15 Mayıs 2018 Salı

Dolar 5 TL olur mu?



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs 2018 günü, Londra'da küresel piyasalara yön veren, 18 trilyon doları yöneten, dev yatırımcılarla bir araya geldi.

Bloomberg merkezindeki yuvarlak masa toplantısına aralarında
Citigroup,
Credit Suisse,
Deutsche Bank,
Goldman Sachs,
JP Morgan,
Morgan Stanley,
Rabobank,
BlackRock International,
Bluebay Asset Management,
Fidelity International'ın da olduğu 25 firma ve fonu temsil eden üst düzey yönetici katıldı. 

Sonuç: Taze para gelsin diye Londra’ya gidildi ama sıfır elde var sıfır.. Çünkü dolar 4.40 civarında rekor yineleyerek Türkiye piyasasına taze para sokulmadı..

Ne cevap verildi?

24 Haziran sonrasına randevu verildi kanaatindeyim..

Peki, ne yapacağız?

‘’Kendi yağımızla kavrulacağız’’ misali doların 5 TL’ye atak yapmasını oturup izleyeceğiz..

Eskiden nasıl çözülüyordu bu konjonktürel sorun?

Dünyada başıboş dolar çok fazlaydı.. 2018 yılı Mayıs ayında, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3 iken artık dolar bolluğu kıtlığa döndü.. Diğer seçenek Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelerin dolar fonları yatırım yapıyordu, ancak dışsal etkiler nedeniyle o kapılar da kapandı..

TCMB (Merkez Bankası)’nin piyasaya dolar satması mümkün mü?

Mümkün değildir. Çünkü aylık 5 milyar doları bulan cari açığı karşılayan MB’nın ilaveten piyasaya dolar salmasına hem rezervi uygun değil, hem de yeterli değil..

Faiz artırımı silahı vardı, ne oldu?

Onu da kullanmamak üzere Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teslim etti..

Nihayetinde seçime kadar kaderimiz, dolar spekülatörlerinin insafına kaldı..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR





26 Nisan 2018 Perşembe

Aday Adayı Burdur/Bucak Milletvekilleri..



Özellikle Bucak ilçemizden kulağımıza gelen ya da bir şekilde basına yansıyan isimler vardır..

AK Parti’den:
-Eski AK Parti İlçe Başkanı Kadir Yaman,
-Belediye Meclis Üyesi Yasin Uğur,
-Eski AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Sabri Uçan..

İYİ Parti’den:
Eski MHP Milletvekili Alpaslan Dursun..

CHP’den:
İlçe Başkanı Aziz Yıldız,
İlçe Yöneticisi Necdet Ulusan..

Hangi partiden olursa olsun Bucaklı milletvekili artık mutlaka yerli, köklü, sorunları bilen ve çözüm önerisi olan bir aday olmalı kanaatindeyim..

Yine söylüyorum, hangi partiden olursa olsun; Bucaklılar ithal ve dayatma bir milletvekili adayına bu dakikadan sonra oy vermede çok pinti ve kısır davranır..

Öte yanda yaşanan onca seçimden sonra Bucaklılar bu konuda çok deneyimli oldular ve elbette çok hayal kırıklığı yaşadılar, Bence bırak sütü, suyu bile üfleyerek içerler..

Bucaklı milletvekili adayı olacak profilde; mutlak surette ekonomiden anlamalı, Bucaklılara ne gibi yatırımları getireceğini projelendirmeli, dolayısıyla refahın artacağını ve ‘işsizliği nasıl en aza indirgeyeceğini?’ söyleyebilmelidir..

Yok şu cemaatten, yok şu bürokrattan, yok şunun adamından dolayı milletvekili görmekten ve seçmekten Bucaklılar bıktılar, usandılar..

Hem iş dünyasını bilen, hem bürokrasi çarkını döndüren, hem de ilişki ağında herkesi kapsayan, Bucaklı bir milletvekili adayı bulunmalı, şu veya bu partiden aday yapılmalıdır..

