CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2017 Çarşamba

CHP ve Türkiye siyaseti..



Türkiye’de siyaset özellikle Cumhuriyet dönemi boyunca nasıl şekillenmiştir?
Çok partili seçimlere kadar yani 1945 yılına kadar Mustafa Kemal’in kurucusu olduğu CHP yönetmiştir. Daha sonraki tüm çok partili seçimlerde sağ odaklı partiler ülkeyi yönetmiştir. 2014 itibarıyla CHP çok sorunlu ve asla iktidar olamayacak bir parti olarak yaşamını sürdürmektedir.

2014 yılında siyaset hangi eksen üzerinden yürütülmektedir?
Maalesef tüm İslam ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de siyasette dominant olan mezhepçiliktir. Kısaca Sünni mezhebi üzerinden siyaset yapılmaktadır.

CHP iktidara namzet olması için ilk olarak ne yapmalıdır?
İşte direk yanıt şudur: Genel Başkanı hem Türk hem de Sünni olmalıdır.

Sonra..
CHP adı değişmelidir. İşte SHP gibi, Halkçı Parti gibi, mutlaka yeni bir isimle siyasete yelken açmalıdır..

CHP ne olsun?
Tarihteki saygın yerini alsın.

Önerin var mı?
Eski CHP binası müze olabilir. Kuruluş yıllarında bugüne kadar 90 yılın özeti çıkarılır, yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla halkın gözlemine ve takdirine bırakılır.

Neden?
Siyaset yapamıyorsun öbür türlü.. CHP tek parti döneminin iyi yaptıkları, kötü yaptıkları, her neyse ama o dönemin hesabı meydanlarda istismar ediliyor. 2014 yılı Türkiye’sinde merkez sol ya da sosyal demokrat siyasi ideolojiyi savunun 20 yaşındaki bir genç için zor durumdur..

Örnek verir misin?
Ya işte 2. Dünya savaşı sırasında ekmeğin karneye bağlanmasından tut, olağanüstü şartlarda tek millet olgusunu topluma yerleştirme çabaları, işte isyanlar, işte siyasi idamlar..

Yeni parti ideolojisi ne olmalıdır?
Evrensel sosyal demokrasi kuralları aynen parti programına aktarılmalıdır.

Peki, yeni parti iktidar olabilir mi?
Çalışacak ve mutlaka bir gün iktidar olacak. Ama CHP ile mutlaka iktidar olacak asla diyemiyorum.

1980 darbesiyle kapatılmıştı CHP, değil mi?
Evet.

Sonra ne oldu da tekrar CHP aktif hale getirildi?
Uzun hikayedir ama baş kahraman Deniz Baykal’dan başkası değildir. Tam SODEP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) Türkiye üzerinde etkili olmaya başladı, sosyal demokratlar insanların bir partisi olarak kendini gösterdi, hatta 1989 Yerel Seçimlerinde İstanbul Nurettin Sözen, Ankara Murat Karayalçın ve İzmir Yüksel Çakmur isimli adaylarla ANAP’ın elinden belediyeler alındı ama bu parti kapatıldı, CHP açıldı.. Yazık oldu hem partiye, hem de sosyal demokrasinin geleceğine..

Ama 1989 yılında kaç tane merkez sağ parti vardı ve şartlar SODEP için nasıl oluştu?
Doğrudur ama hep söylüyorum bu bir Türkiye gerçeğidir. SODEP yüzde 30 falan oy aldı, buna karşın ANAP Yüzde 24, DYP Yüzde 26 ve RP yüzde 10 civarında oy almıştı. Yani sağ blok oylar her halükarda yüzde 60-65 aralığında seyreder..

Biz yine CHP’ye dönelim mi? 2014 itibarıyla CHP’de liderlik sorunu var mıdır?
Hem de yüzde 100..

Neden?
Kemal Kılıçdaroğlu liderlik vasfı taşımıyor. Bildiğiniz üzere liderlik doğuştan gelir, aynı ressamlık, müzisyenlik gibi.. Bu özelliğe sahip değilsen; ne yaparsan yap, lider olamazsın..

Sen sağcı mısın, solcu musun?
Bilinçlendiğim ve olup-bitenleri algılamaya başladığım zaman 13-14 yaşlarında idim ve fakir bir ailenin çocuğu olduğum için otomatik olarak daha fazla bölüşüm, daha adil gelir dağılımı diyen sol yelpazede yer almam kaçınılmazdı, öyle de oldu..

Pişman mısın?
Yok, hayır, katiyen, asla..

Neden?
İdealler güzeldi ya, hani boş hayaller olsa da peşinden gitmeye değerdi.. Artı biat etmiyorsun, her şeyi sorguluyorsun, her şeyi düşünüyorsun..

Not: Yukarıdaki yazım, ‘’DÜŞ’e Yazdım’’ isimli DENEME kitabımdan alıntı yapılmıştır. Üretilen düşünce sağlam zemindeyse aradan 3 yıl geçse bile doğruluğu ve gerçekliği hiç değişmiyor..
Diğer önemli not ise bu kitabımı 2015 yılında Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na ve Sayın Genel Başkan Yardımcısı Koç’a gönderdim..

Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR

Facebook : https://www.facebook.com/omerozdamar62?ref=tn_tnmn
Twitter : 
https://twitter.com/omerozdamar
İnstagram : 
https://instagram.com/omerozdamar/

22 Ekim 2012 Pazartesi

CHP Antalya İl Başkanı Devrim Kök, sonuna kadar haklıdır..


Biraz karmaşık gibi gözüken olayı kısaca ve anlaşılır şekliyle hemen anlatayım..

 

13-14 Ekim 2012 günleri CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, bazı açılış ve etkinkinliklere katılmak üzere Antalya’ya geliyor..

 

CHP Antalya İl Başkanı başta olmak üzere yöneticier ve diğer partililer karşılamada bulunuyorlar ve yanına eşlik ediyorlar..

 

Bir basın organınında CHP Antalya İl Başkanı ağzından haber yayınlanıyor.  

 

Neydi o haber?

 

İşte CHP’de üç Antalya Milletvekili Osman Kaptan, Yıldıray Sapan ve Arif Bulut, CHP eski Lideri Deniz Baykal’la birlikte, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu karşılamadıkları gerekçesiyle disipline sevk edilmeleri için il başkanı tarafından rapor hazırlandı..

 

Sonra bu haberi ‘’gerçek dışıdır’’ diye yalanlayan il başkanı, bakın ilaveten ne diyor?

 

‘’4 milletvekilimiz genel başkanımızı karşılamaya gelmemiştir. Bunun için bir rapor hazırlanmasına gerek yoktur. Parti kamuoyumuzun ve parti vicdanındaki rapor en önemli rapordur. Onların karşılamaya katılmamaları hoş olmamıştır"

 

Tabi kıyamet kopuyor, Antalya Milletvekilleri Osman Kaptan, Yıldıray Sapan ve Arif Bulut, hemen genel merkez 12. Kata çıkıyorlar ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na, bu açıklmasından dolayı İl Başkanı’nı şikayet ediyorlar..

 

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, bu 3 Antalya Milletvekiline ne diyor?

 

Haberlerin asılsız olduğunu, ‘İl Başkanına ’Haberi tekzip et ve dava aç’ dedim. Dediklerimi yapmazsa ya da dava açar haksız olduğu kanıtlanırsa görevden alırım".

 

Olay budur.. Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere.. Bu kadar yanlışın neresinden başlayayım, bilemiyorum..

 

CHP Antalya İl Başkanı Sayın Devrim Kök Beyi, bir kez yakından gördüm ancak hiç konuşmadım. Ama genç, dinamik, heyecanlı bir partili olduğu apaçık bellidir.

 

Görüşümü paylaşmadan ‘Sayın İl Başkanı Devrim Bey’in tutumunun yüzde 1.500 haklı olduğunu’ peşinen ifade edebilirim..

 

Varan-1: Eski Genel Başkan Sayın Deniz Baykal, varsayalım ki Antalya gezisine çıkacak ve karşılamaya Antalya Milletvekilleri katılmayacak ve eşlik etmeyecek, sonra ne mi olur? Ortalık duman olur, söz konusu milletvekilleri derhal uyarılır ve gereği yapılır. Baykal’ın Antalya gezisine bırakın Antalya Milletvekillerini; çevre illerden Burdur gibi ilin milletvekili bile katılmaktan imtina edemez, etmez.. Söz konusu 3 Antalya Milletvekili ‘hem kel hem de fodul’ misali zeytinyağı gibi suyun yüzüne çıkmaya ve kendilerini haklı göstermeye çalışıyorlar, sadece kafaları bulandırıyorlar..

 

Varan-2: Ha bu 3 Antalya Milletvekili kendi açılarından haklıdırlar. Çünkü milletvekili adayı olarak isimlerini Sayın Kılıçdaroğlu belirlemedi, o dönem tek yetkili olarak Sayın Deniz Baykal gösterildi, bu yüzden Antalya’da ne önseçim yapıldı, ne de aday adayı olan 40’a yakın CHP’li dikkate alındı.. Şimdide 3 Antalya Milletvekili elbette genel başkana olan gerekli saygıyı göstermez ve protokol kurallarını hiçe sayar, kısaca tanımaz.. Kusur kimin? Takdir sizlerindir..

 

Varan-3: CHP kurumsal kimliği üzerinden kamuoyuna böyle bir görüntü verilmesine kimsenin hakkı yoktur.. Antalya yerel seçimlerine şurada neredeyse 1 yıl kalmışken Antalya’da yaşanan bu manzar-i umumiye hiç ama hiç hoş değildir.. Bu haber tüm gazetelerin internet sitelerinde en çok okunan haber sıralamasında ilk sırada yer alması bile verilen imaj zararını açıklamaya yetip artmaktadır..

 

Varan-4: CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, liderliğini bu konu bile gösteremezse; muhtelif anketlerde ‘en güvenilir lider’ sıralamasında 3. ya da 4. çıkmasına da artık şaşırmamak gerekiyor..