18 Şubat 2016 Perşembe

Suriyeli mülteciler geriye gitsin..


Olayın bütününü gözden kaçırmayın, yoksa hep yanlış kapıya çıkarsınız..

Tamam, insanlık yaptık,

Tamam, kardeşlik yaptık,

Tamam, dünyaya net insani mesaj verdik..

Yetiversin artık Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı..

Bu iş buraya kadardır..

İnsanlık bitti, kardeşlik olmadı, verilecek insanı mesaj kalmadı..

Ben başbakan olsam; alacağım ilk karar şu olurdu:

‘’3 aylık süreç içinde tüm Suriyeli mültecileri sınırın öbür yakasına naklederim..’’

Güvenliği tehdit eden 2.5 milyon Suriyeli mülteciler olunca yapacağım başka hamle kalmıyor.

Çünkü benim önceliğim 77 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının güvenliğidir..

Avrupa, 3 milyar Euro veriyor, mültecileri bize niye gönderiyor?

Adamlar geri zekalı mı? Biliyorlar ki kabul ettiği mülteciler belli zaman sonra canlı bomba olma olasılığı yüksektir.. Kontrol ettiği ve yönettiği ülkenin güvenliği her şeyden önce gelir.. Niye böyle bir riski üstlensin?

Neden canlı bomba olurlar?

Abi, o konuyu sosyologlar, antropologlar incelesin ancak bildiğim kadarıyla Orta Doğu kültüründe bu davranış modeli vardır. 

Bizler ise 1923 yılından bu yana Orta Doğu kültüründen koptuk ve AB aday ülkesi olduk..

Zaten 18-60 yaş arası hiçbir erkek Suriyeli mülteci alınmamalıydı, büyük hata işlendi.. İnsani olarak Suriyeli çocuklar, kadınlar, yaşlılar amenna, çadır kentlerde bakalım, yardım edelim ama 20 yaşındaki Suriyeli erkek gitsin ülkesinde savaşsın abi, bize ne.. Ben kurtaramam onun yaşadığı vatanını, herkes kendi vatanını, kendisi kurtarır..

Neyse sözü uzatmaya gerek yoktur. Acil çözüm önerim budur..

‘’3 aylık süreç içinde tüm Suriyeli mültecileri sınırın öbür yakasına nakledilsin..’’

Peki, sence Türkiye, bu Suriye oyunda nerede ve ne zaman ölümcül hata yaptı?

2 yıl önceydi takriben herhalde.. RF-4 savaş uçağımız Lazkiye civarından atılan füzeyle düşürüldü ya, o gece 100 uçakla Lazkiye civarındaki tüm füze rampalarını yok etseydin; şimdi bambaşka konumda olurdun.. Hem pısırıksın, hem de rol çalıyorsun.. O günlerde Türkiye, NATO’yu yardıma çağırdı, işte PATRİOT’lar geldi ve sonra Türkiye’yi kaderine terk ettiler, çekip-gittiler..

Hani Ankara’nın göbeğinde canlı bomba patlaması ve 28 şehit sonrası Başbakan ‘misliyle cevap vereceğiz’ dedi ya, geçmiş olsun artık, kimse dikkate almıyor..

Hani bana kalsa Orta Doğu işlerine (Suriye, Irak)  hiç karışmazdım ya, çünkü şeytanın bile kafası karışır bu bölgede.. Karışırsam da gücümün ölçüsünde yapacaklarımı hiç tereddüt etmeden gerçekleştirir ve sonuç almaya bakarım..

Bugün itibarıyla ben başbakan olsam; Suriye konusunda tüm ittifaklardan vazgeçerim, Suriyeli mültecileri sınıra yığarım ve BM’yi göreve çağırırım..

Kimin ne hali varsa görsün derim; tüm dünya devletlerinin yaptığı gibi ülkemin ve insanlarımın çıkarlarını ve güvenliğini düşünürüm..

Ömer ÖZDAMAR (Yeni Sol Muhalif)
Bucak-BURDUR



Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.
Yorum Gönder