Ben de yukarıdaki tarife uyan bir isim aklıma geliyor ama şimdilik saklı tutuyorum..

Bakalım, ne olacak, ne bitecek hep beraber göreceğiz..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




21 Nisan 2018 Cumartesi

BEKAP Kitap Fuarı Açılışı ve İzlenimlerim..




Yazar olarak adıma gelen nazik davet nedeniyle BEKAP kitap fuarı açılışına iştirak ettim.. 

Fuar açılışına Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz,
AK Parti Burdur Milletvekili Sayın Bayram Özçelik,
AK Parti Burdur Milletvekili Sayın Reşat Petek,
Burdur Valisi Sayın Şerif Yılmaz başta olmak üzere resmi erkan ile diğer ilgililer katıldı..

Gelelim izlenimlerime..

Kısa-kısa konuşmalar yapıldı. Yine 10 numara konuşmayı Bucak Kaymakamı Sayın Yalçın Sezgin yaptı..

Nasıl?

Aslında konuşma yapmadı..

İcraatlarını slayt gösterisiyle anlattı..

Hani bir reklam vardı ya, ‘’Konuşmuyorum, görüntü ortada, mükemmel’’ diyor ya..

Onun gibi BEKAP içinde icra edilen kitap okuma yarışması, tiyatro oyunları, sinema gösterileri, aile seminerleri gibi etkinliklerini dev ekranda sundu..

Düzenleme ve organizasyon 10 numaraydı..

Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz, kitap fuarı açılış ruhuna uymayan takriben 1 saat yani çok uzun hitapta bulundu..

En sıkıntılı manzara ise katılımın 350-400 kişi arasında kalmasıdır..

Bucak ilçemize bakan geliyor ama halkın ilgisi az hatta çok az..

Bu arada katılımın neredeyse yarısı öğretmen ve diğer bürokrasi kesimidir..

Oysa son 10 gündür Bucak ilçemizde en çok tartıştığımız bir konu vardır..

Merkezi sınavla liselere geçişte Bucak ilçemizde sadece Adem Tolunay Fen Lisesi var ve 60 Öğrenci uygun görülmüş..

Geçen yıl kontenjan kaçmış?

90..

Neden 90’dan 60’a inmiş?

Mehmet Cadıl Anadolu Öğretmen Lisesi merkezi sınavla öğrenci almayacak yani nitelikli lise olmaktan çıkarılmış..

Acaba neden?

İşte bu soruları 1 numaralı muhatabı Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz’a sormak ve iletmek varken; 8.sınıf velilerinden hiçbir talep ve gösteri göremedim..

Kurdele kesimi sonrası kitap fuar alanını gezdim..

Bucaklılar ünlü yazarlar ve kitaplarını imzalı edinebilecekler..

Son not ise keşke Bucaklı yazarlar için küçük bir stant açılsaydı.. Ben ve diğer yazar arkadaşlarım kitaplarını sergileyebilseydi, daha şık olur kanaatindeyim..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




19 Nisan 2018 Perşembe

Seçim Var Seçim..



24 Haziran 2018 günü erkenden de erken bir seçime karar verildi..

Daha da açarsak 65 gün sonra takriben 55 milyon seçmen sandığa gidecek, hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimini yapacak..

Şaşırdık mı?

Valla muhalefet tam anlamıyla şok oldu..

Şahsım adıma ben de çok şaşırdım..

Şaşırmayan var mı?

Sadece AK Parti-MHP ittifakı dersek yanılmayız kanaatindeyim..

Gerçi AK Parti çevresinde şaşıran insanlar yok muydu?

Vardı, olmaz mı hiç?

Ama ‘’reis’’ dediyse uygundur, işini bilir diyen çoğunluktur..

Kısaca hemen kabullendiler ve muhtemelen yarından tezi yok çalışmaya başlarlar..

