Bucak Belediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bucak Belediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2017 Cuma

Bucak ilçemizin dere yatakları üst kullanım hakkı kimin?



Gezerken tesadüfen gördüm, elbette fotoğrafladım..

İşte dere üstüne köprü gibi 3-4 metre genişliğinde beton atılmış, derenin bittiği tarafa demir kapı konmuş, kilit vurulmuş, sadece özel kullanıma hizmet başlamış..

Hemen aklıma takılan soruları sıralayayım:

1. Dere yatağının üst kullanım hakkı kamuya ait değil midir? Değilse kimindir?
2. Bu köprü yapımı yasal mı?  Yasalsa kim izin verir ve hangi yasaya dayanarak?
3. Sadece özel hizmet için izin verildiyse kamuya ait derenin üst kullanımından dolayı kirası alınıyor mu?
4. Dere üstüne başka bir vatandaş bir dükkan yaparsa, ne olur?

Önerim şudur: Belediyemiz konuyu incelesin ve mutlaka bir standart getirsin derim.. İlaveten illa o köprü, o bina için yapılacaksa mutlaka kirası alınmalı derim..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



30 Nisan 2015 Perşembe

Bucak belediyesinin bitmeyen işleri..



Lafı hiç uzatmadan hemen konuya gireyim..

Üçgen Kavşak ‘’HAVUZ PROJESİ’’ kaç aylar oldu, bir türlü bitirilemedi.. 30 Nisan 2015 günü itibarıyla maalesef çalışmalar hala devam ediyor.. Ne zaman bitecek? Meçhul..

Şirinler Parkı restore ediliyor ama hala ediliyor.. Artık yaz geldi.. Aileler, çocuklar parka gidip, oturacaklar, oynayacaklar, soluklanacaklar.. Ne zaman tamamlanacak bu restorasyon? Meçhul..

Gelelim, Bucak için atıl-gereksiz bir yatırıma..

Soruyorum, soruşturuyorum, bir türlü mantıklı, akılcı bir cevap alamıyorum..

Alkaya (Kehmalı) köyüne sapan ana yola; altgeçit projesini kim, hangi akla hizmet onayladı? Yazık değil mi bizim vergilerimize? 50-100 kişinin yaşadığı bir köye giriş-çıkış rahat olsun diye en az 2 trilyonluk devasa yatırımı kim karar verdi? Oysa ki köye olan sapağı 30 metre beriye çeksen ana yola giriş-çıkış gayet emniyetli yapılır..

Olması gereken yerlerde (ki Sayın Belediye Başkanımızın 30 Mart seçimleri öncesi dağıttığı yapılacak projelerde vardır) hala faaliyet yokken.. Örneğin ‘’Kahveler alt-üst geçit projesi’’ bir çivi vurulamamışken, Alkaya köy sapağına alt-üst geçit yapımı; bana tuhaf bir durummuş gibi geldi..

Perşembe pazarının olduğu yere ‘’Oğuzhan Çarşısı Projesi’’ ne oldu? Planlar çizildi, etütler tamamlandı, yatırım kararı mı bekleniyor? Yoksa hiç başlanmadı mı? Bu proje hangi aşamadadır?

Yapılan işler yok mu?

Olmaz mı? Elbette vardır.. Sayın Belediye Başkanımız, mesela asfalt konusunda müthiş atak yaptı. Şehir-içi ana arteller (yollar) tamamen asfalt oldu.. Artık parke taşlarından kurtulduk..
Yıllardır uğraşılan sanayi yolunun yarısı asfaltlandı, muhtemelen yakın zamanda tamamı bitecektir..

Sayın Başkanım, ben vatandaşın sorularını yazıla hale getiren bir elçiyim.. Soru sormaya, yapılanları ve yapılmayanları yazmaya devam edeceğim..




5 Ocak 2015 Pazartesi

Bucak ilçesinde içkili restoran yasağı..



Temmuz-2014 ayı olağan Bucak Belediye Meclisi toplantısında alınan bir kararı lafı uzatmadan söylüyorum:

‘Yanlış olmuştur’

Şimdi detaylı anlatıma geçiyorum..

‘Önce olay nedir?’ ona bakalım..

Bir girişimci vatandaşımız, Bucak’ta içkili restoran açma talebini Bucak Belediye Başkanlığı’na ulaştırıyor.

Talebi ele alan Belediye Meclisi reddediyor, hem de oy birliğiyle..

