21 Haziran 2011 Salı

AK Parti’nin yüzde 50 oyu ve Stockholm Sendromu …


Akşam Gazetesi’nde çıkan haber günlerdir konuşuluyor, tartışılıyor…

Neydi o haber?

Seçim sonuçlarını değerlendiren CHP MYK toplantısında; güya CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, AK Parti’ye oy verenleri değerlendirirken Stockholm Sendromuna benzetmiş ve mutsuz olmasına rağmen AKP’ye oy verenleri “Bizi kurtarmayın” diye polise direnen rehinelere benzetmiş…

Peki, nedir bu Stockholm Sendromu?

1973 yılında Stockholm'de Kreditbanken adlı bankaya giren soyguncular, polis tarafından kuşatılınca dört banka çalışanını rehin alarak, altı gün boyunca direnir. Altı günün sonunda, polis operasyon yaptığında ise beklenmedik bir durumla karşılaşılır. Rehineler, kurtarılmaya aktif biçimde direnir ama kurtarılırlar. Sonrasında rehineler, mahkemede soyguncu aleyhine ifade vermekten kaçınır. Dahası, aralarında para toplayıp soyguncuların savunmasına yardımcı olur.

Gerçi bugün Cumhuriyet Gazetesi'ne konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Stockholm Sendromu' ifadesini kullanmadığını ileri sürdü ama geçmiş olsun artık! AK Parti’li neredeyse tüm bakanlar yanıt verdi. Kimisi kınadı, kimisi millete saygısızlık, kimisi hazımsızlık gibi özet laflarla tepkilerini ortaya koydular…

Şimdi seçim sonuçlarına uyarlanan bu tanımın analizini yapmaya çalışayım…

Bir kere olumsuz gündem belirlemede Sayın Kılıçdaroğlu, başarılı olmuştur. Herkes bağırıp çağırdığına göre sanki bam teline basılmış…

Ters köşeden bakılırsa AK Parti başarısına dair başka bir ayrıntı su yüzüne çıkıyor. Çünkü mutsuz olmasına rağmen insanların AKP’ye oy vermeye ikna edilebildiyse bundan daha büyük seçim başarısı olabilir mi? Tabi, CHP için de bir o kadar başarısız denmez mi? Çünkü mutsuz insanlara bile mesajını doğru ulaştıramayan parti oturup özeleştiri yapmayı çoktan hak etmiyor mu? Eğer Sayın Kılıçdaroğlu, bu tanımlamayı kullandıysa bence bumerang olmuş…

Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR
Bu yazı daha önce counter kisi tarafından okundu.

Hiç yorum yok: