TCMB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TCMB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2018 Pazartesi

2018 Yılı Sonunda Dolar Ne Olur?



Yılın bitmesine (Ekim, Kasım, Aralık) 3 ay var, halen 1 dolar 6 TL (artı-eksi 10 kuruş) civarında dolaşıyor..

Türkiye son 1,5 aydır tüm finans mekanizmalarını harekete geçirdi ve doların hızla değer kazanmasını durdurdu..

YEP (Yeni Ekonomik Program) açıklamasından önce TCMB (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası) şok bir kararla repo faizlerini yüzde 24’e çıkardı..

Ekonomik ve finansal modellemede yapılması gereken her şey yapıldı..

Peki, 5.50-5.60 TL civarına dolar neden inmiyor?

Türkiye’ye bağlı olmayan dış etken..

Nedir o?

Amma doğrudan, amma dolaylı dışarıdan sıcak para gelmesi lazım..

İşte sendikasyon kredisi, işte Katar’ın yatırım kararı falan var ama..

Yetmez..

Ne gerekiyor?

ABD, 2 Türk Bakana uyguladığı yaptırım kararını kaldıracak ve finans kuruluşlarını serbest bırakacak..

Her şey olsa, işte Rahip Brunson bırakılsa, yaptırım kalksa; buna rağmen sular seller gibi para akmaz değil mi?

Bildin, çok doğru bir tespit..

Çünkü ABD’de hazine kağıdının faizi sürekli artıyor, bugünlerde yüzde 3.20 civarında seyrediyor, FED faizi yüzde 2.5 bandına çıkardı ve çıkarmaya devam edecek.. Uzun lafın kısası dışarıya gidecek boşta çok para yoktur..

Hele bizim gibi ülkelerde enflasyon yüzde 20 bandını aşmak üzereyse kısa vadeli sıcak para çok nazlı girer..

Sonuç ve nihai analiz:

-Yıl sonuna kadar dolar-TL muhtemelen 6 TL civarında izlenir..

-6 TL aşağısına sarkmalar ise alım fırsatı olarak görülür kanaatindeyim..

Eğer 30-40 milyar dolar sıcak para Türkiye finans piyasasına girerse dolar-TL 5 TL’yi rahatlıkla görür..

Son söz: Bilgim doğrultusunda verdiğim görüş umarım yatırımcılara faydası olur.. Para çok değerlidir, kıymetini bilin derim..

Yazar Ömer Özdamar
Bucak-Burdur





12 Temmuz 2013 Cuma

Dolar 2013 yılı sonu kaç TL olur?


Herkesin merak ettiği soru budur. Çünkü ‘dolar kaç TL olur?’ sorusu hepimizin cebini ilgilendiren önemli hatta yaşamsal bir konudur.


Neden?


İşte bu gece yarısından sonra geçerli olmak üzere benzine 11 kuruş zam yapılmıştır. Akaryakıt fiyatlarının artması demek A’dan Z’ye her şeyin zamlanması demektir.


Neyse biz esas konumuza geçelim. Türkiye finans piyasası ilk kez bugün (8 Temmuz 2013) küresel finansal piyasadan NEGATİF ayrışmıştır.


Bu ne demektir?


Türkiye finansal piyasası sorunludur, diğer dünya piyasalarıyla korelasyonu bozulmuştur.


Peki, ne oldu da bugünkü noktaya gelindi?


İç dinamikler ve dış dinamikler olarak 2’ye ayırabiliriz.


Önce iç dinamiklere bakalım..


28 Mayıs 2013 günü, 1 dolar = 1.80 TL olarak işlem yapılırken; 5 Temmuz 2013 günü, 1 dolar = 1.95 TL olmuştur. Yani GEZİ PARKI olayları öncesi durum gayet stabildir. Ancak ne olduysa oldu; GEZİ PARKI en önemli iç dinamik öğesi haline geldi. Kısaca risk algısı oluşturdu.


TC Merkez Bankası’nın anlamsız ve yanlış tutumu 2. risk dalgasını oluşturdu. 128 Milyar Dolar rezervi olan bir TCMB, manasız şekilde her gün 250 milyon dolar satmaya ve doları tekrar 1.80 bandına çekmeye çalıştı. Bu da yabancı yatırımcıya korku ve panik olarak yansıdı. Hele 8 Temmuz 2013 günü yaptığı operasyon büyük hatadır. 1.97 bandında seyir eden dolar kurunu 1.96’ya çekmek için tam 2 milyar 250 milyon dolar sattı.

Piyasadan çıkmaya çalışan yabancı yatırımcıya neden yardımcı oluyorsun ve sürekli dolar satıyorsun? Bırak, zararına yüksekten alabiliyorsa alsın ve çıksın.. Sonra ‘attığın taş kurbağayı ürkütmeli’ misali 2 milyar dolar satıyorsun ama dolar/TL kuru 1 basamak bile oynamıyor. Yani seni kimse dikkate almıyor. Hem de turizm sezonunda döviz girişinin yoğun olduğu mevsimde yabancı para sıkışıklığı yaşanıyorsa; bu durum gelecek için hiç hayra alamet değildir. Sonra bu yöntem yangını kovayla söndürmeye benzer. Bu şekilde 1 ay, 2 ay devam ettin ve rezervler sürekli eritirsin, kritik aşamaya gelince ne yapacaksın? Hakikaten gücüne güveniyorsan ve dolar kurunu bir noktada tutmak istiyorsan; piyasadan ne kadar talep geliyorsa karşıla artık; 5 milyar, 10 milyar, 20 milyar dolar sat  ve talep edenleri doyur..