Bunun anlamı şudur: Hem DP’li hem, MHP’li hem de AK Parti’li belediye meclis üyelerinin tamamının karşı çıkmasıdır.

Tamam hepimiz Bucak gençlerini, toplumunu alkolden uzak tutalım..

Ama hemen 15 KM. ilerisinde Kestel Köyünde içkili restoran var mı?

Var.

Hemen 12 KM ilerisinde Kızılkaya Beldesinde içkili restoran var mı?

Var.

Varsa, 46 küsur bin nüfuslu bu ilçeye uygun bir karar mıdır bu?

Olmadı işte..

Bucak’ta alkol alacak birisi Kestel’e gidiyor mu?

Gidiyor..

Kızılkaya’ya gidiyor mu?

Gidiyor..

Hele maddi durumu daha iyi olanlar yaklaşık 76 KM. uzağında olan Antalya’ya iniveriyor, alkolünü alıyor ve geri Bucak’a geliyor mu?

Geliyor..

Daha ne o zaman, bu yasağın anlamı ne?

İşin özü ben olayı 3 yönden eleştiriyorum:

-Tamam, Bucak göbeğinde yani Cumhuriyet Meydanında içkili restoran izni verilmesin ama mutlaka şehrin uzağından bir yer gösterilsin.. Çünkü girişimcilik önünde engel olamaz, yasak olamaz..

-İçki alan kişilerin bu tür restoranlara gitme özgürlüğüne kimse amma dolaylı amma dolaysız set çekemez, engelleyemez..

-Bucak ilçemizin bu tür yasaklamayla imajına ne kadar zarar verildiğini izah bile edemem.. Hatta daha 1 -2 ay önce Türkiye Oryantring Şampiyonası organize ettik.. Tanıdığım bazı misafirlere bu durumu anlatmakta bir hayli güçlük çektim..

Bucak Belediye Meclis kararını okuyan 81 il, 950 ilçe insanları ne der?

‘’Ulan amma mutaassıp, amma tutucu, amma geriden gelen bir ilçeymiş bu Bucak.. Vay anasına Konya’yı bile koymuş geçmiş derler mi?..’’

Derler..

Sonra hem ülkemizde Liberaliz hakim olacak, hem de girişimciye yasak gelecek..

Ha Saadet Partisi iktidar olur, anlarım.. Ama hem tam Liberaliz diyen AK Parti, hem de dini hassasiyetler nedeniyle yasaklama..

Sonra demezler mi? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu..’

Bu arada karara onay ve imza veren DP’li 2 Belediye Meclis üyesini anlamakta güçlük çektim.

Hadi AK Parti’yi anladık, dini duyguları oy devşirmeye çalışıyor, iyi de size ne oluyor? 

MHP’li belediye meclis üyelerinin tutumunu da normal karşılamıyorum.
Yahu hiçbir MHP’li alkol almıyor  mu ki, yasağın tam arkasında duruyorlar..

Bütün bunları yazan şahsın, yani benim alkolle malkolle aram olmaz ha, en son Galatasaray-Fenerbahçe maçında Kestel’e giden bir grup arkadaşımla 2 duble rakı içtik, işte hepsi budur..

Ayda, yılda bir denk gelirse işte..

En son dün Beşiktaş-Galatasaray derbisi için Burdur’a gittik..

Aslında bu yazıyı okuyucu önüne sürüp, sürmemeyi çok düşündüm, tereddütlerim de oldu ama nihai kararım:

‘’Bir Bucaklı olarak bu muameleyi hak etmiyoruz arkadaş..’’

Kızmaca yoktur. Kendini solda konumlandırmış bir vatandaşın görüşü, düşüncesi ve eleştirisi böyledir..

Benim derdim ÖZGÜRLÜK ama herkese ÖZGÜRLÜK!

Neyse ben söyleyeceğimi tüm açık yüreklilikle söyledim, gerisi bu kararı alanlara kalmıştır..

Son bir not: Alkollü asla araç sürmem, sürenle de seyahat etmem.. Burdur ve Kestel gidiş-gelişinde; benim de içinde bulunduğum şoför alkol almadı. Alkollü araç kullanma cinayete tam teşebbüstür..


19 Ağustos 2013 Pazartesi

Sokağımızın asfaltlanmasını talep ediyoruz..


Geçen günü aynı sokakta oturan komşum anlattı..

