Uğurlu Köyü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uğurlu Köyü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2014 Perşembe

Bucak’ta başlamayan ve bitmeyen işler..


‘’Madem ki muhalif yazarsın, o zaman sorunları da sen yazarsın’’ dedim içimden ve işte yazdım..

Valla kahveler mevkiinde çirkin görüntü kalktı, bu sevindirici bir gelişmedir. 30 Mart seçimleri öncesi söz verilen ve kitapçıkta yer alan,  altgeçit-üstgeçit gibi yolları olan kahveler projesi ne oldu? Neredeyse 8 ay geçti, hala bir çalışma yoktur. Kulağıma gelenler doğruysa durdurulmuş ya da birisi tarafından engellenmiş.. Uzun lafın kısası kahveler projesi hangi aşamada ya da olacak mı, olmayacak mı?

Gelelim, doğal gaz meselesine.. Ya arkadaş Bucak’ta 20 küsur mahalle vardır.. 4-5 mahalleye doğal gaz bağlandı, gerisi beklemeye alındı..
Belediye ve AK Parti yöneticileri TOROS Gaz’la müzakere yaparak; şunu bari açıklasınlar.. İşte şu mahalleye 2015, şu mahalleye 2016, atıyorum Mimar Sinan mahallesine 2020 desin.. Desin ki biz de bilelim ama..

Geçen hafta sonu Antalya’dan gelirken yol üstünde olan Uğurlu Köy kahvesine uğradım.. Çay falan içtim. Sohbet esnasında ‘’işte köşe yazarıyım, muhalifim’’ deyince aman ‘abi bizim sorunumuz var, bir zahmet yazıver’ dediler..

Neymiş diye sordum ve diyalog başladı:

-Abi bizim köyün imamı tayin oldu, yaklaşık 3-4 aydır yeni imam atanmadı..

-Ehee peki, Bucak Müftülüğü ne diyor?

-Valla bulsak atayacağız ama imam yok..

-Haydaaa..

-Diyanetin imam kadrosu neredeyse TSK’yı geçti ama..

-Abi, doğru ama imam ataması oluyormuş ama transit başka kuruma gidiyormuş..

-Haydaaaa..

-Neyse fazla deşelemeyelim, olacağı varsa bile olmaz bak ha.. Artık bu yazımı okuyan yetkililer Uğurlu Köyüne amma geçici, ama temelli mutlaka bir imam bulurlar..

Geçelim bitmeyen başka bir işe..

Arkadaş hizmet ve diğer ihtiyaçlar için BUCAK TSO (Bucak Ticaret ve Sanayi Odası) binasının kabası bir hızla başlayış başladı, ha bitti, ha bitecek derken neredeyse binanın kaba inşaatı bozulacak ama her şey durmuş durumda.. 2013 yılında başlandı inşaata, 2014 yılı geçti, tık yok.. Bakalım 2015 yılında ne olacak?
Acaba para mı yok, yoksa başka neden mi var?

Üçgen kavşaktan, Şirlek yoluna yeni asfalt döküldü. Her şey güzel ama sorun vardır.
Yaya kaldırımı bazı bina önlerinde ya yarım metre ya da yok gibi.. Valla yayalar asfalt üzerinden gitmek zorunda kalıyor çoğu kez..
Gerçi geçmişten gelen hatalar zinciri vardır ya, olsun vatandaş mevcut yönetimi bilir ve ona sorar.. Yaya kaldırımı düzensizdir, mutlaka el atılması gerekiyor..

Şimdilik bu kadarı yeterlidir.. Bunların sonucunu bir görelim, arkası gelir..



22 Ocak 2013 Salı

Köylü üreticiye bir darbe daha..




Geçen hafta içinde Burdur'un Bucak ilçesi Ziraat Odası Başkanı Muzaffer Özdemir’in konuyla ilgili açıklması okudum.

 

Ne diyordu Sayın Başkan?

 

"Yasa gereği yeraltından sulama yapan sondaj sahipleri Isparta Devlet Su işlerine 1 Şubat tarihine kadar taahhütname imzalayıp göndermesi gerekiyor. Taahhütname imzalamayan sondaj kuyusuna su sayacı taktırmayan ve yeni ruhsat almayanların sondajları kapatılacaktır. Bu ekonomik koşullarda ve arazilerin daha bütünleştirme yapılmadan, bakanlığın düşündüğü arazi yapısal reformları yapmadan, yeni bir miras hukuku yasallaşmadan 6111 sayılı yasanın uygulaması zor görünmektedir. Bu kış gününde ve geçen hasat zamanında yeterli tarımsal ve hayvansal gelir elde edememiş çiftçinin tahmini 2 bin 500 TL masraf yapacak güç ve parası bulunmamaktadır. Köylünün çiftçinin çeşitli mevkilerde birden çok sayıda sondaj kuyusu bulunduğu düşünülürse imkansız hale gelmektedir"

 

Bucak/Uğurlu Köyü’nden bir arkadaşımın diyalog şeklinde aşağıdaki anlattıkları da eklenince yazı yazmak elzem oldu..

 

-Abi, bugün Isparta’ya gittim..

-Hayırdır, ne amaçla gittin?

-Abi, tebligat geldi, tarlasında sondaj olanlar gidip yeniden ruhsat alıyorlar..

-Allah! Allah! Neden ki?

-Abi, yeniden kayıt altına alınan ve ruhsat çıkarılan sondaja sayaç konacaktır.

-Yani ne olacak o zaman?

-Her yıl için dönüm başına su kotası gelecektir. Aştığın zaman ceza verilecektir. Atıyorum yaz boyunca dönüme 50 ton su haracanabilecektir. 51 ton oldu mu, ceza gelecektir.

-Peki, bu sayaçlar nerede?

-Abi, Burdur-Isparta şehirleri için bir yetkili satıcı vardır. Herkes sadece oradan satın alarak, tedarik edecektir.

-Peki, sana kaça mal olacak?

-Abi, kabaca ruhsat yenileme işi için 1.500 TL gider, 1.500 TL de sayaç için gider, toplam 3 bin TL harcanacaktır..

 

Şimdi benim yorum ve düşünceme sıra geldi..

 

Bir kere çok ayıp ediliyor.

 

Kime?

 

Üretici köylü kesime..

 

Yahu adamın ürettiği zaten yeterli para etmiyor, bir de üstüne üstlük ilave masraflar çıkartılıyor.

 

Burada kritik diğer nokta ise sayaç tedarikinin rekabette yoksun bırakılmasıdır.

 

Neden, sadece tek yetkili satıcı vardır? Herkes mecbur kalarak satıcının istediği fiyattan üretici köylüye sayaç satılması, ne demek oluyor? Bu çok yanlış bir yöntemdir.. Bir çok satıcı olmalı ve fiyat rekabeti doğmalıdır.

 

Diyelim ki bir köylünün 10 dönüm bir yerde, 5 dönüm başka bir yerde, 3 dönüm de başka bir yerde tarlası olursa; 3 ayrı sondaj için 3 ayrı ruhsat yenileme ve sayaç tedariki gerçekten üretici köylü için yıkım olur..

 

Bunun anlamı nedir?

 

Kardeşim! Üretim müretim yapma, köylerde kimse kalmasın, şehirlere gelsin, iş bulursa asgari ücretle çalışsın ve gıda ihtiyacını çarşıdan markette gidersin..