17 Ocak 2012 Salı

Bucak, salep, Başbakan


Geçen hafta Başbakanlık Basın Bürosuna gelerek Başbakanlık muhabirlerinin, "Çalışan Gazeteciler Günü"nü kutlamış ve basın
mensuplarına salep ikram etmişti.



Kim?



Sayın Başbakan Erdoğan..



Ve ne demişti?



"Bu Bucak salebi. Çarşı, Pazar değil. Biliyorsunuz Türkiye’nin en iyi salebi Burdur Bucak’ta çıkar."



Böylece Sayın Başbakan Erdoğan, Bucak salebinin ününe ün katmıştı..



Bucak Belediye Başkanı Sayın Ramazan Ayaz ne diyor?



"Türkiye’de tüketilen yaklaşık 10 ton salebin 9 tonu Bucak’ta işlenip, pazara sunuluyor. Yani Türkiye’nin salep ihtiyacının yüzde 90’ını Bucak karşılıyor"



Peki bu salep nasıl elde ediliyor?



Orkide familyasından köklü, otsu ve köklerinde yumru yapan yabani bitkiye salep adı veriliyor ve dağlarda, ormanlık ve çayırlık alanlarda yetişiyor.


Bu salep bitkisine nasıl işlem yapılıyor?



Yumrunun önce yıkanıp, kaynatıldığını ve sonra kurutularak çekirdek
haline getirildiğini, işte bu çekirdeklerin de değirmenlerde
öğütülerek toz halini aldığını ve satıldığını..



Salep nerelerde kullanılıyor?


Dondurmanın yapımında temel ham madde saleptir. İyi bir dondurma, süt, salep ve şekerden oluşur. Salebin yüzde 90’ı dondurmada kullanılır, yüzde 10’luk kısmı da içecek olarak tüketilir.



Salebin kilosu kaç paradır?



Galiba 200 TL civarındadır…



Son olarak Isparta Orman Bölge Müdürü Sayın Mehmet Sait Yorulmaz ne diyor?



"Salebin elde edildiği bitkinin, bilinçli toplanması gerekiyor. Aksi
takdirde nesilleri tükenebilir.’’



Buraya kadar aktardıklarımın tek amacı ise Isparta Orman Bölge Müdürü’nün bir parça değindiği ufuktaki tehlikeye dikkat çekmektir.



Bu kadar reklam ve tanıtımdan sonra dağ köylerinde herkes, Türkiye’nin başka yerlerinden gelen mevsimlik işçiler, Batı Akdeniz ve Bucak dağlarında, ovalarında, kısaca her yerde salep toplamaya çıkacaktır. Bu durumda salep bitkisinin kökünü kurutabiliriz ki, böyle bir tehlike 1974 yılında ortaya çıktığı için salebin ihracı yasaklanmıştır.



Bu kadar reklam ve tanıtım gerekli miydi?



Bence hayır, çünkü Sayın Bucak Belediye Başkanımızın ifadesine göre Türkiye’nin salep ihtiyacının yüzde 90’nı Bucak karşılamaktadır. O zaman tanıtıma gerek var mıdır? Yine söylüyorum, hiç gerek yoktur..



Salep bitkisi neslinin yok olması pahasına; Türkiye’de bu haberi duyan, okuyan birçok insan ‘salep toplamayı’ mevsimlik iş kapısı olarak görecektir ve muhtemelen Mayıs ayında binlerce insan kontrolsüz salep toplamaya başlayacaktır.



Bu yazımı okuyan bazı dostlarımız, arkadaşlarımız yanlış anlayacaklardır. Bunun bir nebze önünü kesebilmek adına şu notumu düşmek zorundayım. Bucak adına böyle bir tanıtım ve reklam elbette gurur vericidir ve sevindiricidir. Benim derdim ise ‘Salep’ bitkisinin yok olma tehlikesini önlemektir, böylece gelecek nesillerin de salep içebilmesini sağlamaktır arkadaşlar..
Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.
Yorum Gönder