Bucak Belediyesi her sokağı asfaltlıyor, bizim sokakta asfaltlansın.. İşte Mimar Sinan muhtarına söyledim ancak başarılı olamadım..

‘’Dur hele bakalım, bir de yazıyla başvuralım, o zaman inşallah gerçekleşir’’  karşılığını verdim..

Bu arada düğünler nedeniyle Bucak içinde muhtelif mahalle ve sokakları bizzat kendim gördüm. Ya asfaltlanmış ya da parke döşenmiş..

Belediye Başkanı Sayın Ramazan Ayaz, 1829 sokağı mağdur etmez, mutlaka asfaltı atar düşüncesindeyim..


Sokağımızda yaklaşık 15-20 seçmen vardır.. Seçim öncesi bizden istemesi, Sayın Başkanın yapması dileğiyle..

NOT: SAYIN BAŞKAN SOKAĞIMIZIN ASFALTLANMASINI SAĞLAMIŞTIR. TEŞEKKÜRLER..

5 Temmuz 2013 Cuma

Burdur ve Bucak'ta yerel seçimlere 8 ay kala..


Burdur ili ve en büyük ilçesi olan Bucak’ta yerel seçimlere 8 ay kala neler oluyor, neler bitiyor..

Önce Burdur merkeze bakarsak; 2 dönemdir kaybeden CHP, tekrar belediyeyi ele geçirmek için varını yoğunu ortaya koyacaktır.

AK Parti ise mevcut belediye başkanı ile 3.kez seçime girer mi, girmez mi?

Meçhul olup kritik soru budur!

Nereden bakarsanız bakın, Burdur merkez belediye başkanlığı seçimleri kıran kırana mücadeleyle geçeceği aşikardır.

Gelelim, benim de yaşadığım Bucak ilçesine ve 2 beldesine..

Kocaaliler ve Kızılkaya beldesinde halen AK Parti’li belediye başkanları görev yapmaktadır. Yüzde 99 olasılıkla tekrar aday olacaklardır.

En önemlisi ise Bucak merkez belediye başkanlığı seçimidir..

Siyasette elbette 24 saat bile uzun süredir dense de bugünkü duruma göre konuşmama engel değildir.

AK Parti’den Bucak Belediye Başkanı olan Sayın Ramazan Ayaz, yine yüzde 99 olasılıkla adaydır. Seçimlere 8 ay kala yollara parke taşı döşeme işini tamamlayacak, kapalı Pazar inşaatını da bitme aşamasına getirecek ve halkın karşısını tekrar aday olarak çıkacaktır.

AK Parti çevresinde, kulislerinde henüz bir aday adayı ne konuşuluyor, ne de ismi ortaya atılıyor. Bana göre Ramazan Bey, tek aday adayı olarak kalacaktır, bu doğrultuda AK Parti Genel Merkezi de çok büyük sürprize imza atmazsa; Ramazan Beyi aday gösterecektir.

Seçim için en vahim ve trajik olan ise hâlihazırda Ramazan Beyin rakibinin olmamasıdır.

Hemen sizinde benimde aklımıza gelen isim Sayın Arsal Sarı Bey olup ne yapacağı en büyük merak konusudur.
Aday olmayacağına dair fısıltılar duyulsa da eski ve kurt siyasetçi olduğu için muhtemelen son dakikaya kadar tutumunu netleştirmeyecektir.

Yerel seçimlere 8 ay kala benim baktığım pencereden görülen siyasi manzara budur. Yine benim penceremden bu açmaza çare olarak diğer siyasi partilerin ortak bir aday çıkarmasıdır. MHP, CHP, DYP gibi partiler tek tek aday çıkarmaktansa tek bir aday üzerine uzlaşabilirlerse ancak Bucak’ta seçim yarışı ve heyecanı olabilir. Öbür türlü tüm seçenekler çıkmaz yoldur. Daha da kötüsü ise aday bulmakta zorluk yaşayabilirler.

Neden mi?

AK Parti Adayı Ramazan Ayaz Bey olursa; karşısında kimse kendini harcatmaz abi:J)

Diyelim ki MHP aday çıkardı, CHP aday çıkardı, DYP aday çıkardı, Saadet Partisi aday çıkardı ve 29 Mart seçimleri yapıldı..

Ne olur?