Muhalefet ise daha cumhurbaşkanı adayı açıklayacak, milletvekili listesi hazırlayacak, kim kimle ittifak yapacak, velhasıl zamanla yarışacak..

Yükseliş trendinde olan İYİ Parti, Saadet Partisi tam anlamıyla sıkıştılar..

Bilhassa İYİ Parti seçmeni ve sevenleri abandone olmuş boksör misali dağılmış haldeler..

Neden?

Acaba seçime katılacak mıyız?

100 bin imza nasıl toplanacak?

Karara bağlanmayan Saadet Partisi-İYİ Parti-Demokrat Parti ittifakı ne olacak?

Dağınık görüntü veren muhalefet 65 gün içinde toparlanabilecek mi?

Gelelim, ana muhalefet partisi CHP’ye..

Rakibi olan AK Parti Genel Başkanı cumhurbaşkanı adayı iken CHP Genel Başkanı aday olacak mı?

2014-cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP-MHP ittifakından çıkan aday Ekmeleddin fiyaskoyla sonuçlandı ve ilk turda seçim bitti..

CHP Genel Başkanı olarak seçilen siyasetçinin potansiyel cumhurbaşkanı adayı olması gerekirdi. Bu olmadı ve en son kurultayda yine ileri düşünceden uzak bir tercih yapıldı..

Erdoğan karşısında kesin olan Kılıçdaroğlu aday olmayacaktır. Bu durumda öyle bir aday belirlenmelidir ki seçim hiç olmazsa 2.tura kalabilmelidir..

Seçimlere 65 gün kala tahminlerime göre ne gibi sonuçla karşılarız?

Ben son 2 yıldır hep objektif yazmaya ve düşüncelerimi nesnel anlatmaya çalıştım.. Tahminlerime de bu minvalde bakılmasını isterim..

İYİ Parti-Saadet Partisi nasıl bir pozisyon alacaklar bilinmiyorken ve
CHP adayı belli olmadığı şartlarda; bugün sandığa gidilse bence yüzde 52-55 bandı için AK Parti-MHP ittifakı kazanır.. Erdoğan ilk turda cumhurbaşkanı seçilir..

Bakalım, bu tahminimi değiştirecek muhalefet partileri nasıl bir hamle yapacaklar ve trendi değiştirecekler hep beraber izleyeceğiz..

Erdoğan risk aldı mı?

Normalde daha süresi dolmasına 22 ay varken hiçbir siyasi lider seçim kararı almaz..

Ancak bana ait çok sevdiğim söz vardır:

‘’Siyaset risk alma sanatıdır..’’

Büyük liderler büyük risk alır..

Erdoğan büyük risk aldı:

‘’Ya kaybedecek ya da tüm rakiplerini silip süpürecek..

Burdur Milletvekilleri değişecek mi?

CHP adayı Mehmet Göker değişmez, AK Parti adayları Reşat Petek ve Bayram Özçelik değişir..



Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR






15 Nisan 2018 Pazar

80 Devresi Buluşması..



İşin doğrusu geleneksel hale gelen ve 4.kez yapılan ‘’80 Devresi Buluşması’’ Eskişehir’de gerçekleşti..

Buluşmada 2 ana etken rol alıyor:

İlki sohbet, muhabbet ve anıları yad etmek olurken ikincisi buluşulan yerin kültürel, tarihsel, çevresel dokusunu görmek, öğrenmek, bilgilenmek amacını taşıyor..


Katılan devre arkadaşlarım sayısı toplamda bazen yüzde 20’yi zorlasa da ortalama  yüzde 10’nu buluyor.. Katılamayanların önemli kesimi çok üzülüyor çünkü yaşam mücadelesi içinde meşguliyetler, sorumluluklar öne çıkıyor..
Azınlık kalan kısım ise iletişimsizlik sonucunda bir araya gelme gereği duymuyor ya da böyle bir hissi ihtiyaç hissetmiyor..

Eskişehir artık yurdun her yerinden akın akın ziyaretçi kabul ediyor..
Örneğin müze girişi için uzun kuyruklar oluşuyor..

