1 Ekim 2013 Salı

Evlilik yıldönümü..


‘Vay anasına’ dedim içimden..

Dile kolay yahu,  32 yıl tamamlanıyor, 33 yıla giriliyor..

Geriye dönüp bakıyorsun; su gibi akan zamandan başka hayrete düşürecek bütüncül resim gelmiyor insan zihnine..

Yaşadığın ülke, kadın ve erkek için biçilen role otomatik tabi olduğun sosyal-ekonomik sistem; evliliklerin uzun ve kesintisiz yürüyüşünün kaderini kati olarak belirliyor..

Neler mi sığıyor bu 32 yıla?

Çocuklar, mutluluklar, üzüntüler, bağrışlar-çağrışlar, gülmeler, ağlamalar, kısaca yaşama dair ne varsa öyle de, böyle de yaşanıyor..

Her evlilikte duygusal hasarlara yol açan; bencillikler, egolar eninde sonunda çatışma içinde olabiliyorlar.. Oluşan duygusal hasarlar, diyalogla, sessizlikle ya da her evliliğe özgü yöntemle bir şekilde tamir ediliyor.. Zaten kronikleşen ve onarımı olanaksız hale gelen duygusal hasarlar maalesef ayrılıkla sonuçlanıyor..

Valla ben ve eşim 32 yıl evli kalmayı başardık..

Bakalım kaç yıl daha sağlıkla, anlayışla ve mutlulukla taşıyacağız bu birlikteliği?







Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.
Yorum Gönder