Başbakan Ahmet Davutoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başbakan Ahmet Davutoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2015 Cuma

AK Parti sonu kötü bitecek senaryoyu oynuyor..


Önce metni vereyim..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bursa'da toplu açılış töreninde "7 Haziran seçimlerinde yeni Türkiye’yi istiyorsak, yeni Anayasa istiyorsak,başkanlık sistemi istiyorsak, çözüm süreci istiyorsak 400 milletvekilini vermemiz lazım ki gümbür gümbür iktidarda olan bir parti bunu gerçekleştirsin." dedi.

İşte bu metin beni taaa 1983 Genel Seçimleri’ne götürdü.. Yüzde 99 halk desteğiyle cumhurbaşkanı olan dönemin darbeci generali Kenan Evren, ne yaptı biliyor musunuz?

İl, il gezerek; başında emekli general olan partiye oy istedi..

Ne mi oldu?

ANAP birinci parti, Halkçı Parti ikinci, Kenan Evren’in desteklediği MDP (Milliyetçi Demokrasi Partisi) üçüncü yani sonuncu oldu..

Yıl 1983, aradan geçmiş tam 32 yıl ve ben aynı filmi tekrar izliyorum..

Halkın yüzde 52.5’nun desteğiyle Cumhurbaşkanı olmuş Sayın Tayyip Erdoğan, il il gezerek AK Parti’ye oy istemektedir. Hatta daha da işin şirazesinden çıkarak 400 milletvekili talep etmektedir.

Ha 1983 yılı siyasi dinamikleri ayrı ve farklı olsa bile; 2015 yılında da seçilmiş cumhurbaşkanı tarafından bir partiye destek verilmesi ve halktan oy istemesi seçim sonucunu nasıl etkiler?

Bence ters etkiler ve AK Parti’nin alabileceği oyu da düşürür..

Nacizane görüşüm: Sayın Cumhurbaşkanı danışmanları hemen bu örneği verip böyle bir girişimden sakınmasını ve yapmamasını söylemeliler..

Dolara müdahalesi, AK Parti’ye oy istemesi, muhalefete laf yetiştirmesi sürerse vatandaşta şu düşünce oluşur:

‘’Başbakan Ahmet Davutoğlu yapamayacak, olmayacak’’ denir ve karizması iyicene çizilir, mitingleri sönük geçer, AK Parti daha düşük oy alır..

Korkarım ki siyasi durum vahim ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden mecburi böyle bir çıkış yaptı.

AK Parti’nin oy oranı söylendiği gibi yüzde 50 falan değil, muhtemelen yüzde 40 civarında dolaşıyor. İktidar ayakları altından kayıp gidiyor. Başka türlü bu söylem ve çıkışın hiçbir manası olmuyor.

Çünkü o zaman şu soruyu sorarlar:

‘’Madem siyaset yapacaktın, neden cumhurbaşkanı oldun?

Başbakan olarak seçimlere girseydin, 400 milletvekili alsaydın ve başkanlık sistemini getirseydin’’

Şimdi davul Başbakan Ahmet Davutoğlu omuzlarında, tokmak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde ve dan-dan öttürüyor..

Bu işin sonu mümkün değil gelmez, ya davulu taşıyan yorulur, ya davul patlar..


7 Ekim 2014 Salı

Başbakan Davutoğlu, gerçek başbakan olma fırsatını ıskaladı..


AK Parti olağanüstü kongreye tek aday olarak giren Sayın Ahmet Davutoğlu önce genel başkan, sonra başbakan oldu.


Peki, gerçekten başbakan oldu mu?


Bence hayır..


Neden?


Valla çok basittir.


Hani 1 Eylül’de Yargıtay’ın düzenlediği ‘adli yıl’ açılışı vardı ya,


Hani Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘’eğer Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu katılırsa, katılmam’’ dedi ya,


Yargıtay resmi davet gönderiyor..

Kimlere?


İşte Cumhurbaşkanına, işte başbakana, işte adalet bakanına, işte TBMM Başkanına..


Tören başlıyor ve ne oluyor?


Yürütmenin başı, ‘adli yıl açılış’ davetine icap etmiyor..


Yargı ve adalet işlerini koordine eden bakan katılmıyor..


En önemlisi yasamanın başı katılmıyor..


Malumunuz demokrasi yargı, yürütme ve yasama olarak 3 ayak üzerinden gider, hani bu klasik tarif 200 yıldır söylenir ya..


Yahu arkadaş cumhurbaşkanı mazeret bildirip katılmıyorsa; yasamanın başı olan TBMM başkanı niye katılmıyor?


Adalet bakanı kendinin koordine ettiği kurumun açılışına niye gitmiyor?


Hele daha çiçeği burnunda, henüz başbakanlık kodluğuna yeni oturmuş, mürekkebi bile kurumamış Başbakan Davutoğlu neden katılmaz ki?


Başbakan olmuş ama BAŞ bakan olamamış bence..


En mühimi AK Parti LİDERİ ve BAŞ bakan olma fırsatını ıskaladı..


Peki, ıskaladı da ne oldu?


Bana göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir danışmanı, bir bürokratı gibi pozisyona girdi..


Sonuçları nedir?


Ne içerde, ne de dışarıda kimse dikkate almaz, sarf ettiği sözün hiç hükmü kalmaz..


Bundan sonra siyasi geleceği artık hep topal ördek misali gidecektir, yazık etti kendine..