20 yıl önce gördüğüm şehrin panoraması; belediye başkanının özel yetenek ve girişimiyle bambaşka bir çehreye bürünmüştür..

Anadolu’nun orta yerinde mucizevi şekilde şaheser, harikulade projeleri hayata geçirmiş şehrin yöneticileri ne kadar alkışlansa azdır.. 


Odun Pazarı,
Sazova Parkı,
Kent Parkı
Ve şehre özgü çiğ börek tadına bakmak için yakın zamanda Eskişehir’e gitmeyenlere en azından bir hafta sonu ayırmalarını kesinlikle tavsiye ederim..

‘’80 Devresi Buluşması’’ Eskişehir’de organize edilmesinde büyük emeği ve katkısı olan Adnan Biçer ile Sedat Arslan isimlerini zikretmek ve teşekkür benim adıma borçtur..
Diğer arkadaşlarıma ve katılan herkese ne kadar teşekkür etsem elbette azdır..

Temennim odur ki gelecek yıl bir başka şehirde, bir başka buluşmaya şimdiden hazırlanırız..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




27 Mart 2018 Salı

Kasım-2018 ayında başkanlık ve milletvekili seçimi olabilir mi?



Valla her ne kadar yok dense de cepte tutuluyor gibi sanki..

Nerden çıktı diye sorarsanız:

Hani meşhur 26 maddelik ittifak yasası çıktı ya, işte o yasanın 24 maddesine eklenen bir paragraf vardır.

MADDE 24’e eklenen fıkra:
6771 sayılı Kanunla Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan milletvekili genel veya ara seçiminde önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçimlerin milletvekili genel veya ara seçimleri ile birlikte yapılmasını öngören hüküm yürürlükten kaldırılmıştır..
Bu değişikliğe bağlı olarak aynı konuyu düzenleyen 2972 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır..

ANLAMI: Eğer 2018-Sonbahar’ında genel seçim yapılırsa; Mart-2019 ayında yapılacak yerel seçimleri etkilemeyecek..
Yani eski yasaya göre önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken yerel seçimlerin genel seçimlerle beraber yapılması şartı kaldırıldı..

Gördüğünüz gibi seçim için yasal dayanak hazır..

Bence de ülkemizin ekonomisi için artık seçim takviminden bir an önce çıkılması gerekir..

2018-Kasım ayında genel seçim, 2019-Mart ayında yerel seçim yapılsın herkes yoluna devam etsin..

Öbür türlü 2018 kayıp yıl oldu zaten, bunun üstüne 2019 yılı da kayıp olarak eklenecektir..

Peki, 2018-Kasım ayında genel seçimlerin yapılmasında engel/sorun nedir?

Anayasanın 67. maddesi, “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” hükmünü taşıyor. İttifak düzenlemesinin bir yıldan önce yapılacak erken bir seçimde uygulanması için anayasa değişikliği gerekiyor. İttifaka hazırlanan AKP’ in 316, MHP’nin de 36 milletvekili, yani parlamentoda toplam 352 sandalyesi bulunuyor. Anayasa değişikliklerinin, zorunlu olarak referanduma sunulmadan parlamentoda kabul edilmesi için en az 367 (üye tamsayısının üçte ikisi) milletvekilinin desteği gerekiyor. Anayasanın 175. maddesi uyarınca, desteğin 330 (üye tamsayısının beşte üçü) ile 367 arasında kalması durumunda, değişiklik zorunlu olarak halkoyuna sunuluyor.

Bu zorunlu anayasa değişikliği için CHP ikna olur mu?

Normalde olması lazım çünkü ana muhalefet seçimden kaçmaz..

CHP, anayasa değişikliğine destek vererek seçim tarihine erkene çekebilir fakat çekmez..

Neden?

