7 Ağustos 2011 Pazar

Afrikalı açlar…


Yıllardır duyarım, okurum, izlerim ama açlık resminde değişen en küçük bir çizgi ve bir renk farkı olmaz mı? Maalesef olmadı, hep aynı, yine aynı…

Bu aybaşında sadece Somali’nin iki bölgesinde açlık olduğunu resmen ilan eden Birleşmiş Milletler, dün, bir iki ay içinde açlığın bütün ülkeye yayılacağını açıkladı. BM ayrıca, Kenya, Etiyopya, Cibuti ve Uganda’da açlık tehlikesinin büyüdüğü uyarısında da bulundu. 

Kutsal ay nedeniyle yine kampanyalar düzenleniyor, paralar ve diğer yardımlar toplanıyor, nereye? İşte Afrika’ya, işte Somali’ye, işte Kenya’ya, işte Etiyopya’ya, işte Cibuti’ye, işte Uganda’ya

Niye?

Bu coğrafya üzerinde yetiştirilen ürünler, halen yaşayan nüfusa yetmiyor…

Dışarıdan satın alacak yeraltı ve yerüstü zenginliği de yoksa yandı keten helva misali açlıktan çocuklar, büyükler ölüyor…

Üstüne üstlük Somali’de hem iç savaş var, hem de El-Kaide saldırısı var…

Çare:

İnsanoğlu aklını kullanacak. Yok, başka çaresi… Akıl diyor ki yeterli gıda olmadığı için çocuk yapma ya da çoğalma… Fakat bunu sağlayacak ne öğreti var, ne sistem var, ne de gelişmişlik var…

Çin ne yapıyor? İlk çocuktan sonra hemen kısırlaştırma operasyonu gerçekleştiriyor. Haklıdır çünkü bunu yapmazsa bir süre sonra aç kalan nüfus olacaktır. Alın bir başka örnek daha… 2030'da dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını Çin'den alması beklenen Hindistan nüfus artışını önlemek için kısırlaşmayı kabul eden erkek ya da kadına çekilişle otomobil hediye edecek…

BM’ler mi koordine eder, ülkeler kendileri mi organize eder, bilemem… Bildiğim ise bu açlık tehlikesi olan Afrika ülkelerinde hızlı bir kısırlaştırma operasyonu şarttır. Böylece insanlık dramı yaşanmaz, vicdanlar kanamaz…
Hem de yardım-yardım diye ona buna el açmaz…

1990 yılında ben bu haberleri okudum, 2000 yılında bu haberleri izledim, 2011 yılında hem okuyorum hem izliyorum… Bahsettiğim radikal çözüm olmazsa 2020-2030-2040 yıllarında da aynı resimleri göreceğiz…
Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.

1 yorum:

ccc8 dedi ki...

seksenli yılların sonu, çocuktum ve hatırlarım o zamanın akşam haberleri görüntülerini afrikadaki açlıktan ,hastalıklardan, ölümlerden bahsedilirdi .maalesef görülen de o ki bu zamana kadar düzelen bir şey yok .önceki yıllarda olduğu gibi ,bu yıl içinde de yardımlar toplanacak ve toplanıyor. gelecek yıllarda da durum böyle sürecek gibi, yani :
açlık ve açlıkla gelen ölümler > bunu engellemek için toplanan yardımlar . bu denklem hep böyle sürecek. tabii haliyle yetmeyecek.
geçmiş yıllarda örnekleri olduğu gibi ancak kabilelerin birbirini kırması için silah ve askeri yardım yapılır (çok ta etkili olur)
bakınız, ruanda katliamında dış devletlerin rolü örneğine

ekmek yoksa, pasta yesinler yaklaşımı hala gecerli 21. yy'da