldu adam ili günde:)
26 dk. · Beğen · 1
Bucak Zeybek Valla kardeşim bucaktaki yöneticilerin ne ceplerini doldurdukları var ne de bucaka bir faydaları var. işi bilmeyen adamı getirirsen ne ileri gidersin ne geri k.b ama cebini bile dolduramayan yöneticiler hakim bucaka 

Şimdi sıra bana geldi..

Bucaklı bir sokak gazetecisi-yazar olarak elbette yazılanlar dikkatimi çekti ancak anlayamadığım bazı hususlar vardır:

1. Ahmet Uysal sahteyse ya da meczupsa neden resmi partili, partisiz herkes laf yetiştirmeye ve cevap vermeye çalışıyor?

2. Ahmet Uysal, paralelci mi, değilse neci?

3. Daha yazılı hiçbir belge açıklamadan bu kadar gürültü kopartması neden?

4. Özellikle bir şirket grubunu hedef alması neden?

5. Yazılı belgeleri seçimler yaklaştıkça mı ifşa edecek?

Dışarıdan birisi olarak izlenim ve yorumum şöyledir:

Bu kişi Bucak AK Parti’yi bilen, tanıyan hatta çalışan olması gerekir. Çünkü belediyenin alım-satımına kadar her şeyini biliyor..

Tamam, muhalif gazeteci-yazarım ve daima adalet, hak, hukuk derim ama parti içinde ne olup bittiğini, parti yöneticiliği gücüyle kimlerin rant elde ettiğini, nasıl bilebilirim. Ancak içeriden birisi ifşa ederse ben ve kamuoyu haberdar olur.

Valla Ahmet Uysal’ı sıkı sıkıya takip edeceğim. Bakalım eli hakikaten güçlü mü yoksa poker tabiriyle blöf mü yapıyor?

Şu kadarını söyleyebilirim, benim de kulağıma bazı iddialar geldi ama sadece iddiadır.. Belgesi olmadığı müddetçe iddianın hiçbir hükmü yoktur.




5 Kasım 2014 Çarşamba

Burdur 3 milletvekilini de yeniliyor..


Malumunuz Burdur’un AK Parti’den 2, CHP’DEN 1 milletvekili mevcuttur.

AK Parti’den 3 dönemdir milletvekili olan Sayın Bayram Özçelik, parti tüzüğü gereği 2015-Haziran seçimlerinde tekrar aday olamayacaktır.

Yine AK Parti Milletvekili Sayın Hasan Hami Yıldırım, istifa etti ve bu sayfayı kapattı.

CHP’den 3 dönem milletvekili olan Sayın Ramazan Kerim Özkan, ön seçime girer ve şansını dener mi, bilemiyorum ancak aday olma şansını küçük olasılık olarak görüyorum.

Kanımca 2015 yılı Haziran ayında (Nisan ayını çekilmezse) Burdur 3 yeni milletvekili seçecektir.

Hadi bakalım biraz seçime ısınalım..

AK Parti, CHP ve MHP nasıl bir aday stratejisi izleyecek?

Burdur merkez ve Bucak seçimin kaderinde nasıl bir rol oynayacak?

Bana göre seçimin kilidi ve anahtarı bellidir. Kilit Burdur merkez, anahtar Bucak olup hangi parti olursa olsun, Bucak anahtarını unutursa; kilidi açamaz..

AK Parti, bu tezin çok önceden farkında olup 2002’de 1.sırada, 2007’de 2.sırada, 2011’de 2.sırada Bucaklı adayı gösterdi ve hep 2 milletvekili çıkardı.

CHP ise hep kilide çalıştı ama anahtarı unuttu.. Hal böyle olunca geçen 3 genel seçimde de 1 milletvekiliyle yetinmek zorunda kaldı.

MHP ise anahtarın farkına vardı ama kilidi açamadı nedense.. Çünkü hep 2. ve 3. Sıraya Bucaklı aday koydu ama 1.sıraya koyarak kilidin açılacağını mülahaza edemedi, düşünemedi..

Gelelim tahmin ya da öngörüme..

Ön seçim ve geçmiş seçimlerden alınan dersler sonrası CHP’nin mutlaka Bucaklı milletvekili adayı olacaktır.

MHP, ne yapıp, ne edip 1.sıraya Bucaklı milletvekili adayı gösterecektir.

AK Parti, 2.sıraya Bucaklı adayını kesin yerleştirecektir.

Seçim nasıl sonuçlanır?

2 AK Parti -1 CHP mi olur,
1 AK PARTİ-1 CHP-1 MHP mi olur,
2 AK Parti -1 MHP mi olur,
2 CHP -1 MHP mi olur,
3 AK Parti mi olur?...

Şimdilik bilemiyorum. Çünkü daha 7 ay var seçimlere.. Kim öle, kim kala, siyasette neler olur, neler biter, bu 7 aylık zaman zarfında..
Öyle değil mi ama?
Hele adaylar belli olsun, o zaman objektif tahminimi yaparım..