AK Parti’nin ve Genel Başkanı Erdoğan’ın 2019-Kasım seçimlerine kadar geçecek zaman diliminde yıpranacağını varsayar, böylece seçimlere daha avantajlı girmek için anayasa değişikliğini kabul etmez kanaatindeyim..

Bu süreç AK Parti için tam bir handikap olacaktır..

Neden?

Gerekli ekonomik tedbirleri alamaz, doları ve faizi tutamaz..

Halk memnuniyetsiz kalır..

Tersi olsa kemer sıkma ve devlet harcamalarını kısma yoluna girerse halk yine kızar..

AK Parti için sanki ‘’40 katır mı, 40 satır mı?’’ çıkmazıyla baş başadır..

En akıllıca çözüm ise seçimleri bir an önce yapmaktır..

Bakalım, ne olacak, ne bitecek..


Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



26 Mart 2018 Pazartesi

3.Dünya Savaşı Eli Kulağında..



Savaşlar malumunuz önce diplomatik krizle başlar..

ABD, İngiltere, Almanya, Fransa başta olmak üzere diğer Avrupa ülkeleri topyekun Rusya karşıtı cephede kümelendiler..

İşin özeti ABD, İngiltere ve AB ülkeleri Rusya’nın diplomatlarını sınır dışı ediyor, yani ‘’Persona Non Grata’’ istenmeyen personel ilan ediyor..

Rusya ise mütekabiliyet çerçevesinde misliyle karşılık verecektir..

Bu savaşta nükleer silah kullanılır mı?

Kontrollü savaştan kontrolsüz safhaya geçilirse kullanılması yüksek olasılıktır..

2.dünya savaşında 50 milyon insan ölmüştü, 3.dünya savaşında nükleer silah kullanılırsa yeryüzünde yaşayan insanların en az 1/3’ü ölebilir..

Şu soruyu duyabiliyorum: ‘’Neden bu savaş?’’

Dünyada halen geçerli mevcut sistem savaşı kaçınılmaz kılıyor..

Savaş dışında seçenek kalmıyor..

Çünkü paylaşım, kartların yeniden dağılımı, sınırların ve etki alanlarının değişmesi barışı öldürüyor..

Rusya-Çin-İran-Kuzey Kore anlaşıldı ki blok hareket edecekler..

Türkiye ne yapacak?

Hiç bilemiyorum, tahmin de edemiyorum..

Son söz: ‘Altın savaş halinin vazgeçilmez değeri olup yastık altında, az veya çok, gücünüz doğrultusunda altın bulundurun’ derim..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




23 Mart 2018 Cuma

Yeşil dolar sararıyor..



İşimiz zor, bir kere bu realiteyi peşinen herkes kabul etsin..

Dolar denizinde sular çekildi, başta Türkiye olmak üzere dolara ihtiyacı olan ülkeler için güçlü aylar, yıllar başladı..

4 TL ve üzeri dolar psikolojik sınırı yıkar..

Uzmanlar, brokerler, yorumcular herkesi sakinleştirmek için uğraşırken veriler tam aksine söylüyor, Türkiye artık dünyadan negatif ayrışması belirgin hatlarıyla ortaya çıkmıştır..

Türkiye üzerine ekonomik algı neden bozuldu?
1. Savaş hali..
2. OHAL’in sürekli uzaması ve belirsizliği..
3. Demokrasi kalitesinin bozulması..
4. Hukuk ve adalet üzerinde dolaşan şüphe bulutu..
5. Dünya dolaşımındaki doların azalması..
6. İşsizlik..
7. Gelir dağılımı bozukluğu..
8. Cari açık..
İlk aklıma gelen, belli başlı başlıkları, bir çırpıda böyle sayabilirdim..

Çare nedir?

… (Bence bozulan algının düzeltilmesi..)

Burayı herkes kendi meşrebince düşüncelerini doldurabilir..

Kötü olan ise bozulan ekonomi psikolojisi normale geçmesi uzun süre alır..