Ramazan Bey, gelmiş geçmiş tüm oy oranlarını altüst eder ve uzak ara birinciliği alır. Tüm bu tahminlerimi mevcut cari durumu göre yapıyorum. 8 ay sonra beklenmedik olaylar olur, şu olur, bu olur, ben bilemem orasını ama 5 Temmuz 2013 günü itibarıyla gördüğüm manzara-i umumiye budur..

22 Şubat 2013 Cuma

Bucak Belediyesine Park Yeri Sorusu..


Bucak İlçesi ana caddesi üzerinde park yerleri bölünmüş çizgilerle belirlenlenmiştir. İlk başlarda görevli zabıtalarca park yeri ücreti tahsil edilirken son 5-6 aydır bu uygulamadan da vazgeçilmiştir. O zamandan beri uygulama ise her vatandaş özel aracıyla boş bulduğu park yerini kullanmaktadır.

Yaklaşık 1 ay önce ilginç bir gelişme yaşandı.

Nedir o gelişme?

Ziraat Bankası Bucak Şubesi önüne yakın bir park alanı zincirlerle çevrilmiş ve kırmızı zemin üzerine beyaz yazıyla ‘’resmi araçlara aittir’’ levhası dikilmiştir. Ancak 06 plakalı sivil bir aracın sürekli park ettiğini ve o araca tahsis edildiğini gördüm.

Bugün (22 Şubat 2013 günü, saat 16.45 civarı) hava yağmurluydu ve zincirle çevrili o park yeri boştu. Girdim, park ettim, hemen banka güvenlik görevlisi ‘’aracı park edemeyeceğimi’’ söyledi. Ben de ‘’hani burası boş, araç yok, park etmemde ne mahsur var’’ dediysem de aracı başka yere almak zorunda kaldım.

Tabii ki yağmur falan dinlemedim, hemen fotoğrafladım ve bazı sorularla kamuoyunun bilgisine sunma gereği duydum. Şimdi muhalif bir vatandaş olarak sormam gereken sorular şunlardır:

-Ziraat Bankası resmi kurum mudur? Eğer resmi kurumsa hemen yakınındaki TEB ne olacak o zaman? TEB gayriresmi kurum mu olacak mesela?

-Resmi araç olarak sivil plakalı aracın park yerinde olması ve o aracın da banka müdürüne ait olması resmiyet kazandırır mı? Kazandırırsa TEB Müdürü ne olacak?

-Vatandaşın ortak kullanım alanı olan araç park yerinin bankaca zincirle çevrilmesine Bucak Belediyesi mi izin verdi? Verdiyse; eşitlik ilkesi gereği o cadde üzerinde bulunan diğer özel ve tüzel kuruluşlara, esnaflara da izin verecek mi?

-Bucak Belediyesi ana cadde üzerinde ücretli araç park yeri uygulamasını son verdiyse; o levhalar niye hala duruyor o zaman?

Umarım ve dilerim, bu yazı üzerine Belediye Başkanımız Sayın Ramazan Ayaz doyurucu bilgileri kamuoyuna verecektir.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Kaldırım üzerinde boş büfe…


Geçen gün yanımda bir misafir arkadaş ile Cumhuriyet Caddesi üzerinde PTT, Bucak İlçe Jandarma önünden Ziraat Bankasına doğru kaldırımda yürüyoruz.

Tam İlçe Jandarma’nın köşesinden karşıya geçtik. Minibüs durağının yanından geçerken kaldırım daralıyor ve karşımıza kapalı büfe çıkıyor…

Arkadaş, sordu:

-Bu ne abi?

-Valla ben de bilmiyorum. Daha önce gazete satılan, loto oynanan, cep telefonu sergilenen bir yerdi. Sonra ne olduysa oldu, boşaltıldı. Kaldırımlar genişledi ve yenilendi ama nedense o gün bugündür bu büfe öyle bekliyor orada…

Arkadaş devam etti:

-Abi, görüntü kirliliği yaratıyor, kaldırımın estetiğini bozuyor, Belediyenin kaldırması lazım bu büfeyi…

- Haklısın…

Neyse hemen büfenin yakınındaki Ziraat Bankası’na girdik.


Sonra düşündüm, hakikaten bu büfe niye orda duruyor acaba? Çünkü Jandarma İlçe Komutanlığı, duvarı içeri çekmiş, ama büfe neredeyse kaldırımı kapamış.

Bucak’ta yaşayan sıradan bir vatandaş olarak Bucak Belediyesine ve diğer yetkililere soralım bakalım:

Hadi daha önce DP Belediye Başkanı vardı, şimdi ise iktidar partisinden yani AK Parti’den belediye başkanı var… O halde 4-5 yıldır bu büfe kaldırımdan niye kaldırılamıyor, bir bilen var mı?

8 Eylül 2011 Perşembe

Bucak Belediyesi İmar Komisyonu ve kafama takılan sorular…


Bugün fotoda gördüğünüz inşaatın reklam ve tanıtım tabelasını çektim. Çok ilginç bir kümeleşme saptadım.

Fotoğrafa geçmeden önce edindiğim bilgiler ışığında Bucak Belediye Meclisi İmar Komisyonu Üyeleri’nin isimlerini vereyim:

-Ertuğrul Karabay, (İnşaat Mühendisi)
-Muzaffer Yanıkara, (Harita Mühendisi)
-Ayşe Coşkun, (Mimar)
-H.Yalçın Meçikoğlu (İş adamı-Bucak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı)
-Mehmet Erk (Makine Mühendisi)

Buraya kadar her şey güzel ve uygundur…

Başka bir yerde büyük bir inşaat daha yapılıyor. Merak ettim, gittim, onun tabelasına da baktım, yine inşaat mühendisi aynı kişidir.

Şimdi işin 2 yönüne de bakacağım. Sonra düşüncemi paylaşacağım.

Belediye Meclis Üyesi seçilmiş bu insanlar elbette ekmek paralarını kazanmaya devam edecekler. Yani inşaat mühendisi, mimar, makine mühendisi elbette proje çizecekler ve para kazanacaklar… Gayet normal, gayet makul, gayet legal…

Buraya kadar her şey güzel ve uygundur.

Şimdi işin cafcaflı yanına geldik. Empati yapmayı çok severim. Fikirlerimin, düşüncelerimin oluşmasında hep kendimi karşı tarafın yerine koyar, öyle yazarım.

Diyelim ki ben inşaat patronuyum, taşeronuyum yani Bucak İlçesinde şöyle 10-20-30 daireli apartmanlar dikeceğim.

Ne yaparım?

İyi bir inşaat mühendisi, iyi bir mimar ararım. Bu kişiler hele bir de inşaat izinlerini alacağım belediye meclis üyesi ise offf pek güzel ve pek yerinde karar olur. Hele bu kişiler bir de belediye meclisine görüşülmek üzere sunulan inşaat projelerinin; son haline getirilen imar komisyonu üyeleri ise tadından yenmez artık… Rasyonel düşünen bir girişimci asla başka inşaat mühendisi aramaz, başka mimar aramaz… Yine söylüyorum; ben olsam da aynısını yaparım. Çünkü biliyorum ki benim inşaat projem hiç ama hiç aksamadan yürüyecektir ve sorunlar tıkır tıkır çözülecektir.

Çare için önerilerim:
Hele imar komisyonuna seçilen inşaatla ilgili mühendislerin görev yaptığı süre boyunca yani 5 yıllık gelirleri makul oranda belediyece ya da devletçe ödenmelidir. Sadece gelen inşaat projelerinin uygunluklarını kontrol etmelidirler. Böylece belediye meclisinde, imar komisyonunda bulunmayan diğer inşaat mühendislerinin, mimarlarının haksız rekabete maruz kalmaları önlenmelidir. 
Aksi halde imar komisyonu 5 kişidir. Bunların 3’ü fotoda görülen inşaat projesinde görev almışlar. Sonra bu projeye aynı kişiler uygunluk görüşü vermişler. Oldu mu şimdi? Kimse kimseyi kandırmasın arkadaşlar, kral çıplaktır. Bana göre, benim düşünceme göre bu durum ne etiktir, ne adaletlidir, ne de ahlaklıdır.

Ha tüm bu görüşümü açıkça, net ifade ederken asla suçlama, itham söz konusu değildir. Hani ben olması gereken ideal durumu tarif etmeye çalışıyorum. Aslında bu duruma öncelikle Bucak’ta çalışan diğer inşaat mühendislerinin, diğer mimarların çare bulması gerekir ya, o da ayrı bir meseledir.

Şuna da peşinen hazırım. Bir yetkili çıkar ve der ki: ‘Arkadaş! O işler senin dediğin gibi olmuyor. Usulü ve yolu şöyledir, bu da hakkaniyetlidir’
Valla o zaman çok sevinirim. Sıradan bir vatandaş olarak böyle bir kaygıdan kolayca da kurtulurum.