4 Kasım 2014 Salı

Çözüm süreci çıkmaz sokağa girdi..


Hani bir şarkı mı, türkü mü vardır ya, tam da anımsayamadım ama..

‘’Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi? Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?’’

Diye mırıldarlardı eskiden büyüklerim..

Ya da ‘’ayıyla yatağa giren sonucuna katlanır’’ derlerdi atalarım..

İmralı, Kandil, HDP, akil insanlar derken bugünlere geldik..

Oysa başa dönersek ‘’DÜŞ’e Yazdım’’ kitabından bir küçük alıntıyla mevzuumuza giriş yapalım..

30 yıldır süren ve 2014 yılında hala devam eden ‘Kürt Barış Süreci’ ne olur?
Valla çoktan bölünme işi gerçekleşirdi ama mekanlar uygun değildir.
Yani..
Yanisi şudur. Kürtler sadece bir yerleşim yerinde yaşasalardı bu iş çoktan bitmişti. Diyelim ki 15 milyon Kürt vatandaşı vardır. Bunun 5-6 milyonu Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun bir kısım şehirlerinde ikamet ediyor ama geri kalan büyük çoğunluk İstanbul başta olmak üzere batı illerin yaşamını sürdürüyor.. En önemlisi de Kürtlerin önemli oranının Sünni mezhebine dahil olmasıdır. Sünni mezhebi üzerinden siyaseti dibine kadar yapan AK Parti, bundan dolayıdır ki Diyarbakır’da yüzde 30-35 oy alabilmektedir.
Barış sürecinin AK Parti’nin hatası var mıdır?
AK Parti’nin ender görülen stratejik hatalarından biridir. PKK Militanları silahlı ya da silahsız Türkiye topraklarını terk etmedikçe asla müzakereye oturulmayacaktı ama oturuldu bu bir.. Bu sürece mutlaka ana muhalefet partisini katmalıydı ama katmadı bu da iki..
Silahların gölgesinde neden oturulmaz?
‘’Demoklesin kılıcı’’ gibi başında sallanan silahlarla müzakere dünyanın hiçbir ülkesinde yürütülemez.
Niye barış süreci başlattı peki?
Bir yerde çaresiz kaldı, bir yerde siyasa mülahazalarda fayda gördü.
‘’DÜŞ’e Yazdım’’ isimli bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim..

Neyse biz mevzuumuza dönelim..

Velhasıl çözüm süreci 2014-Kasım ayı itibarıyla çıkmaz sokağa girdi. Ya da beklemeye alındı ve buzdolabına kaldırıldı..

Niye böyle oldu peki?

Valla adı üstünde süreç denen iş böyledir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerginlik ve restleşmeler başladı, siyasi bağrış-çağrış, itiş-kakış derken KOBANİ olayı her şeyin tuzu biberi oldu..

‘’IŞİD eşittir PKK’’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan zaten kafasında çözüm sürecini noktalamıştır.

Bundan sonra can sıkıcı birçok olaylar olabilir. Bu durum karşısında taraflar tekrar pozisyonlarını gözden geçirir ve süreç devam eder..

Ama ne zaman?

Konu artık hükümetin ağzıyla ‘’milli’’ olmaktan çıktı.. Dışarıdan içeriden tarafları çoğaldı.. Zamanı ne hükümet tek başına, ne de dışarısı tek başına karar veremez. En önemlisi IŞİD meselesi bu işin tam göbeğinde dururken çözüm süreci falan yürümez ve işlemez..

İlla zaman ver derseniz; en iyimser tahmin 2015-Haziran seçimlerinden sonradır..

Başbakan Davutoğlu, en zor durumda kalan siyasi aktördür.

Neden?

Cumhurbaşkanı Erdoğan köşke ya da aksaraya çıktı, bütün ihaleyi Davutoğlu’nun üstüne yıktı..

Başbakan Davutoğlu, seçimlere mi hazırlansın, savaşa mı hazırlansın? Üstüne üstlük ‘paralel yapı’ mücadelesi mi yapsın?

Hani derler ya, ‘’zor dostum zor’’; hakikaten Davutoğlu yerinde şahsen ben olmak istemem..


3 Kasım 2014 Pazartesi

Burdur CHP Ön Seçim Şenliğine Hazırlansın!


Ön seçim yapılacaktır..

CHP, nihayet demokraside çığır açtı..

Yaklaşık 10 yıldır siyasetin içindeyim ve beklediğim haberi en sonunda CHP Antalya kampının kapanışında aldım..

Hele şükür!

Allah var ya, bu kararı alınmasında Genel Başkan Adayı Muharrem İnce’nin de payı büyüktür..

Ha CHP Genel Merkezi bu kararını ‘güle oynaya’ vermedi, bir yerde mecbur kaldı.. Çünkü CHP üyelerinin talebi 10 yıllardır bu yöndedir..