Finansal piyasaların kalbi bankalardır. 28 Mayıs 2013 günü 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4 civarındayken 8 Temmuz 2013 günü yüzde 8’leri geçmiştir. Yani yüzde 100 faiz artmıştır, yani bankalar zarar yazmıştır.. Bankaların zarar yazdığı bir finansal piyasada; yabancı yatırımcı hemen tası toprağı toplar ve kaçar..


En önemlisi özelleştirme yoluyla yüksek rakamlara satılacak artık KİT kalmamıştır. Bu da sabit yatırım için yabancı sermaye girişinin kıt olacağı anlamına gelir.


Gelelim dış dinamiklere..


FED (ABD Merkez Bankası) 2 hafta önce aldığı bir kararla Eylül-2013 ayından itibaren piyasadan tahvil alımını azaltacağım ifadesi; doların ana vatanında dönmesi için yeterli bir nedendir.. Yani faizler yükselecektir. Bu da şu demektir: Yüzde 4 faizle Türkiye’de kalacağıma, daha güvenli liman olan yüzde 2 faizle ABD’ye giderim cümlesini yabancı yatırımcılar sıkça kurmaktadır.


Sabit yatırım yapan yabancı firmalar da mutlaka belli bir süre sonra kar transferini başlarlar. Örneğin TELEKOM’u alan uluslararası konsorsiyum parasını aldığı sermayedarlara mutlaka geri dönüşüm yapmak zorundadır.
 
Uluslararası ilişkilerde Türkiye hızla tecrit edilmektedir. Neredeyse tüm komşu ülkelerle sorun yaşamaktadır. AB ile köprüleri atmış sayılır. Özellikle Katar, Suudi Arabistan gibi körfez ülkeleriyle Mısır yüzünden anlaşmazlığa düşülmüştür.

Kuzey Irak Lideri Barzani ile Irak Başbakanı El-Maliki el sıkıştırılmıştır.

Sanki Türkiye’nin boğazına geçirilen ipin ucuna her gün bir düğüm daha atılıyor intibaı uyanıyor bende..


Bu analiz ışığında yıl sonu dolar kuru eğer 2.50 olarak görürsek süper olur diyorum..  Yani TL kabaca yüzde 50 değer kaybetmiş olacaktır, yani yüzde 50 devalüasyon olacaktır, yani yüzde 50 her şey pahalı olacaktır..


11 Ekim 2011 Salı

Merkez Bankası (TCMB) ne yaptı, nasıl yaptı, sonuç ne çıktı?


Geçen hafta TCMB Başkanı, piyasayla tabiri caizse sidik yarışına girdi…

Önce geçen haftanın genel durumunu bakalım…

Türkiye cari açık veriyor, Avrupa derin finansal kriz yaşıyor, ABD piyasaya 1-2 trilyon dolar salmasına rağmen büyümeye geçemiyor…

Bizim para piyasamız ise yukarı trend olarak Dolar-TL değerini belirlemeye çalışıyor. Sanıyorum 4 Ekim 2011 günü idi ve Dolar-TL karşılığı 1.90’na tekabül ediyor.

Tam da aynı gün, TCMB (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası) 3 alanda para piyasasına müdahale ediyor.

İşte yabancı para mevduat zorunlu karşılığı yükseltiyor, TL mevduatı zorunlu karşılığı düşürüyor ve final ya da nihai hamlesi şu oluyor: Para piyasasına 1 milyar 350 milyon dolar satacağım ve tekliflerini bekliyorum.

Teklifler yağmur gibi yağıyor ve 1 milyar 850 milyon doları buluyor.

Peki, bizim TCMB, bu durumda ne yapıyor?

Tamam, ben üst sınır belirledim ama yine de satabileceğim miktar 350 milyon dolar tutarındadır diyor.

Yahu olur mu böyle saçma bir strateji?

Piyasaya 1 milyar 350 milyon dolar vereceğim, hadi teklif yapın diyorsun; ondan sonra 2 milyar dolara yakın teklif gelince yan çiziyorsun, yok sadece 350 milyon dolar veriyorum, diyorsun…

Oysa attığınız taş kurbağayı ürkütmelidir.. Yani teklif 1.850 milyar dolar geldiyse; alın size 2 milyar dolar demen gerekiyor. İyi de bu kadar kuvvetli rezervim yoktur yanıtı verilebilir. O zaman niye çıktın orta yere diye birisi sormaz mı?

Bakın, bu akıldışı hamle yapmaya devam eden TCMB, gelecek günlerde Dolar-TL değerlemesinde spekülasyona çanak tutmaktadır.

Yılbaşına 2,5 dolar-TL değerlemesi görürsek bunun tek müsebbibi TCMB olarak şimdiden söylüyorum.

Çünkü para piyasası, merkez bankasına 5 benzemezle blöf yaptı, bizim merkez bankası da buna 5 benzemezle karşılık verdi. Gelecek günlerde 2 ası bulan para piyasası, göreceksiniz merkez bankasına rest çekecektir ve büyük hareketler görülecektir.

Velhasıl iktisatçılarımız hiç ele alamadı ama bence geçen hafta merkez bankası operasyonu gelecek adına tam bir faciadır. Çünkü basit bir süreç hiç yönetilememiş, panik hali yaşanmış, en önemlisi vampir ruhlu para piyasasına, kan kokusunu salmıştır.

Şimdi ne yapacağız diye sorarsanız: Dolar, Euro alırsanız; 2-3 aylık kısa vadede yüzde 10-20 kazanma olasılığınız mevcuttur. Elbette nihai karar sizindir. Benimkisi naçizane değerlendirmedir.