Son söz: ‘’Büyük ve güçlü liderlerin zaafı, halk tarafından yıllarca tahammül edilebilir’’ gerçeği düzenli çalışıyordu..
Fakat bu çıkarımın da bir sonu vardır..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR




13 Mart 2018 Salı

2019 Yılında Başkan Kim Olur?



Nisan-2017 ayında yapılan yeni başkanlık sistemi oylamasında 58 milyon seçmen varken sandığa 50 milyon seçmen gidiyor ve kabaca 25 milyon seçmen ‘EVET’, 25 milyon seçmen ‘HAYIR’ diyor ama kıl payı da olsa ‘EVET’ kazanıyor..

Bu konuda çok araştırma yaptım. 1946 yılından itibaren çok partili seçimlerin tüm sonuçlarını TÜİK üzerinden indirdim, vardığım sonuç şudur:

Türk halkının yüzde 65’i sağ cenahta yer alıyor, kalan yüzde 35’i de sol cenahta bulunuyor..

Bu ne anlama geliyor?

Yeni sistemde artık sol cenahın iktidar olması namümkündür..

Şimdiye kadar uygulanan çok partili parlamenter sistemde bazen koalisyon falan yapma şansıyla iktidara eklemlenebilirken artık yeni başkanlık sistemiyle bu kapı kapanmıştır..

Velhasıl 3 Kasım 2019 günü yapılacak olan başkanlık seçiminde sol cenahtan bir adayın kazanması matematiksel olarak şansı sıfırdır..

Çare nedir?

Basit, sade ve anlaşılır dilde tezimi söylüyorum:

‘’CHP aday çıkarmasın.’’ NOKTA..

Mevcut adaylar bellidir..

Kim onlar?

Mevcut Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener,
Ve Saadet Partisi adayı (İsmi belli değil ama Abdullah Gül olabilir)..

Burada ilkeler üzerine karar verilecektir..

Hangi aday seçilmesi halinde başkanlık sisteminden vazgeçileceğini vaat ediyorsa yüzde 35 sol cenah gidip ona oy verecektir..

Kaldı ki en son yapılan Nisan-Referandumu’nda bu ilke çevresinde yarı yarıya oy almıştır..

Tersten bakalım bir de olaya..

CHP aday çıkardı, diğer adaylar çıktı..

İlk turda hiçbir aday yüzde 51 alamadı..

2.turda yüzde 65’lik sağ cenah kime oy verir?

Sol cenahtan 2.tura kalan adaya mı, sağ cenahtan gelen Erdoğan’a mı?

Tartışmasız en az yüzde 55 oyla Erdoğan 2.turda seçilir..

Peki, CHP sağ tandanslı bir adayla çıksa ne olur? İşte örneğin Abdüllatif Şener, işte Demirel’gilin damadı İlhan Kesici gibi..

Yine 2.tura kalır..

Yine sonuç değişmez..

Neden?

Sağ cenahtaki seçmen ‘’Yahu 16 yıldır ülkeyi yöneten, bildiğim lider varken ne yapacağını test etmediğim başka bir adayı başkan neden seçeyim?’’ sorusunun sonucunda mutlaka Erdoğan’a oy verir..

Peki, arkadaş çok partili 60 yıllık siyasi yaşamda neden bu oran ‘yüzde 65 sağ’-‘yüzde35 sol’ şeklinde kaldı?

Başta CHP liderlerinin ve diğer sol siyasetin vebalidir..