Sıkı durun şimdi!

O kadar bu işi kendimi kaptırmışım ki en sonunda kitap yazdım. ‘’DÜŞ’e Yazdım’’ isimli deneme kitabında CHP için çıkış yolunun birisi de önseçim olduğunu anlattım.. Merak edenler kitabımı okuyabilir..

Neyse biz konumuza dönelim..

Ne dedi CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu?

Tüzüğümüz yüzde 85 ön seçimi, yüzde 15 merkez yoklamasını öngörüyor. Dolayısıyla oranımız belli. Yüzde 85 oranında ön seçim yapılacak. Mevcut vekillerimizin performansını da üyelerimiz ölçecek. Üyelerimiz taktir hakkını kullanır, saygı duyacağız.

İşte bu kadar basit!

Burdur CHP ön seçim şenliğine hazırlansın artık..

İddia ediyorum, en az 15 aday adayı çıkacaktır. Hepside ilde, ilçede, beldede, köyde cayır cayır CHP üyelerini ikna etmeye çalışacaktır.

Niye önemli ön seçim?

Hem ülke için, hem parti için demokrasinin mihenk taşıdır. Olmazsa olmasıdır..

Böylece Ankara’nın belirlediği değil, her ilde-ilçede-köyde yaşayan ve partisine gönül veren seçmenler ‘’benim adayım bu’’ dediği adaylarla seçime girebileceklerdir..

Göreceksiniz, bu sistemi 2019’da, 2023’de diğer partilerde mecburi uygulayacaklardır.

Peki, nasıl olacak önseçim?

Önce aday adayları ortaya çıkacak. Parti üyesi insanlarla görüşecek, ikna edecek ve hakim gözetiminde aynı gün tüm il ve ilçelerde sandık kurulacak, parti üyesi olan herkes gidip adayını tercih edecek. Çıkan sonuca göre kesin aday listesi oluşacak..

İşte bu kadardır..

Seçimlere 1,5 ay kala YSK’ya teslim edilen listeye bakıp; ‘’ulan bu adam nerden çıktı, tanımayız, görmeyiz’’ sürprizleri ve serzenişleri kesin sona erecektir.

Demokrasinin gelişimi adına CHP’nin aldığı bu karar nedeniyle çok teşekkür ederim.. Ülkemize ve partimize hayırlı uğurlu olsun!

Yazarla iletişim adresleri:
Facebook : https://www.facebook.com/omerozdamar62?ref=tn_tnmn

Twitter : https://twitter.com/omerozdamar


2 Kasım 2014 Pazar

AK Parti Bucak İlçe Kongresi…



Malumunuz geçtiğimiz haftalarda ilçe başkanı ve yeni yönetimi belirlemek üzere oy kullanacak mahalle ve köy delegeleri seçimi yapıldı.

AK Parti Bucak İlçe Kongresi, 16 Kasım 2014 Pazar günü gerçekleşecek.

Bir de ‘’AK Parti Bucak İlçe Başkanı Sayın Emrullah Ünal ne demiş?’’ Anımsayalım..

‘’Delege seçiminin parti içindeki demokrasinin temel taşı olduğunu, delege seçimlerinden sonra 16 Kasım’da İlçe Kongresi gerçekleştirileceğini ve ilçe başkanlığı seçimi yapılacağını, seçimlerin Bucak’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor..’’

Buraya kadar bilinen, mutat işlemler ve prosedür olup esas şimdi benim sorularıma sıra geldi..

Görünür ya da şeklen demokrasi tamam mı, tamam..

İyi de sandıklar kurulup 6.116 kişi oy kullanıyor ve kongre delegesi seçiliyor da; kimi ya da kimleri seçecek?

Kimleri diyemiyoruz sadece kimi diyoruz?

Tek adaylı bir seçimde neyin demokrasisi oluyor Allah aşkına!

Koskoca iktidar partisinden başka bir başkan adayı çıkmaz mı hiç?

Kongre delegeleri neyin seçimini yapacak peki?

Tek kişinin seçimi olmaz ancak onayı olur..

Şimdi Bucak ilçesinin 46 bin seçmeni ve AK Parti’nin 24 bin küsur oyu varsa ve başka bir aday yoksa; bu neyin nesidir, bu neyin izahıdır?

‘’Bir mahalli köşe yazarını niye ilgilendirir, bu iş parti içi meseledir’’ diyenler çıkabilir.

Haklı gibi gözükseler bile ancak demokrasiye ve çoksesliliğe inandığım ve savunduğum için bu tespitleri yazmak zorundayım..


Bakalım, ilçe kongresine daha 2 hafta vardır. Belki yanılırım ve AK Parti’den bir başka başkan adayı çıkar.. İşte o vakit demokrasi gerçek manasını bulur.. Öbür türlüsü bana hiç inandırıcı gelmez, inandırıcı bulanlara da şaşarım..