Son söz: Erdoğan’ı durdurmak ya da indirmek; parlamenter sistem, adalet, özgürlük ilkesinde birleşilen başka bir sağ cenah adayına oy vermekten geçiyor..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR



3 Mart 2018 Cumartesi

Evlilik ve boşanma sorgulaması



Kadınların istatistiki boşanma nedenleri..
-Sorumsuz ve ilgisiz davranma nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 61,5 

-Evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 42,6 

-Dayak/kötü muamele nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 36,4 

-Aldatma nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 32,2 

-Eşin ailesinin aile içi ilişkilere karışması nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 24,6 
-Eşlerin ailelerine karşı saygısız davranması nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 24,6 

-İçki nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 23,0 

-Terk etme/edilme nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 17,4 

-Kumar nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 12,9 

-Ailedeki çocuklara karşı kötü muamele nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 9,2 

-Diğer nedenlerle boşanma oranı: Yüzde 8,2 

-Aile içi cinsel taciz nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,8 


Erkeklerin istatistiki boşanma nedenleri..
-Sorumsuz ve ilgisiz davranma nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 40,2

-Eşlerin ailelerine karşı saygısız davranması nedeniyle boşanma oranı: 24,0

-Eşin ailesinin aile içi ilişkilere karışması nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 24,0

-Diğer nedenlerle boşanma oranı: Yüzde 20,2 

-Evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 17,8

-Terk etme/edilme nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 12,2 

-Aldatma nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 8,7

-Ailedeki çocuklara karşı kötü muamele nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,6

-Madde bağımlılığı nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 0,7

İşte bu istatistiki veriler ışığında şahsi yorum ve analizim

Kadın ve erkek için en yüksek oranda ortak boşanma nedeni olarak ‘’Sorumsuz ve ilgisiz davranma’’ görülüyor..

Bu nedenden ötürü boşanma oranları kadınlarda yüzde 61.5, erkeklerde yüzde 40.2..

Bundan sonra boşanma nedenlerinde derin farklılık ortaya çıkıyor..

Kadınlar için 2.sırada boşanma nedeni yüzde 42.6 oranıyla ‘’Evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama’’ olarak dururken erkekler için bu boşanma nedeni yüzde 17.8 oranıyla daha alt sıralarda yer buluyor..

Erkekler için 2.sırada boşanma nedeni ‘’ Eşlerin ailelerine karşı saygısız davranması’’ iken kadınlar için daha alt sırada bulunuyor..

Benim açımdan en ilginç veri ise kadınların boşanma nedeni arasında en alt sırada yer alan ‘’ Aile içi cinsel taciz’’ olmasıdır..
Cinsel istismar vakalarında annelerin ‘’pasif ya da nötr tutumu’’ işte bu boşanma rakamlarına da yansıyor ve kanıtlıyor..
Kısaca anneler aile içi cinsel taciz ve istismarı büyük bir mesele olarak algılamıyor ya da kabul etmiyor..

Kadınlar için boşanma nedeni olarak aldatma 4.sırada yer almış. Yani erkek:
-Sorumsuz ve ilgisiz davranmıyorsa,
-Evin ekonomik olarak geçimini sağlıyorsa,
-Dayak/kötü muamele yapmıyorsa ALDATMA boşanma için çok önemli değildir..

Hele erkek için boşanma nedeni olarak aldatma neredeyse en alt sırada yer almaktadır..
Yani kadın:
-Sorumsuz ve ilgisiz davranmıyorsa,
-Ailelerine karşı saygısız davranmıyorsa,
-Eşin ailesinin aile içi ilişkilere karışmıyorsa
-Evin ekonomik olarak geçimini sağlıyorsa ALDATMA mesele olmaktan çoktan çıkmıştır..

Medyaya yansıyan olayların çokluğuna bakılırsa sanki bu veriler şüpheli gibi duruyor..
Özellikle erkeklerin aldatma ve kıskançlık cinayetleri haberlerin baş gündemi oluyorsa erkeklerin aldatmayı boşanma nedeni olarak en alt sıralarda görmeleri paradoks/çelişki oluşturuyor..
Ya haberler abartılarak veriliyor ya da boşanma verileri gerçeği söylüyor..
Uzun lafın kısası bir kanaat hasıl olmadı bende..

Son söz: 2018 yılında ya da milenyum çağında ya da 21.yüzyılda ‘’evlilik müessesi’’ ağır bir sorgulama altında yok oluş girdabına sürükleniyor..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR